--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zalimliğe karşı milletçe el ele örgütlü direniş

Nurettin Veren
Nurettin Veren

15 Haziran BM’nin şiddete karşı, Barış Günü olarak kabul edilmiş. 2007 yılında alınan bu karar 15 Haziran itibarıyla her yıl Birleşmiş Milletler tarafından kutlanmaktadır.

Gandi’nin dünyadaki bütün ırkçılığa, eşitsizliği ve adaletsizliğe karşı yapmış olduğu pasif direnişle, kazanmış olduğu zafer, bütün dünyaya diz çöktürmesi olarak, kabul edilmiştir. New York’ta, Londra’da, heykelleri dikilerek bu pasif direnişin, sessiz, sedasız, zulme karşı galibiyetini tescil ettirmeye muvaffak olmuştur. 

MÜMİNLER İÇİNDE ZULME KARŞI ELİNLE, DİLİNLE VE KALBEN BUUZ EDEREK, MÜCADELE EDİLMESİ HADİS-İ ŞERİF-İ VARDIR. Üç milyon Almanya’da yaşayan, kardeşlerimiz, daha sıkı örgütlenerek, pek çok pasif direnişi gerçekleştirebilir. En azından Alman Bankalarından, paralarını çekip, Alman mallarına boykot yapabilirler.

Alman Parlamentosundaki bu oylama, tam da yine gaddar dünyanın, hem idam edip, hem de heykeli diktiği bugünlerde, en zalim ve gaddar devletlerin, hem adaletten bahsedip, hem de bütün dünyayı kan ve zulüm felaketleriyle perişan ettiği bir zamana denk gelmiştir. 

Hep kendi devletini suçlayanlar, topyekûn yapılan bu saldırı ve Haçlı Seferini görmüyorlar mı? Hırsızın hiç mi kabahati yok? Hep yanlış kendi Devleti’nde ve kendi hükümetlerinde mi?

Alman Parlamentosunun aldığı kasıtlı, planlı, iftira kararı ile Rusya’nın avukatlığına soyunan, Ermenistan’ın köpekliğini, İsrail›in yandaşlığını, yapacak kadar ahlakını ve insanlığını yitiren, milliyetini kaybeden, Cem Özdemir, Amerika’nın kuyruğuna tutunup onun kapısının önünde diz çöken, din adamı hüviyetindeki  Fetö ve Saz Heyeti, Selahattin Demirtaş ve it sürüsü gibi kimselerin bu vesile ile ne olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. 

Buna en çok sevinenler Alman Parlamentosunun aldığı kararı, halay çekerek kutlayanlar, PKK, Ermeni Taşnak taraftarları, Yunanlılar, Fetö örgütü ve yandaşlarıdır. Hepsi ekmeğini yediği kaba tüküren bindiği dalı kesen şahsiyetini inkar edenlerdir.

ERMENİ SOYKIRIMI GEÇ KALMIŞ BİR KARARDIR DİYEN, PARTİ TÜZÜĞÜNDE BİRİNCİ MADDE OLARAK BUNU YAZAN, İKİNCİ MADDE OLARAK, DİYANETİ KALDIRACAĞINI, AÇIKÇA BELİRTEN KÜRT OLMADIĞI HALDE, KÜRT MASKESİ İLE ERMENİLERE HİZMET EDEN, KÜRT KARDEŞLERİMİZ İLE ARAMIZA SOKULMUŞ BİR FİTNE TOHUMUDUR.

Siz Gülen’in Mavi Marmara hadisesini ve bu Ermeni Soykırımı hadisesini, kınadığını dair bir sözünü duydunuz mu? Sabahtan, akşama, 50 yıldır söylediği hikayeleri tekrar tekrar anlatarak insanları gündemden uzaklaştırıp, hamasi ütopyasını, inandırmaya devam ederken, bugünün dünyasında cereyan eden zulümleri hiç gündemine almayan, ütopyasına adam kazandırmaktan ve saltanatını devam ettirmekten başka bir konuşma stili olmayan Gülen’in, bugünün dünyasındaki bu zulümlere karşı bir tepkisini gördünüz mü? Ekmeğini yediği ülkesine karşı bir vefasını gördünüz mü?

Korktuğu her şeyin önünde diz çökmüş ve ona yandaş olmayı ustaca bir manevra ve bir politika olarak, hem kendisi, hem de yandaşlarını buna alıştırmıştır. Hiçbir zaman açık ve net bir söylemi ve bir dik duruşu olmamıştır. Sadece zaman kazanmak, geçiştirmek ve uyuşturmak ve takiyye üslubuyla hareket etmiştir. Kemiksiz ve omurgasız bir hizmet metoduyla, ancak insanlar zamanla masonlaşır, siyonistleşir, kemiksizleşir, kimliksizleşir, Alman Parlamentosu’nun on bir milyon insanı, fırınlarda yakarak, yok ettiğini düşünüp, kendi zalimliğinin ve katilliğinin, muhasebesini yapıp, bütün dünyadan özür dilemesi gerekirken, Ermeni Soykırımı yasasını oybirliğiyle alması kesinlikle Alman Derin Devletinin bir projesidir.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının, Afrika’ya yapmış olduğu çıkarma hareketine denk getirilmesi, bir misilleme gibidir. Fakat isabetli bu adım, zulme karşı yapılacak en güzel bir cevap olarak denk gelmiştir.

TC’nin, Sayın Cumhurbaşkanının, her zaman fakir ve zulme uğramış Afrika, Asya mağdur devletlerinin yanında olması, bir mücadele şeklidir. Gaddar Batı Dünyasının, zulmüne karşı güçlü devletlerin, zengin devletlerin, yanına sığınanlara karşı, ezilmiş ve fakirlerle birlikte hareket etmek, Allah’ın Rahmetine ve GAYRETULLAHA VE İNAYET-İ İLAHİYE, çıkarılmış en güzel bir davetiyedir, en güzel bir metotdur. Allah mazlumlarla beraberdir. Allah mazlumların yanındadır. Almanya, Amerika ve Fransa gibi, güçlü devletlerin yanına sığınarak, güç kazanacağını düşünenlerle ve sığınanlar ile fakir ve zayıf milletlerle, kardeş olma yolunu seçenler karşı karşıyadır. 

Elbette Yüce Rabbimiz kendi emirleri doğrultusunda, mağdur ve mazlumların dualarını, şu içine girmek üzere yaklaştığımız, Ramazan ayı içinde rahmetiyle muamele edecek ve İslam Alem’ine, umulmadık yardımlar ve bereketler gönderecektir. Zulmünü giderek artıran gurur ve kibir abidesi büyük devletlere de, ummadığı yerlerden Gadab-ı İlahi ile onların anlayacakları, dilden cezalandıracaktır. 

MüBAREK RAMAZAN AYININ, İSLÂM ALEMİNE, DEVLETİMİZE VE MİLLETİMİZE BİRLİK BERABERLİK VE HUZUR GETİRMESİNİ NİYAZ EDİYORUM.

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle