• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Hâlâ sosyal medya, internet kısıtlanamaz diyen var mı?

16 Nisan 2026
A


Nusret Reşber İletişim:

Hâlâ sosyal medya, internet kısıtlanamaz diyen var mı?

NUSRET REŞBER

Son iki günde iki olay, dokuz vefat, onlarca yaralı. Her iki olayda da failler ortaöğretim öğrencisi. 

Şanlıurfa’daki fail 9. sınıf öğrencisi, Kahramanmaraş’daki ise 8. sınıf öğrencisi.

Soruşturmalar devam etmektedir. Soruşturmanın selameti açısından yayın yasağı getirildi. Ancak buna rağmen başmüsebbip sosyal medya ve trolleri, yazıyı yazdığım dakikalarda bile yayınlarını sürdürüyordu.

Umarım onlar için gereği yapılır.

Vefat edenlere Allah rahmet, yaralılara şifa ihsan etsin, ailelerine de sabırlar diliyorum.



Döndük dolaştık yine “sınırsız internet ve sosyal medya”nın toplum, aile ve çocuklar üzerinde ne kadar tesirli bir tehdit değil, bir fail olduğuna şahit olduk.

Evet, iyi/kötü “bir işe sebep olan işleyen gibidir” ilkesi gereği tehdit olmaktan çıkıp bir fail ve katil haline gelen sınırsız sosyal medya artık suç unsuru kabul edilmeli. Tabii ki arkasındakiler de.

15 yaş altı sosyal medya yasağı teklifinin komisyonda kabul edildiği ve yürürlüğe girmesinin beklendiği bu günlerde bu yasanın ne kadar ehemmiyetli ve geç kalınmış olduğunu daha net anlamış olduk.


Bu yasak ne zaman yürürlüğe girecek bilemiyoruz ancak; benim ülkem için, toplumum, aile ve gelecek nesillerim için tehdit olmaktan çıkıp birer fail ve katil olan ne varsa gereğinin derhal yerine getirilmesi gerekmektedir.


Bunun için hiç kimsenin çıkarına, kazancına, keyfine ve timsah gözyaşlarına bakılmamalı!

 Okullar açıldığından beri bu kaçıncı olay? Herkesin evinde öğrenci olan çocuğu yakını mutlaka vardır. On kişiden sekizi elindeki telefonu, tablet ve bilgisayarı bırakıp okula gitmek istemiyor!?

Öğrenci olması ve eğitim alması gereken; anne babasına, öğretmenlerine ve büyüklerine saygılı eğitimden geçmesi gereken çocukların ağzından, elinden sosyal medya oyuncağını aldığınızda veya almaya kalkıştığınızda, çıkan söz “kendimi öldürürüm” ya da “başkasına zarar veririm” oluyor!?


Elindeki alette ne var, kimlerle muhatap bilmiyoruz. En bildiğimiz şey; “Haz, hız ve hırs” dürtülerinin tavan yapıldığı bir ekranla karşı karşıya kaldıkları.

Ya sınır tanımayan, saatlerce başından kalkılamayan araba, maç veya sürekli öldürmenin skor olduğu savaş oyunları!

Körpe çocuklarımız saatlerini tüketirken ve hayattan koparken birileri daha da ceplerini doldurmaya devam ediyor.


En masum görüneni de hatırlatayım diyorum ki hepiniz karşılaşıyorsunuz.

Beşikten ilkokula kadarki çocuklarımızı susturmak için açtığımız videolarda ne var?

Binde biri, çocuk pedagojisini bilmeyi bırakın kendileri eğitime muhtaç. Aile, adap ve edebinden yoksun muhteris ve görgüsüz kimseler, ailecek daha albenili olsun diye videolar çekip yayınlamakta. 


Çektikleri her bir yeni videoyla senden kazandıklarıyla sürekli köşeyi döndüklerini, her gün yeni eşya, ev ve arabalar değiştirdiklerini gösteriyorlar. Tatil, oyun merkezleri ve alışverişten çıkmıyorlar.

“Sen neden izletiyorsun? İzletme!” diyeceksiniz. Başka şeyleri izletseniz de elinde o materyal oldukça dönüp dolaşıyor onlar bir şekilde çocuğunuzun önüne geliyor. 

Bunlar birçok ebeveynin, bizlerin de; rahatından ödün vermemek için, keyfine bakması için işine geliyor, ses çıkartmıyoruz. 

Çocuklar başka nelerle karşılaşır, telekomünikasyonun gözünden kaçmış hangi tehlikelerle yüz yüze kalır o da ayrı bir sorun.

Ve bu en masumu dedim!


Şimdi yıllardır yap-bozlarla bu güne kadar taşıdığımız eğitim sistemimizde yeni Milli Eğitim Bakanımız bir şeyler yapmaya çalışıyor, maarif modeliyle bazı ilklere imza atıyor, her doğruya karşı çıkanlar karşısına dikiliyor. 

“Laiklik, cumhuriyet elden gidiyor” yaygarası koparıyor.

Diyanet Başkanlığı bir şeyler yapmaya çalışıyor, 4-6 yaş arası dini eğitimden yani örf ve adetlerimiz olan Allah ve Peygamber inancı ve sevgisinden, bu bilgileri sağlayan İslam’dan, Kur’an’dan bahsediyor... Birileri hemen ve hâlâ çıkamadıkları ortaçağ zihniyetinden dem vuruyor, nakarat çalıyor. 

Ne zaman bu ülkenin geleceği için, aile hayatımız için faydalı bir icraata kalkışılsa aynı güruh sahaya çıkar. Atatürk der, laiklik der, çağdaşlığa sığınır.

Bunları dillendirirken diğer tarafta türlü çirkefliği sergilemekten, çalmaktan-çırpmaktan vazgeçmezler.  


Evet, kimseyi ötekileştirmeden diyorum ki; Allah korkusu olan, peygamberi önder ve rehber edinen bırakın adam öldürmeyi, serçeyi öldürmez, karıncayı incitmez! Çalmaz, çırpmaz; kimsenin namusuna göz dikmez!

Allah ve Peygamberin konuşulduğu evdedeğil insana karşı bütün mahlûkata karşı merhamet tohumu yeşerir. Kötülük nedir bilinmez! 

Böyle bir toplum yetiştirmeden, Allah ve Peygamber sevgisinin her şeyin önüne geçtiği bir değer, okullardan başlayarak nesillerimize miras bırakılmadan hiç bir başarı elde edemeyiz!

Artık bu suçları haber yapmaktan, gündüz programlarında dillendirmekten de bir an önce vazgeçilmeli, emsal olmamasını istiyorsak.


Zira buna benzer her bir olayın hemen akabinde bir yenisiyle karşılaşmaktayız.

Her tecavüz olayı, cinayet, hastane basma, polis öldürme vs. olayının hemen akabinde bu emsal alınıp bir benzeri gerçekleştiriliyor!

Özgür haberciliğin önüne geçmeyelim ama bunu da göz ardı etmeyelim!

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23