--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kürt’ü, Türk’e vurduramayan ABD, Kürt’ü, Kürt’e vurdurmak istiyor

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Yüzsüz ABD’nin Savunma Bakanı James Mattis, yapmış olduğu ahlaksız açıklamaları ile YPG’yi, PKK’ya karşı savaştırabileceklerini, Savunma Bakanı Nurettin Canikli’ye iletti. 

Yıllarca Ortadoğu’da ve Balkanlarda, Kuzey Afrika Ülkelerinde, parçala, böl ve lokma haline getirip yutma prensibini, bayatlamış senaryosunu, tekrar tekrar uyguladığı gibi, şimdi de kendi kurduğu terör örgütlerini kurduktan sonra, isimlerini ve harflerini değiştirerek, bir biri ile vuruşacak şekilde yine uygulamaktadır. 

Açıkça Kürtlerin öncelikle bu açıklamaları duyup, ibret alması gereken bu sözleri Nurettin Canikli açıkladı. PKK’yı, YPG ve PYD ile engelleyebiliriz ve birbirine vurdurabiliriz. 50 yıl önce kurmuş oldukları APO’nun PKK örgütünü deşifre olduğu için, Suriye kolu olan YPG ve PYD terör örgütlerine verdiği her türlü destek ile güya sonlandırmak istiyoruz dedi. (Bu sözlere kargalar bile güler.)

James Mattis; bütün dünyanın terör örgütü listesinde bulunan PKK ismini aklama amacı ile yaptığı örgütü değişik isimle, allayıp, pullayıp, besleyip yeniden kullanmak, hem örgütü memnun etmek, hem Türkiye’yi kandırmak için ahmakça bir açıklamada bulundu.

Nurettin Canikli: Bu hususun böyle olamayacağını, bu örgütleri sürekli aynı şekilde ağır silahlarla ve para destekleriyle kendilerinin kurup, besleyip büyüttüklerini Mattis’in yüzüne belgelerle çarptı. PKK’nın Suriye milislerinden ibaret olduğu şeklindeki açıklamalarını da, yine Mattis’e hatırlattık. 

CIA’nın online yayın organında, YPG’nin Suriye’nin içindeki PKK’nın organı olarak tanımlamakta, açık ve net şekliyle amacının da, otonom bir siyasi yapılanma olduğu belirtilmişti. ABD’nin de Türkiye ile çalışması gerektiğini, doğru şeklin bu olduğu kendisine Nurettin Canikli tarafından hatırlatıldı. 

PKK’ya karşı, YPG’yi savaştırabiliriz teklifi, en çok Kürtleri dehşete düşürmesi ve Türkiye’ye dört elle sarılıp, bu hain ABD’nin kuyruğuna sarılmayıp attığı kemiklere inanmaması ve onların peşinden gitmemesi gerektiğini, bugün bize ve Ortadoğu’ya açık bir şekilde ABD’nin yapmış olduğu ihanetleri ortaya koyuyor. 

Tarih boyunca bir bütünlük içerisinde, Osmanlı Devletinde yüz yıllarca huzurla yaşadıkları bu insanlarımızı, haçlı siyonistlere kaptırmamamız gerekir. Ortadoğu da, Suriye, Irak, İran, Mısır gibi İslam coğrafyasının en önemli devletleri olan ülkelerde çoluk, çocuk, yaşlı, genç, kadın, kız perişan bir şekilde gözü yaşlı, yurdu, yuvası taş devrine, mağara devrine döndürülmüş, bombardıman edilmiş, ABD’nin hain ve kan emici politikalarıyla oyuncağı haline gelmiş, İslam dünyasının bütün milletlerinin özellikle ABD’ye ve AB’ye karşı, artık çektiği çileler ve ızdıraplar ile uyanması gerekir. 

Mesele İslam dünyasında, sürekli cahil, yurdu yuvası dağılmış, çoluk çocuğu perişan olmuş, sürünen insanları göz açıp kendine gelemeyecek şekilde katletmek ve sürüngah şeklinde onları birbirine vurdurmaktır. 

Kürtlerin en çok ibret alması gereken, bu ihanete karşı cephe alması gerektiği yön, ABD’ye karşı olması gerektiğidir.

Kürtlerin devlet ile savaştığını duydunuz mu? 

Halepçe’de kimyasal silahla katledilen Kürtler, Türkiye’ye sığındı ve Türkiye kapılarını Kürt kardeşlerine açtı. 

Buna rağmen hiç Saddam’a karşı savaşan Kürt duydunuz mu? 

Esed’in vatandaşlığa dahi kabul etmediği Kürtlerin, Suriye’de Esed’e karşı bir çatışmasını duydunuz mu? 

Halbuki Türkiye’de Cumhurbaşkanı olan, Başbakan olan, Bakan olan, kuvvet komutanı olan, fabrikaları olan, bankaları olan, kısacası hiçbir kısıtlaması olmayan Kürtler, ne gariptir ki, özgürlük için savaşıyor öyle mi, hangi özgürlük? 

ABD’nin silah denemeleri için kobay olarak yurdunu, yuvasını, ailesini ve omuz omuza birlikte yaşadıkları, asırlar boyu aynı coğrafyada bulundukları Araplara, Türkmenlere karşı kışkırtarak, kendi komşularına, öz kardeşlerine, din kardeşlerine karşı sürekli fitnelerle kışkırtılmakta, Ortadoğu coğrafyası kan revan içerisinde, ABD’nin ayakları altında inlemektedir. 

Artık uyanma zamanı gelmedi mi? 

Hangi özgürlük, hangi vaatlere inanarak bu tapınakçılara ve haçlılara alet oluyorlar?

Türkiye’de bulunan Kürt kardeşlerimizin, ABD’ye karşı mutlaka verilecek bir cevabı olmalıdır. Bu Ülke, bu Bayrak, bu Vatan, bu Din bizim ortak paydamızdır.

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle