--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İstanbul’un İkinci Feth’i 15 Temmuz’da bir defa daha gerçekleşti

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Emri bil maruf, nehy-i anil münker gücü yetene farzdır.  

Bir yerde bu işi yapanlar varsa, diğerine farz olmaz. Çünkü Kur’an-ı Kerim’de mealen buyruluyor ki; (İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten nehye’den bir topluluk bulunsun, işte bunlar kurtuluşa erenlerdir.) Ali İmran/104 

İyilik yani, Allah’ın emrettiği hususlardır. Münker, yani kötülük ise, Allah’ın razı olmadığı işlerdir.  

Deylemi’den bir hadisi Şerif’te, (bütün ibadetlere verilen sevap, emri bil maruf ve nehyi anil münker sevabının yanında, denize göre bir damla su gibidir.) 

Yine Ebu Davud’dan bir Hadisi Şerif’te; “Günahkar bir toplumdaki iyi kimseler, kötülükleri düzeltmeye güçleri yettiği halde, düzeltmezler ise, Allah’u Teala ölümlerinden önce, onların hepsine şiddetli azap eder.” 

Emri bil maruf, iyiliği emretmek, 2 suretle yapılır. 

Söz ve yazı ile bugünün ifadesiyle medya yoluyla. 

1: Bunu yaparken bilhassa, şahsa, adetlere, kanunlara dikkat riayet edilmezse, iyilik yapayım derken, fitneye sebep olunabilir. 

2: Hal ile İslam’ın güzel ahlakına uyarak örnek olmaktır, herkese güler yüz göstermek, kimseyi incitmemek, kimsenin malına, namusuna göz dikmemek, kanunlara uymak, en tesirli nasihat olur. 

Bazı dostlarım, telkinleriyle beni zaman zaman mücadele ettiğim bu hain Fetö meselesinden vazgeçirmek için, bu iş sana mı kaldı, artık sen yapacağını yaptın, bir kenara çekil, ibadet ve dua ile meşgul ol, devlet gücü ile yapılacak böyle zor bir işte, senin ne katkın olabilir diyorlar. 

Belki pek çoklarının bu kolay Müslümanlığı tercih ettiği bir dönemde, emri bil maruf ve nehy-i anil münker meselesini, tekrar düşünmek lazım.  

Eyüp El Ensari Hazretlerinin, 90 yaşına yakın İstanbul’a gelip, İstanbul’un Fethine katılmak istemesi, torunlarının ve çocuklarının, ona; 

Baba sen Efendimizin önünde pek çok gazaya katıldın, ömrünün büyük bir kısmı Allah Resulü’nün önünde cihatta geçti. Artık bırak da bu meşakatli uzun yolculuğa biz gidelim, sen yaşlılığında istirahat et dedikleri zaman, Emri Bil Maruf kadar; Nehyi Anil Münker’in daha önemli olduğunu anlayan bir sözü torunlarına söyleyen Eyüp El Ensari Hazretleri;  

Ben Efendimizin önünde pek çok cihata katıldım, ama arzu ederim ki, son nefesimi şehitlerin, gazilerin arasında vereyim der, bir bineğe bindirilerek, bin bir meşakat ile yolculuğa uğurlarlar.   

 İSLAM, AKSİYON, HAREKET, HEYECAN VE İHLASTIR.  

Cihat yolunda vefat edeyim ki, rahat bir Müslümanlığın yerine, aktif bir Müslümanlık yaşayarak, şehitlerin, gazilerin arasında ömrümü tamamlayayım. 

İstanbul’un fethi bir hayli uzar, pek çok şehit ve gazi surların dibinde şehadet şerbetini içerler. Fetih gecikince, askerin arasında bir söz dolaşmaya başlar. Bu bir Ayettir: (VELA TULKU Bİ EYDİKÜM İLA TEHLÜKE) manası, elinizde bilerek kendinizi tehlikeye atmayın. 

Bu Ayet-i Kerime askerin arasında dolaştıkça, yanlış anlaşılır, mücadele gücü yavaşlar. Yanlış yorumlarla acaba, Feth edilmesi çok zor olan bu kaleye, kendimizi vurmamız, bilerek kendimizi tehlikeye atıp, Şehitlik sevabından ve gazilik sevabından mahrum mu kalıyoruz. Düşüncesini uyandırır. 

Askerin yılgınlık göstermeye başladıkları bir sırada, Eyüp El Ensari Hz., askerin arasındaki bu dedikoduyu işitir ve der ki oğullarım, Siz bu ayeti yanlış anlıyorsunuz. Bu ayeti kerime nazil olduğu zaman, biz Mekke’den, Medine’ye gelmiş, biraz nefes alma imkanı bulmuştuk.  

Artık İslâm kardeşliği, ev bark, tarla bahçe içerisinde ziraatla uğraştığımız esnada, Medine’de bu ayet nazil olmuştu.  

Bu ayet-i kerime dünyaya dalıp, ahireti unutup, kolay bir Müslümanlık tercih ettiğimiz noktada, bize bir uyarı olarak gelmişti. 

YAŞADIĞIMIZ 15 TEMMUZ DARBE HAREKETİNDE, BU ŞUURDA OLAN, HZ. EYÜB EL ENSARİ’NİN İSTANBUL’DAKİ RUHANİYATI VE MANEVİYATI İLE ONUN TORUNLARI OLAN, BU ASRIN ŞEHİTLİĞİNİ VE GAZİLİĞİNİ BİLEN VE ARZU EDEN EVLATLARININ, SAYESİNDE, İKİNCİ DEFA FEHT EDİLMİŞTİR. 

BÜTÜN DÜNYA BUNA BİR KEZ DAHA ŞAHİT OLMUŞTUR. 

HER CUMA SAAT: 20.45’TE AKİT TV’DE, NURETTİN VEREN İLE PERDE ARKASI PROGRAMINDA, GÖRÜŞMEK ÜZERE. 

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle