--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye kararlılıkla yoluna devam ediyor  

Nurettin Veren
Nurettin Veren

18 maddelik anayasa değişikliğinin referanduma gitmesi için, üst üste yapılan 2 turlu oylamayla meclisten geçmesi, Ak Parti hükümetinin ve özellikle Tayyip Erdoğan’ın, yeniden güven kazanmış olarak bu seçimlerden çıkması, fevkalade bir turnusol oldu. 

Pür dikkat takip eden batı dünyası ve ABD, Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ve aradan geçen, 14 yıllık Ak Parti devamlılığı süreci içerisinde, hızından ve gücünden bir şey kaybetmemiş olması, Türkiye düşmanlarının yüreğini hoplattı. 

Nisan ayında yapılacak olan (Evet-Hayır) referandumunda, %65-70 oranında başarı ile çıkabileceği endişesi, bundan sonra olabilecekler için Haçlı dünyasının, yeniden bir Osmanlı dirilişi mi, yaşanacak endişesi ile onları kara kara düşünmeye itecek, daha da endişelendirecek. 

Türkiye düşmanlarının yaptıkları ekonomik, siyasi, terör ve Fetö darbelerinin, işe yaramadığını gördüler.   

Tayyip Erdoğan’a olan bağımlılık ve bağlılık, ısrarla tek parti hükümetinin meydana getirmiş olduğu, istikrarlı Türkiye’nin büyümesi ve büyüme hızından hiçbir şey kaybetmemesi, tabii ki hasım dünyayı telaşlandırdı. 

Cumartesi akşamı bağlanmış olduğum, Akit Televizyonundaki canlı yayında, özellikle konuşmacıların AK Parti içerisindeki siyasilerin mutlaka ayıklanması ve deşifre edilmesinden sonra, referanduma gidilmesinin daha güvenli olacağı konuşulurken, Ters Kutuplar adlı programa telefonla bağlandım ve konuşmacıların, AK Parti’nin  bu kritik dönemde, Evet-Hayır konusundaki, davetlerine ben de Evet diyerek katıldım. 

Benim evet dememden daha çok, başta eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve Bülent Arınç’a da, referanduma Evet deme hususunda, öncülük yapma çağrısında bulundum.  

Tabii ki Parti’nin kurucusu, eski Cumhurbaşkanı ve eski Başbakan ve Meclis Başkanı olarak, mensup oldukları partinin, hayatiyetinin devamı ve ülke bu kadar kuşatma altındayken, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için, bu referandumdan başarıyla çıkması mevzuunda yapacakları katkılar, herkesten önce, onların boynunun borcudur. 

Meydanlara çıkıp, AK Parti’nin ve Tayyip Erdoğan’ın başkanlık sisteminin en iyi bir şekilde anlatılıp, güçlü bir devlet yapılanmasının kamuoyuna takdim edilmesi görevleridir. 

Tam aydınlatılmamış konular, çeşitli spekülasyonlara ve yanlış anlamalara sebep olur. Kendileri hakkında toplum içerisinde fitne uyandıracak hallerden kurtulmaları gerekir. Bu kritik ortamda, herkes rengini, çizgisini ve tarafını açıkça belli etmelidir. Bu konuda MHP, sayın Bahçeli’nin kararlı tutumuyla örnek bir duruş sergilemiştir. 

Fakat tatlı su gazeteciliği yapan Ahmet Taşgetiren ve onun emsalleri ise, hem Cumhurbaşkanının yanında dolaşıp, hem de Fetö’ye göz kırparak, ortada durmaya çalışanların, rengi de ortaya çıkmıştır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Afrika ziyaretinin hemen ardından, İngiltere Başbakanı Terasa May’in aniden Türkiye’yi ziyaret etmesi, 2 Şubat’ta Almanya Başbakanı Angela Merkel’in geliyor olması, bir taraftan Astana’da, Rusya, Türkiye, İran kritik toplantısı, diğer taraftan Kıbrıs’ta yapılan müzakereler, öte yandan bizim hain kekliklerin, Almanya, Yunanistan ve ABD’ye sığınma girişimleri, Suriye’deki güvenli bölge adı altında, Suriye’nin parçalanma planları... 

Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonunu, 160 gündür aralıksız sürdürüyor olması, derecelendirme kuruluşlarının da, kasıtlı bir şekilde, not düşürerek para piyasalarında yaptıkları kumpaslara rağmen, Türkiye hiçbir şey olmamış gibi, istikrarlı bir şekilde yoluna devam etmektedir. 

1915 Çanakkale Köprüsü ile ilgili İhale Komisyonu Başkanı; 4 firmanın teklif verdiğini duyurdu. 2023 metre, orta açıklıkla dünyanın en uzun asma köprüsü olacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün, Cumhuriyetin 100’üncü yılında, yani 2023 yılında açılması planlanıyor. 

Köprünün yapım ihalesi için, 4 ortak girişim grubu teklif verdi. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan dün yaptığıaçıklamada, “1915 Çanakkale Köprüsü ihalesi için, 24 firma şartname aldı. 

Neredeyse yarı yarıya, yabancı firmalardı. Çinliler, Japonlar, Koreliler, İtalyanlar, gerek ülkemizde, gerek yurtdışında iş yapmış çok büyük firmalar var. Şartname satın alanların öngörüleri ile hareket edersek, 4-5 grubun daha teklif vereceğini düşünüyoruz” dedi.   

Bu kriz anında ve ateş çemberiyle Türkiye’yi bunalıma sokmak isterken, Borsa’nın 83 binin üzerinde devam ediyor olması da, suni döviz krizi çıkarmak isteyenlerin oyunlarını boşa çıkardı. 

Referandumda, % 65-70 evet çıkması durumunda, hızını bir türlü kesemedikleri Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden ikinci bir Osmanlı gücüne ulaşacağı ve misyonunu eda edebileceği endişesi, hasım dünyayı ürkütüyor ve çevremizde pervane olma mecburiyetinde bırakıyor. 

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle