--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üniversitelerde, seçim öncesi Taksim olayları gibi kumpaslar planlanıyor olabilir!!!

Nurettin Veren
Nurettin Veren

1960’dan-1990 yılına kadar peş peşe, her 10 yılda bir geçirilen darbe dönemlerinde, darbelerin altyapısının oluştuğu yerler üniversite kampüslerinde, karşıt görüşlü talebe hareketleri ile oluşturulmuştur. 

Bugün içinde bulunduğumuz dönemde ise; Ülkücü, solcu, Marksçı, Milli Görüşçü kesimlerin yerine, FETÖ’cü ve FETÖ karşıtı gruplar, öğretim üyeleri ve talebeler vardır. Çok dikkat edilmesi gereken bugün olabilecek darbenin zemini ve arenası da, yine üniversite kampüslerinde, üniversite hocaları ve üniversite gençliği üzerinde oynanacak oyunlar ile olacaktır. 

Üniversiteler 25 sene evvel FETÖ tarafından ele geçirilmiş olduğu için FETÖ ve kadroları yapılan mücadele esnasında 25-0 öndedir. Başta rektörler, dekanlar, yapı denetim kurumları ve Genel Sekreterlik olmak üzere, özellikle yönetimin ve para kaynağı olan yerler FETÖ’nün eline geçirilmiştir. 

17/25 ve 15 Temmuz 2016’dan itibaren fark edilen FETO’nun ülkeyi ele geçirme planı sadece devlet yetkililerinin değil, FETÖ’cü olmayan öğretim üyeleri tarafından da geç fark edilmiştir. FETÖ kadrolarına karşı sessiz kalınmış ve fark edilememiş olmanın, günahı ve vebalinin büyük bir kısmı da o günkü YÖK’ün, üniversite rektörlerinin FETÖ kadrolarına karşı sessiz kalanların boynundadır. 

Bugün vatanperver aydınlarımızın FETÖ’ye karşı yapacakları mücadelede başarılı olmaları için çok çalışmaları gerekir..

Şimdi devletin yanında yer alıp, FETÖ ile mücadele etmek isteyen vatanperver öğretim üyeleri, FETÖ ile devlete yardımcı olacak bilgileri verseler bile, itibar edilmemekte, önleri kesilerek haklarında iftiralar ile onlarca soruşturmalar açıp, FETÖ’cülük ile suçlanıp, kendileri mağdur olmaktadır. 

Türkiye genelinde üniversiteler, yıllar öncesinden FETÖ tarafından işgal edilmiş olduğu için, örümcek ağı gibi bir network oluşturduklarından, yargı, emniyet, valilik, rektörlük, ayaklarındaki kripto FETÖ ekibini de kullanarak, kendileri ile mücadele edecek öğretim üyelerinin, BİMER, CİMER ve YÖK’e yaptıkları şikayetleri YÖK hukuk bürolarında 2-3 sene bekletip baskı uygulayarak, görevden uzaklaştırmaya kadar, her türlü kumpası uygulayabilmektedirler. 

Yüzlerce örneği ve belgesi olan bu öğretim üyelerinin, daha önce Cumhurbaşkanımıza yazmış olduğu mektupta tek istekleri, Cumhurbaşkanımıza ulaşmak, Cumhurbaşkanımıza belgelerini ilk elden sunmak için randevu istekleri vardır. Aylardır bu isteklerini Cumhurbaşkanımıza canlı yayında dahi ilettiğimiz halde, cevap alamadıklarından dolayı kırılmalar oluşmuştur. Seçime yaklaştığımız şu dönemde, ülkemizin bu kıymetli hocaları, muhatap alınmalı, bulundukları kurumlarda en önemli doğru bilgileri, Cumhurbaşkanımıza doğrudan sunmaları sağlanmalıdır.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde yaşanan olay, hepimizi üzdü.. Eğitim yurdu ve bilim yuvası olan üniversitede, ilim adamı seviyesindeki kişilerin birbirini öldürmesi, öldürenin de bir üniversite hocası olması, belki de yakın bir zamanda hiç görülmedik, dehşet verici bir olaydı. Ancak üzeri çabucak örtülüp, gündemden düşürüldü.

Bir eğlence yerinde magandaların yaptığı basit bir adli vaka gibi topluma unutturuldu. 180’e yakın üniversite ve yüksekokulun bulunduğu ülkemizde, bu gibi çok önemli vakalar, seçime yaklaştığımız bu günlerde Taksim Gezi olaylarından kıvılcım çaktırmak için uğraşanlara, bir zemin hazırlama provokasyonu olmamasına dikkat edilmelidir. 

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle