Kapanan FETÖ üniversitelerindeki talebelerimiz için ne yapabiliriz?
Fetö’ye ait Türk Cumhuriyetleri, Balkanlar, Kanada, Amerika ve Uzakdoğu’da, 15 üniversite olduğu, 2000’e yakın pek çok okulu olduğu tespit edilmiştir.
Fetö’ye ait dünyanın her yerinde, devlet ve vakıf üniversiteleri, Erasmus, Mevlana, Bologna, gibi 2020 yılına kadar devam edecek projelere imza atmışlardır. Üniversite bünyelerinde kurulan, koordinatörlükler, öğrenci ve personel değişimi, proje çalışmaları yürütmektedir.
Fetö temizliği yapılmadığını ve üniversitelerde de, asıl üst düzeyde yönetim kadrolarındaki, Fetö’cülerin korunup, kollandığı, Fetö soruşturmalarını ise, yine bunların yürüttüğü, Fetö’cü olmayanların listelere konularak, üniversitelerden uzaklaştırıldığına ve soruşturmaların üzerinin örtüldüğüne dair iddialar vardır.
Türkiye’de ÖSYM ile herhangi bir programa yerleştirilemeyen öğrenciler, Fetö’nün yurtdışındaki okullarında okumakta, Kırgızistan, Gürcistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Arnavutluk, Makedonya, gibi oralardan kolaylıkla mezun olup kariyerlerini tamamlayıp, Türkiye›deki üniversitelere akademisyen olarak gelip yerleştirilmektedir.
Fetö okulları uluslararası dergiler oluşturmuş ve bu dergilere yayın gönderen, akademisyenlere de aldıkları puanlarla, yardımcı doçent, doçent gibi kadrolar hızla kazanmaları için yardım edilmektedir.
Öte yandan pek çok akademisyen, Türkiye›de yıllarca çalışıp nitelikli uluslararası yayın yapmak için uğraşmakta, bu unvanları elde etmeleri yıllar sürmektedir. Fetö okullarında ise, göstermelik olarak kurulan bu dergilere, bir yayınını gönderen akademisyenlerin, bir süre sonra aynı yayını başka akademisyenin ismini de yazarak göndermesi, bu örgütün ne derece sistemli çalıştığını göstermektedir.
Türkiye’den bu üniversitelere yayın gönderilmesi, bu yayının tereddütsüz hızla kabul edilmesi, ciddi takip edilmesi gereken bir konudur. Kısacası kendileri çalıp, kendileri oynamaktadır. Öte yandan Türkiye’den, Fetö’nün üniversitelerine giderek, yardımcı doçent ve doçentlik unvanını alarak, Türkiye›deki üniversitelere yerleşen akademisyenlerin olduğu bilinmektedir ve azımsanmayacak kadar vardır.
Fetö’nün diğer işbirliği ise konferans ve seminerlerdir. Yurtdışı Fetö üniversitelerinde düzenlenen, konferans ve seminerlere katılan akademisyenlerimiz aracılığıyla da, Fetö’ye kaynak aktarılmaktadır. Zira bu konferanslara katılım masrafları devlet tarafından karşılanmaktadır.
Fetö okullarındaki konferanslara katılan akademisyenlerin, akademik olarak puan almaları da sorgulanmalıdır. Bu konferansların Fetö’nün örgüt toplantıları için araç olacağı; tanışmaları ve adam devşirmeye vesile olacağı dikkate alınmalıdır. Şu ana kadar 2341 kurum ve kuruluş hakkında Türkiye’de kapatma işlemi başlatıldığı açıklanmıştı.
Kapatılan vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenciler, YÖK tarafından devlet üniversitelerine yerleştirilecektir. Vakıf üniversitelerine ödeyecekleri ücretleri devlete ödemeye devam edecekler. Kapatılan üniversitelerin malları, Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilecek, kapatılan okullarda toplam 138 bin öğrenci, devlet okullarına nakil olacak. Önemli olan husus kapatılan bu üniversitelerdeki talebelerin, rehabilitasyonu, Fetö organizasyonundan ve daha önceki aldıkları hipnoz ve narkozdan nasıl kurtulacağı hususundaki çalışmaların planlanmasıdır.
Fetö’ye ait olduğu belirlenen kapanan üniversiteler sırasıyla şöyle; 1: Altın Koza İpek Üniversitesi Ankara, 2: Bursa Orhangazi Üniversitesi, 3: Canik Başarı Üniversitesi Samsun, 4: Selahattin Eyyubi Üniversitesi Diyarbakır, 5: Fatih Üniversitesi İstanbul, 6: Melikşah Üniversitesi Kayseri, 7: Mevlana Üniversitesi Konya, 8: Şifa Üniversitesi İzmir, 9: Turgut Özal Üniversitesi Ankara, 10: Zirve Üniversitesi Gaziantep, 11: Kanuni Üniversitesi Adana, 12: İzmir Üniversitesi İzmir, 13: Murat Hüdavendigar Üniversitesi İstanbul, 14: Gediz Üniversitesi İzmir, 15: Süleyman Şah Üniversitesi İstanbul, bütün bu kapatılan okul ve üniversitelerin talebeleri de, binaları da, bu millete aittir.


