Zalim idarelere karşı, inananların önder olma sorumluluğu var
Kasas Suresi 5. ayet de şöyle buyuruluyor; “Biz ise o ülkede temel hak ve hürriyetleri yok sayılan güçsüzlere, baskıcı zalim idareler altında ezilenlere lütufta bulunmak, onları önderler olarak yetiştirmek, o topraklara varis kılarak ötekilerin yerine geçirmek, oraya hakim hale getirmek istiyorduk.”
Ayet-i kerimede vurgu yapılan husus: O yerde zayıf duruma düşürülenlere lütfetmek, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak istiyorduk.
Bugün dünyanın değişik yerlerinde bilhassa Avrupa ülkelerin de, 10 milyona yakın değişik milletlerden işçi olarak gitmiş, Avrupa’nın zalim ve gaddar medeniyetinin altında ezilmiş, fakat bugünlere kadar varlığını muhafaza etmiş, İslam milletlerinden 10 milyona yakın kişi vardır.
Koordineli bir şekilde gerçek İslami kardeşlik şuuru ile eğer birbirlerine bağlı olurlarsa, İslam’ın güzel ahlakını oralarda tam temsil edip yaşantıları ile gösterebilirler ise, diğer dinlerin mensupları, akın akın bu güzelliğe ilgi göstererek İslam dinine girebilirler.
Siyaseten de birbirleriyle destekli bir şekilde çalışarak, o ülkenin yönetiminde hakim konuma, hiç fark ettirmeden veyahut da kargaşa çıkarma yollarını kullanmadan, bu ülkede kilit noktalara gelebilirler ve zulme dur diyebilirler.
Hollanda’daki son durum; Hollanda’nın 17 milyon nüfusu var, bunun 3.750.000’lik kısmı yabancılardan oluşuyor, 1.200.000 Müslüman kökenli vatandaşı var.
Önceki seçimlerinde, 12 milyon seçmen vardı. Takriben 700.000 Müslüman yabancı seçmen var. Bunların 250.000 Türk kökenli, bir vekil için bir partiye 63.000 seçmen sayısı gerekmektedir. Hollanda’da katılımı %50 yapabilirsek, Türk kökenliler en az 2, Faslılar da 2 milletvekili çıkarabilir, diğer Müslüman toplum da bir vekil çıkarabilir ise 5 milletvekili çıkarabilmek hiç de zor değil.
Bu zalim Avrupa ülkelerinin içerisinde yaşayan Müslüman kardeşlerimizin, bundan sonraki diğer Avrupa ülkelerinde de, yapılacak olan her türlü siyasi faaliyetin içerisinde bulunarak, kilit noktalarda siyaseten söz sahibi olacak şekilde davranmaları ve birlik beraberlik içerisinde hareket ederek, bu seçim fırsatlarını iyi değerlendirmeleri lazım.
Ayrıca Türkiye’de 16 Nisan’da yapılacak olan halk oylamasında da, Evet oylarımızla onları kahredecek bir oranla, Avrupa’nın karşısına çıkmak ve Evet oylarımızı %70’lere kadar yükseltmek gayreti içinde olmalıyız.
Avrupa nasıl Türkiye’nin karşısına dikiliyorsa, biz de onun tam tersini yapmalıyız. Hayır çıkması için elinden gelen bütün hain planları yapan zalim ve gaddar Avrupa’ya karşı, Evet oylarımızı %70’inde üzerine çıkacak şekilde, her türlü külfete ve masrafa katlanarak, gümrük kapılarındaki oy sandıklarına gitmeliyiz. Her türlü işimizin önüne alarak, Evet oylarını onları kahredecek şekilde çoğaltmalıyız.
Yoksa her şeyi birilerinden bekleyerek, birilerinin merhametine ve insafına sığınarak, yaşadığımız ülkelerde, sığınmacı gibi yaşamak değil oraların imamları, önderleri, yöneticileri olacak noktalara geleceğimizi planlayarak, uzun vadeli hesaplarla, bu fırsatları değerlendirmeliyiz.
Oralarda yaşayan kardeşlerimiz, çocuklarına bu fikri vererek, gelecek yıllardaki siyasi seçimlerde, o ülkelerin misafirleri, sığınmacı olarak değil, gerçek yöneticileri ve önderleri olarak, ekonomik yönden de, maddi terakki ile ve siyasi güçler ile gerçekten de hakiki sahipleri olmalıdırlar.
Arap yarımadasından çıkan İslam önderlerinin, daha birinci asırda, İspanya’ya, Kıbrıs’a, Avrupa içlerine ve Semerkant ve Buhara’ya kadar gidip, oralarda gerçek İslam medeniyetini ve ilahi adaletin temsilciliğini yaptıklarını, dünyaya insanlığın temel öğelerini sunduklarını unutmayalım. Bunu bu asrın insanları olarak nesillerimize yeniden anlatmalıyız ve temsil etmeye gayret etmeliyiz.
Bu arada Akit TV ve Akit Gazetesi takipçilerinin ısrarla sormuş olduğu, Cumhurbaşkanımızın tercihi ile 5 ay önce göreve başlayan, Ege Üniversitesi Rektörü Mustafa Cüneyt Hoş Çoşkun’un görevinden geçici olarak alınması ve yerine Zaman Gazetesi, Todays Zaman yazarı, Samanyolu TV’nin program yapımcısı Beril Dedeoğlu’nun getirilmiş olması sorusunun, henüz YÖK başkanından kesin bir cevabını alamadım.
Referanduma bir ay kala, Beril Dedeoğlu’nun, geçici olarak atanmasının ve Fetö’ye yakınlığından dolayı, halkımızda ve tüm EGE’de, meydana gelen tepkiler ve kafa karışıklığı, Ak Parti Hükümetine ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın tayin etmiş olduğu, Mustafa Cüneyt Hoş Çoşkun’un görevinden geçici olarak alınması, açıklık getirilmesi gereken bir soru işaretidir.
Şimdilik soruşturmanın selameti adına, daha fazla bir cevap yazma imkanımız olmadığını belirteyim.
CUMA GÜNÜ SAAT: 20:45’TE PERDE ARKASINDA GÖRÜŞMEK ÜZERE.


