--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kulluğun en yüce mertebesi, Allah ile övünmektir

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Köşe yazılarını incelediğimizde, televizyon ekranlarına baktığımızda, insanın ruhunu karartan, siyasi, politik, dünyanın kanlı, karanlık konseylerinin, kan revan olmuş coğrafyalarda, insanlara nasıl zulüm ettiklerini görüyoruz. 

Sürekli komplo teorileri veyahut bir tarafta açlıktan ölenlerle, bir taraftan zulüm ile dünyayı tamamen ele geçirmek isteyen doyumsuz yöneticileri görüyoruz. 

Koyun sürüleri gibi, insanları yurdundan, yuvasından koparıp, oradan oraya sürenler, zavallı insanların, onurunu ve şerefini ayaklar altına alıp onları hiç olarak sayanlar, Akdeniz’de ve Ege Denizi’nde, perişan bir şekilde, binlerce insanın boğulmasına, merhametsizce ve acımasızca, davranışlar sergileyenler, ilahi bela ve musibete davetiye çıkaranlar, içimizi kanatmaktadır. 

İnsanı sadece ceset olarak, hayvani yönüyle ele alanlar, maneviyatı ile ve ruhuyla düşünmeyenler, onu bir tüketim aracı olarak robotlaştıranlar, sadece üretim ve büyüme hızı ile ve ekonomisi ile ilgilenenler var. 

Bu şekliyle insana bakışı, dünyanın her tarafında, insanın kendi neslini yok eden, kendi kendinin canavarı olan, bir uçuruma doğru, yok oluşa doğru sürüklenişi olarak görüyorum. 

İnsanın bütün dünya coğrafyasında, manevi ihtiyaçlarının ele alınmadığını ve onu hayvan mertebesinde, robot mertebesinde yönetildiğini, bunun için, ard arda gelen bunalımlar ile bütün dünya toplumlarını mahvedecek bir felakete, ilahi bela ve musibete çıkarılmış bir davetiye olarak, korkuyoruz ve görüyoruz. 

DİN YÜKSEK AHLAKLAR MANZUMESİDİR. 

Peygamber Efendimiz (AS) bir hadisi Şerif’te; (Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim) buyurmuştur. İnsanlık bugün içine düşmüş olduğu bunalımdan, bataklıktan yüksek ahlaki değerlere tutunarak, çıkabilecektir. 

Batı dünyası da, uyuşturucu, ahlaki düşkünlük, seviyesizlik içerisinde, kiliseleri dahi bomboş, neslini yitirmiş, üçüncü bir nesil olan, tamamen kadın, erkek arası, ne olduğu belli olmayan sapkınlık içerisinde, mahf olmaya doğru, hızla gitmektedir. 

Unutmayalım ki; Londra dünyada uyuşturucunun, kokainin, en yüksek oranda kullanıldığı, güya en medeni olan bir başkentidir. 

Manevi bunalım, bütün dünyada, nesilleri mahveden, insanın kendi kendini dinamitleyen, bunalım içerisinde baş aşağı gidişi hızla devam etmektedir.  

Belki 1990’da Rusya’nın kendi enkazı üzerine, hiç dokunulmadan çöktüğü gibi, batı dünyası ve ABD de bu çürümüşlüğü ile harici bir sebep olmaksızın, dağılmaya ve çözülmeye doğru hızla gitmektedir.  

ÇÜNKÜ AHLAKİ DEĞERLERİNİ KAYBEDEN, MANEVİYATININ TAMAMINI TÜKETEN, HİÇBİR İNSANİ SEVİYESİ KALMAYAN, MİLLETLER AYAKTA KALAMAZLAR. 

Ortadoğu coğrafyasında ve Afrika’da ve Dünyanın değişik yerlerinde birbirini yiyen, birbiriyle didişen toplumlara dikkat edilirse, ırkçılık, mezhepçilik, kavmiyetçilik anlayışı, Batı dünyasının fitneleriyle tahrik edilerek, çatıştırılan, kandırılan insanlar, bilmeyerek birilerinin menfaatlerine hizmet etmekte ve insan neslini tüketmektedirler. 

İslam’ın ise, milliyete bakışı, dine bakışı ve insana bakışı şöyledir: 

MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞIMIZ, BİR VÜCUT, O VÜCUDUN RUHU İSLAMİYET, AKLI İSE İMAN VE KUR’AN’DIR. 

Geçmiş çağlardan beri menfi milliyetçilik, ırkçılık fitnesi kitleleri birbirine vurdurur. 

Halbuki İslam’da bu kapılar sürmeli kapanmış ve kilitlenmiş hiçbir şekilde, aralık bırakılmamıştır.  

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, insanların hepsine bir hitap ederken, Ey insanlar, Ey müminler ve Ey kafirler diye hitap eder. İnsanları bir anne ve babanın çocukları olarak ele alır. Müminleri aynı anne ve babanın hayırlı evlatları, kafirleri de, aynı anne ve babanın isyankar, bozguncu evlatları olarak ayırır. 

Burada hangi milletten, hangi coğrafyadan olduğu tarzında bir hitap yoktur. Yani tamamen, ırkçılığın ve mezhepçiliğin, hizipçiliğin önü kesilmiş olur. 

Hücurat Suresi 13’de; Ey insanlar: Muhakkak ki, biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve sizi millet millet, kabile kabile, yaptık ki, tanışıp kaynaşasınız, Allah katında en şerefliniz, ondan en çok korkanınızdır, ona en saygılı olanınızdır. 

Kur’an’ı anlamadan müntesibi olduğunu iddia edenler, bu ırkçılık, mezhepçilik, bela ve musibetine düşmüşlerdir. Ülkeler bazında olduğu gibi, kendi ülkesi içindeki tarikatlar, cemiyetler, cemaatler, dahi birbirlerini kabul etmede, hâlâ direnmekte ve bir araya gelememektedirler. 

 HALBUKİ; KULLUĞUN EN YÜCE MERTEBESİ, ALLAH İLE İFTİHAR ETMEKTİR.   

Kainat kitabındaki ilahi ayetlerin mükemmelliğini anlatmak ve onunla iftihar edip, Allah’ın isimleri, sıfatları ve fiillerini anlamak ve anlatmak ile mükelleftir. Yıldızların mükemmeliyetinin yanında, ateşböceklerine sarılmak ve onların eteğine tutunmak, en büyük ahmaklık ve vefasızlıktır.  

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle