--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sahi Rusya’yı kim paramparça yapmıştı 1990’da?

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Rusya ile olan uçak krizini, her kesimden değerlendirenler, acaba gerçekten Rusya ile olan ilişkilerimizin bozulmasına mı üzülüyorlar? Yoksa Türkiye’nin, Rusya’nın önünde diz çökmesinden başka çaresi olmadığı gibi bir çağrıda mı bulunuyorlar?

Yani bu yorumları, vatanperverlik uğruna mı yapıyorlar. Yoksa Türkiye’nin dünya çapında bir lider olma yolunda giderken, tökezlemesinden mutlu oldukları için mi açıklamalarda ve yorumlarda bulunuyorlar. Hasedin ve kıskançlığın gözü kördür.

Siyaset yolu ile başarıya ulaşamayanlar, çıkabilecek herhangibir kargaşaya ümit bağlama zavallılığına düşmüşlerdir.

Bütün olumsuz kehanetlerine ve yorumlarına rağmen, peş peşe kazanılan 4 iktidar döneminde beddualarının, temennilerinin ve yorumlarının bir türlü yerini bulmayışı, AK Parti hükümetinin ve Tayyip Erdoğan’ın, bütün muhalefetlerine rağmen adım adım Allah’ın inayetiyle bir başarıya yürümesi onları kıskandırıyor mu?

Bir iç muhasebeyle bunu da kendilerine sormaları gerekir;

Dünya işlerine sadece ekonomik açıdan, fiziki açıdan bakıp; Allah’ın yüce planını devre dışında tutmaya çalışanların, Allah’ı dünyalarında yok sayanların, hak ve adalet yorumları da tamamen ters ve yanlış olduğu açıktır.

Allah’ın yüce planını ve divanını düşünmeden yapılan yorumlar ve düşünceler ve bakışlar tamamen isabetsizdir.

 İlahi planda ve makro alemde Allah’ın takdirine bir türlü akıl erdiremeyenlerin yorumları da sığdır.

Üst üste gelen bu başarıların tamamen bir tesadüf olmaması, Allah’ın takdirinin bu işlerde yüce hikmetinin olduğunun düşünülmemesi, inanmayan; dünyanın, ekonomik, politik, siyasi meselelerine sebepler nazarıyla bakarken, ilahi makro alemdeki büyük planında hakim ve en son söz kesici Rabbimizin olduğu, müminler tarafından hep bilinen bir husustur.

Allah dilediğine mülkü verir, dilediğinden alır.. Dilediğini aziz eder, dilediğini zillete düşürür.. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çeviren O’dur.. Ölüyü dirilten yoktan var eden, tekrar öldüren, tekrar diriltecek olan O’dur.. Kesintisiz hakimiyet ve yönetim, plan sahibi O’dur.

İnançla olaylara bakılırsa; hem dünyevi sebepler açısından, hem de İlahi kader açısından, olan bitenlere getirilen yorumlar daha isabetli olacaktır.

Dünyanın iki süper gücünden biri diye adlandırılan, kapalı kutu demir perde ülkesi (DEMİR PENÇE ÜLKESİ) Rusya, hiçbir ülkenin saldırısıyla veyahut da herhangi bir fiziki ve ekonomik bir sebeple değil, ilahi bir takdirle.. Dünyanın süper gücü zannedilen zulme ve dinsizliğe dayalı koflaşmış sistemin devleti (SSCB); kendi üzerine çökmüş, kendi enkazı altında kalmış, kendi kendine parçalanması ve dağılması ile oluşmuştur..

Çünkü ilahi kanuna başkaldıran, Allah’ı ortadan yok etmek isteyen, insanı sadece bir madde ve bir makine parçası gibi gören komünist sistem çürümüş, Allah’ın yok etmesiyle kırk parça olmuştur.

Çünkü Allah’a savaş açan komünist sistem, Allah’sız bir düşünce, çok kısa bir zaman içerisinde parlak görünse de çökmüş, insanlara hiçbir şey getirmediği gibi, acı gözyaşı ve zulüm getirmiş ve kaybolup gitmeye mahkûmdur.

(ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR, KAFİRLER İSTEMESE DE) mesajı inananların kıyamete kadar hedef ufku olarak yüce kitabımızda müjdelenmiştir.

Ve bu zulüm hakimiyetinin en fazla süreci yüz yıldır. Rusya bu yüz yılını bile zor tamamlayamamış ve kendi enkazı üzerine hiç beklenmedik bir şekilde çökmüştür.

Hiç sarsılmaz ve çökmez denilen Rusya 1990’da paramparça olmuş ve 40 parça halinde bir sürü yavrular ve İslam’a susamış genç devletçikler meydana gelmiştir.

2000’li yılların başında CIA’nin raporlarında açıkladığı endişesi şu idi, Türkiye’nin bu yeni devletlerle yakınlaşması ve ortak bir güç oluşturmaması için Avrupa Birliği kapısına bağlanıp oyalanması!

Dinlerarası diyalog ve ılımlı İslam projesi başlatılarak batıya davet edilmesi, İslam ve Türklük dünyasındaki bütünleşmeye mani olunmaya çalışılması. 

Şimdi eğer Batı yerine Doğu devletleri ile güç birliğine gidilecekse; bu adres sadece Rusya olmamalıdır. Tam tersine Türklük ve İslamlık bağları kuvvetlendirilip doğuda bir ittifak arayışına girilmeli ve bu ittifak kardeş Türk toplulukları ve İslam devletleri ile yapılmalıdır.

Zulümde ısrar etmek, hâlâ Allah’ın tokadını yemiş Rusya ile daha yakın olmaya çalışmak; tek seçenek değildir.

Rusya’nın dahi bu tokadı niçin yediğini iyice anlayıp eski hatasına tekrar dönmesinin önüne geçilerek.. Yeni dünyada yeni iman ve Kur’an dairesinde bir davete imza atılmalı ve bütün dünyayı Kur’an’ın aydınlatacağı bir ittifaka hak ve adalet yolunda davette bulunulmalıdır..

Bu yapılan; uçak düşürerek zulme karşı bir cesaret göstergesidir.. Son olay; kafa tutulamaz, önüne çıkılamaz denilen eski köhne süper güç Rusya’nın maskesini düşürmüştür, gerçekten bütün itibarını sarsmıştır.

Ezilmiş ve dağılmış Ümmet-i Muhammed’e bir çoban ışığı yakılarak, kendisine itiraz edilebileceğini ve kafa tutulacağını göstermek ve bir yüreklendirmek olmuştur.

Bir lokomotif ve bir lider ve bir önder arayan Türk ve İslâm dünyasında bir heyecan ve bir kıvılcım olmuştur.

Bu açıdan da bakılarak muhaliflerin düşünmesini öneriyorum.

Dünyanın birkaç kutup arasında gitmeye mahkûm olduğuna karar verenler, Amerika, Çin ve Rusya arasında, küçüklere başka seçenek tanımayanlar.. Bu seçeneklerin dışında da seçenek olduğunu söylemeli. 

“Dünya beşten büyüktür” diyen bir liderin cesaretiyle kendilerine yeniden çeki düzen verip, yeni birlikler ve oluşumları meydana getirmelidir.

İslam Birliği-Kur’an kardeşliği hususunda, bütün dünyaya örnek bir çağrıda bulunmalı, hiç bir milleti dışlamadan, herkesi Kur’an’ın ortak paydasında toplamaya çalışacak yeni bir yol açılmalıdır.

Belki dünyamızın son zamanlarında beklenen en büyük çağrısı bu olacaktır.

Çünkü bundan önceki süper devletlerin çağrıları, tamamen ekonomiye ve güce dayalı çağrılar olmuşlardır.

İşte yeni Türkiye misyonunda Yüce Rabbimizin bu millete yüklemiş olduğu bu misyonu, elbette yüce gönüllüler anlayacak, karanlık ruhlar ise bu olaylar karşısında hep şaşkınca bocalayacaklardır.

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle