Yeraltı kaynaklarımızı değerlendirmek ve genç neslimizin eğitim kalitesini yükseltmek mecburiyetindeyiz
Daha önceki bir köşe yazımda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki enerji kaynakları ve endüstriyel değeri çok yüksek bazı mineral-madenlerden bahsetmiştim. Bugünkü yazımda da, sadece Türkiye’de değil, muhtemelen gelecek yıllarda bütün dünyada belirleyici rol oynayacak olan BOR madeninden bahsedeceğim. Her ne kadar bu konular kısa köşe yazılarına sığmayacak olsa da, meselenin ülkenin yakın geleceği açısından önemi dolayısıyla bu konudaki farkındalığı diri tutmak ve çalışmaları hızlandırmak adına çok önemlidir.
Ülkemizde bol miktarda BOR minerali bulunsa da, bunları işlemek ve konsantre hale getirmek her zaman ekonomik olmamaktadır. Türkiye gibi zengin mineral yataklarının olduğu ülkelerde bu minerallerin rafine edilerek, endüstriye kazandırılması üretim maliyeti ve rekabet açısından çok avantajlıdır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının verilerine göre, 3.3 milyar ton rezerv ile tüm dünyadaki BOR’un %73’ü ülkemizdedir.
Kaba bir hesapla sadece ülkemizdeki işlenebilir BOR miktarı tek başına tüm dünyadakinin üç katıdır. Peki bu miktarın artma ihtimali var mıdır? 2002-2013 arasında yapılan çalışmalarla rezervimiz 1.3 milyar ton artarak, 2 milyar tondan 3 milyar tona çıkmıştır. Araştırma çalışmaları devam ettiği için muhtemel ki bu miktar büyük ölçüde artacaktır. Dünyada yıllık BOR kullanımı yaklaşık olarak 4 milyon ton civarındadır ve bu miktarın yaklaşık %48 i, ETİ Maden İşletmelerine bağlı Eskişehir-Kırka, Kütahya-Emet, Bursa-Kestelek ve Balıkesir-Bigadiç’ten tedarik edilmektedir.
BOR günümüzde cam, tarım, kimya, deterjan, seramik, polimerik malzemeler, metalürji, nanoteknolojiler, otomotiv, enerji, elektronik ve iletişim, uzay ve hava araçları, nükleer uygulamalar, askeri araçlar, yakıtlar ve inşaat gibi pek çok farklı alan ve sektörde kullanılmaktadır. ETİ Maden İşletmeleri tarafından üretilen, mevcutlarına göre gönül rahatlığıyla sağlıklı diyebileceğimiz deterjan da üretilmiştir.
Son dönemde dünyadaki birçok firmanın ürettiği çeliklere göre çok daha sert olan bir çelik ülkemizde yapılan AR-GE çalışmaları sonucunda, BOR karbür maddesi kullanılarak üretilmiştir. Aynı BOR türeviyle, yol tutuculuğu çok yüksek olan otomobil lastikleri üretilmeye başlanmıştır. Yine enerji verimliliğini en çok azaltan metal yüzeyler arası sürtünmeyi engellemek ve minimuma indirmek için borun farklı türevlerinden yapılan malzemelerden yararlanılır.
BOR’un gelecekte enerjide belirleyici olduğu artık su götürmez bir gerçektir. Ülkemizde petrole bağımlılığı bitirebilecek bir potansiyeli olmasının yanında, tamamen çevreci bir enerji kaynağı olarak kullanılabilir. BOR pilleri konusunda en ciddi ölçüdeki araştırmaları dünyadaki BOR üretiminde, adı bile geçmeyen İngiltere 1980’lerde başlatmıştır. Sevindirici olan, ülkemizde de son dönemde bu konuda büyük umutlar vaad eden çalışmalar yapılmakta ve önemli ölçüde başarıya ulaşılmıştır. BOREN’in (Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü) yapmış olduğu çalışmalarda BOR pili (hidrojen temelli yakıt pili) bulunan araç yakıtı olarak sodyum BOR hidrür kullanılarak hareket ettirilmiş ve gayet başarılı sonuçlar alınmıştır.
Şunu açık yüreklilikle söyleyebiliriz ki; Bor üretiminde dünyanın bir numarası olma ve belirleyici olma imkanlarına sahibiz. Dış piyasada fiyat belirleyici olma rolünü üstlenecek hamleler yaparak, bunların sonucunda ülkemizin kalkınmasına çok büyük katkılar sağlayabiliriz. Araştırma Geliştirme çalışmalarına daha büyük paylar ayırarak endüstriyel üretimin birçok alanında çok nitelikli-katma değeri yüksek ürünler ortaya çıkararak bunların dış pazarda alıcı bulmasıyla ithalat-ihracat dengesine önemli katkı sağlayabiliriz.
Üniversiteler ve ülkemizin bilim yapması gereken kuruluşlarında, bu ve benzeri konularda ülke çıkarlarına gecesini gündüzüne katarak çalışan ve yeni bilimsel başarılara imza atan bilim insanlarımızı, Siyonizm’in uşaklığını yaparak yok etmeye çalışan ve maalesef bunu birçok kez başaran FETÖ yapılanmasının, her bir elemanını bularak bunlara en ağır cezaları vermek, yerlerinden ve canlarından etmeyi başardıkları gençlerimizin yerine, kimleri geçirdikleri veya geçirmeye çalıştıkları araştırılarak gereğini yapmak boynumuzun borcudur.
Bu kadar stratejik önemli bir ürünün sadece Türkiye için değil, dünya ekonomisi için de jeopolitik ve siyasi alanda bile, elimizdeki bu kozu çok dikkatli ve hızlı bir şekilde, dünya piyasasına sürme zamanı gelmiştir. Yakın bir gelecekte FOSİL yakıtların bütün ülkelerde kullanılmayacağı düşünülürse, BOR’un önemi daha da iyi anlaşılacaktır.


