Allah’ın Nizamı İslâm(38)
İSLÂM’IN KAYNAKLARI
A-KUR’ÂN
Kur’ân’ın Muhtevası
III- Hak -Adalet-Devlet
1b-DEVLET TÜRLERİ
A-Yönetim Sistemine göre Devletler
5-Demokrasi-Demokratik devlet
c-Demokrasi Teorileri
1-Eski Teoriler
*Antik Yunan’dan beri Demokrasi ile ilgili değişik teoriler ortaya atılmıştır. Platon, yönetimde filozof kralların (elit-seçkin) olması gerektiğini ileri sürmüştür. 19. ve 20. yy’da modern elitistler de rekabetçi seçkinciliği (Demokratik elitizm) savunmuşlardır. Modern seçkincilere göre; seçmenler, elitler arasından kendilerini yönetecek olan eliti seçmelidirler. Aristoteles ise değişik yönetim biçimleri tarif etmiştir. O’na göre beş yönetim biçimi vardır. Bunlar:
a-Monarşi; Siyasi otoritenin ve egemenliğin bir kişinin (kral, sultan, şah, vb) uhdesinde olduğu, genellikle hanedanlık yoluyla geçen bir yönetim şeklidir.
b-Aristokrasi-Oligarşi; Gücün ve yönetimin soylu veya imtiyazlı bir zümrenin elinde bulunduğu yönetim şeklidir.
c-Timokrasi; Yöneticilerin, şan, şöhret, servet, mülkiyet ve başarı gibi kriterlere göre belirlendiği yönetim şeklidir. Antik Sparta buna örnek olarak verilebilir.
d-Tiranlık; Tek bir kişinin (Tiran) kanunlara ve örfe bağlı kalmadan, keyfi ve otoriter bir şekilde yönettiği bir yönetim şeklidir.
e-Demokrasi; Toplumun bir çoğunluk tarafından yönetildiği bir yönetim şeklidir. Aristoteles Demokrasiyi, Timokrasinin bozulmuş bir şekli olarak görmüştür.
*Rönesans döneminde; Demokrasi sadece küçük topluluklarda var olabilirdi. Nüfus ve ülke genişledikçe, Demokrasi’nin kaçınılmaz olarak Tiranlığa-despotluğa evrileceği ileri sürülmüştür.
2-Modern Teoriler
*Günümüzde üç farklı Demokrasi teorisi ortaya atılmıştır.
a-Çoğulcu Demokrasi Teorisi
*Çoğulcu Demokrasi, toplumun hangi sosyal politikaları benimsediğini belirlemek için, fertlerin tercihlerinin alınması gerekli görülür. Vatandaşların görüşleri oylanır ve en fazla oyu alan görüş benimsenir. Bu tercihlere göre de politika belirlenmesinin şart olduğu görüşünü savunur. Çoğulcu Demokrasinin de farklı tipleri vardır. bunlar:
1-Minimal çoğulcu Demokrasi
*Bu tipte, vatandaşlar seçimlerde siyasi kadrolara yönetme hakkını verirler. Minimal çoğulcu Demokrasi’ye göre, vatandaşlar yönetme yetkisine sahip değildir ve olmamalıdır. Çünkü çok konuda yeterli bilgiye sahip değillerdir.
2-Doğrudan Demokrasi
*Bu tipte, vatandaşlar yönetim yasalarını temsilcileri aracılığı ile değil, doğrudan kendileri oy kullanarak yaparlar. Doğrudan Demokrasi savunucuları, ‘şayet vatandaşlar kendileri yasaları yapmazlarsa, kendilerini yönetmiş olmazlar’ demektedirler. Ayrıca vatandaşların güçlü elitleri denetlemeleri gerekmektedir.
b- Müzakereci Demokrasi Teorisi
*Müzakereci Demokrasi teorisi, Demokratik bir kararın tartışılarak alınması gerektiğini savunur. Müzakereci Demokrasi teorisinde bilim ve düşünce önemlidir. Demokratik bir karar, sadece oylamayla alınmamalıdır. Karar vericiler teklifler üzerinde gerçekçi bir tartışmadan sonra uzlaşmaya varmalıdırlar.
c-Radikal Demokrasi Teorisi
*Demokrasi, ‘karar alma süreçlerinde toplumdaki farklılıklara, muhalefete ve baskıcı güç odaklarına imkan tanınmasını gerektirmelidir’ görüşünü savunur.
d-Marksist Demokrasi Teorisi
*Marksist teori savunucuları, gerçek Demokrasi’nin ancak toplumda sınıf farklılıklarının kaldırılmasıyla olacağını iddia ederler. Bunlara göre, Demokrasi için sadece siyasi eşitlik yeterli olmayıp, sosyal eşitliğin de sağlanması gerekmektedir. Marksist teori yanlıları da ‘Neo-Marksistler ve Yeni Demokrasiciler’ olarak ayrılmaktadırlar. Neo-marksist Jurgen Habermas’a göre, Kapitalist bir Demokrasi için sürekli olarak bir meşruiyet krizi olacaktır. Yeni Demokrasicilerden Mao Zedong’a göre de, Demokrasi feodalizm ve onun uzantısı Feodal Sosyalizm’i yıkmalı ve sömürgeciliğe son vermelidir.
e-Korporatist Demokrasi Teorisi (Mesleki temsil)
*Toplumda fert veya sınıf yerine, farklı meslek örgütleri ve sektörlerin (işçiler, iş verenler, vb) teşkilatlarını esas alan görüştür. Bu görüş, bireysel çıkardan ziyade toplumsal uyumu ve devlet ororitesini esas alır. Bu görüşün savunucularından Benito Mussolini, ‘Korporatist devlet, liberal kapitalizmi (bireysel kârı önceleyen) kaldırıp, kollektif çıkarları öne çıkaran yeni bir model sunacaktır’ demektedir. Korporatif düşünürler, ’bireyler değil, onların örgütleri siyasi karar almada rol oynamalıdır’ görüşünü savunurlar. Devam edecek...
Kaynakça
1-Arı, Tayyar. Uluslararası ilişkiler Teorileri.
2-Joseph Schumpeter, Capitalism, Socialism and Democracy. Harper Prennial
3-Dahl, Robert, Democracy and its Critics.
4-Andrew Heywood, Siyaset.