Koflaşmış ve mağrur İngiliz’in gözyaşları
AĞLAYANIN MALI, GÜLENE FAYDA VERMEZ.
MAZLUMLARIN KAN VE GÖZYAŞLARI, İNLEMELERİ ARŞ-I ALAYI TİTRETİR.
BÖLMEK İSTEYEN BÖLÜNÜR.
YUVA YIKANIN YUVASI OLMAZ.
ZULM İLE ABAD OLANIN, SONU BERBAT OLUR.
Kur’an-ı Kerim›de anlatılan, geçmiş kavimlere ait her birisinin aşırı günahlarından dolayı, ilahi tokatla cezalandırıldığının kıssaları vardır. Bu asırda ise geçmiş kavimlere ait günahların hepsi en doruk noktada işlenmektedir.
Yapılan araştırmalarda güya!! en medeni insanların yaşadığı Londra, Dünya’da kokain ve uyuşturucunun en çok kullanıldığı bir merkez haline gelmiştir. Allah’ın yerin dibine geçirmiş olduğu, eşcinsellik, Amerika’da, Avrupa’da, resmen tanınmış, erkek erkeğe, kadın kadına, evlilikler bu ülkelerde onaylanmış ve çocuk edinme hakkı resmen kabul edilmiştir.
Üçüncü bir nesil imalatına başlanmış. Bu proje ile Dünya’ya hakim, Allah’a karşı bir nesil yetiştirme projeleri üretilmektedir. Batılı bir sosyoloğun açıklamasına göre, çok yakında ilk olarak bütün Dünya’da, büyük alışveriş merkezlerinde ve bankalar da, bu üçüncü nesil eşcinseller görülecek, lanse edilecek ve toplumlar buna alıştırılacaktır.
İkinci merhalede ise: Bu eşcinseller, üst düzey yöneticiler, durumuna getirilecek ve hakim konumda olacaklardır. Yani fıtratla, Allah’ın kanunlarıyla, savaşa çıkan, insan neslinin genleriyle oynayan, erkek ve dişinin dışında, üçüncü bir nesil üretme projesi hayata geçirilecektir. Bu hususta çalışan ve topyekûn bu günahlar ile ilahi cezaya davetiye çıkarılmaktadır.
İşte 100 yıl önce Koca Osmanlı İmparatorluğu’nu, açıkça ve sinsice her yolu deneyerek bütün müşrik ve putperest Avrupa’nın, elbirliğiyle yüklenip hilafeti ve İslam dünyasını paramparça edip, kan ve gözyaşına boğduğu dönemin yüzüncü yılında, başta İngiltere, kendi iç karmaşasıyla dağılma sürecine girmiştir. BU BİR SONUN BAŞLANGICIDIR, DİĞER AVRUPA ÜLKELERİ DE BU DOMİNO ETKİSİNDEN KURTULAMAYACAKLARDIR (İNŞALLAH.) Fransa, Hollanda ve Almanya da bu neticeden kaçamayacaktır.
Mısır, Suriye, Fas, Tunus, Cezayir’i kan revan içerisinde bırakıp milyonlarca insanı, vatansız, topraksız, evsiz, barksız, bırakanlar elbette ki ilahi bir tokata muhatap olacaklardır.
KUVVET DENGESİNİN OLMADIĞI YERDE İMDAT-I İLAHİ YETİŞİR.
Fil Suresinde Cenab-ı Hak koskoca fil ordularına karşı, çaresiz kalan insanları korumak için, hiç beklenmedik bir yolla, kuşların galibiyeti ile filleri mağlup etmiştir. Zulüm ve gaddarlık doruk noktaya gelince, ilahi adalet harekete geçer, Ceza-i ilahi uygulanır. Gayretullah’a dokunulmuş olur. Mazlumlar Allah’ın himayesindedir, Allah mazlumların koruyucusudur. (HER KIŞIN BİR BAHARI, HER GECENİN BİR NEHARI VARDIR.)
Yıkılmaz denilen nice büyük imparatorluklar yıkılmıştır. Peygamber Efendimizin doğumunda, bin yıllık ateş perestlerin ateşi sönmüş, Kisra’nın 14 burcu yıkılmış, Sava Gölü kurumuş ve yerin dibine geçirilmiştir. Bunlar İslam dünyasının doğuşu, küfür aleminin batışının alametleri olarak değerlendirilmiştir.
Bugün de, bu sonun başlangıcı olarak topraklarında, güneş batmayan imparatorluk, Birleşik Krallık denilen, imparatorluğun batışının bir başlangıcıdır. Bütün dünyanın gözü önünde, milyonlarca insanın dünya çapında 64 milyon sığınmacı halinde ordan oraya sürüldüğü ve kovulduğu bu perişaniyeti, tribünlerden seyirci olarak bakan, NATO ve Avrupa Birliği, timsah gözyaşları ile zevkle ve keyifle seyrederken, toplayacakları ganimet ve bölüşecekleri toprakların, hesaplarını, planlarını yaparlarken, hiç birisi kılını kıpırdatmadı, fakat bir gün içerisinde referandumda İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkmasıyla, bütün planları altüst oldu.
Büyük bir panik ile Amerika Başkanı Obama ve bütün Avrupa ülkelerinin liderleri bir araya gelip, bu yıkılmanın olmayacağını dostluklarının devam edeceğinin mesajlarını vermeye başladılar.
İşte İlahi mesajda buyrulduğu gibi, sen onları birlik ve bütünlük içerisinde görürsün halbuki onlar birbirlerine karşı, dağınıklık ve güvensizlik içerisindedirler mealinde işaretler vardır. Ümmeti Muhammed için ise bir bahar, onlar için bir gece, müminler için bir gündüzün, bir sabahın başlangıcıdır.
İSLAM DEVLETLERİNİN HER BİRİSİ, ARAP BAHARI, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ, DİNLER ARASI DİYALOG, ALDATMACALARI İLE AYRI AYRI PARÇALANMIŞ VE YAĞMALANMIŞTIR.
BU IZDIRAPLARIN UYANDIRMASI İLE BİR ARAYA GELME VE ZALİM BATI HAÇLI DÜNYASINA KARŞI, BİRLİK OLMA VE BİRBİRİNE TUTUNMA İHTİYACINI İLİKLERİNE KADAR HİSSETMİŞLERDİR.
BU ZARURET MUTLAKA HAKİKİ MANADA BİR İSLAM DÜNYASININ DOĞUŞUNU MEYDANA GETİRECEKTİR (İNŞALLAH.)


