Halk içinde, muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya cihanda devlet, bir nefes sıhhat gibi
Ramazan’a girmeden önceki Cuma günü, perde arkası canlı yayın programımda, bütün dostlarımla helalleşerek, Ramazan için bir ay izin istemiştim.
Bu bir ay içerisinde neler yaşadım neler, kısaca dostlarıma arz etmek istiyorum.
Cumartesi günü, İstanbul’dan İzmir’e geç vakitte döndüğümde, sabah ani bir kalp krizi ile gözlerimi açtım ve acil servise güç dert yetiştirilebildim. Bir ay önce, zehirlenme ile ilgili olarak, yine aynı hastaneye acilen yatırılmıştım.
Böbreklerdeki ve karaciğerdeki değerler yine çok yüksek çıktı. Aynı teşhisi koyacaklarını düşünmüştüm. Böbreğin ve karaciğerin değerlerinin çok yüksek çıkması, kuvvetli zehirlenme şüphesi ve öncelikle bu değerlerin düşürülmesi gerektiğini doktorlar bana söyledi.
Daha sonra, kalple ilgili müdahalede bulunabileceklerini kararlaştırdılar. Teşhis konuldu ve yarım saat içerisinde, ambulans ile en yakın kalp ameliyatı yapabilecek, tam teşekküllü bir hastane arandı ve oraya sevk edildim. Anjiyo yapıldı fakat, Anjiyo ile işin halledilemeyeceği anlaşılınca, açık kalp ameliyatı yapılması gerektiği, üç ana damarın %99 tıkalı olduğu ve bacağımdan alınan damarlar ile açık kalp ameliyatı yapılması hususunda, 3 doktor karar verdi ve yoğun bakıma alındım.
5 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra, böbrek ve karaciğer değerleri normal değerlere getirilerek, daha sonra açık kalp ameliyatına alındım. Gözlerimi açtığımda, yine yoğun bakım bölümünde idim. Yapılan hiçbir şeyi hatırlamıyorum. Ameliyatımın 5-6 saat sürdüğünü öğrendim. Allahıma hamd ediyorum.
Bir hafta daha yoğun bakımda ve normal serviste kaldıktan sonra, değerlerim ölçüldü ve taburcu olmama karar verildi. En büyük endişem, üniversitelerde ve büyük hastanelerde, Fetö’ile uğraştığım ve mücadele ettiğim için, herhangi bir Fetö’cü ekibin eline düşebilme endişesi idi, fakat öyle olmadı.
Allah’ın inayeti ile güzel İzmirimizin, Egepol isimli çok güzel bir hastanesi ve çok güzel bir yöneticisi olan Nuri Bey ile ve kıymetli doktorlarım, Cüneyt Bey, Rida Bey, Melih Bey ve çok kıymetli hemşireleri ve yardımcıları ve bütün ekibiyle, fevkalâde bir özen ve titizlikle benimle meşgul oldular, gerekli olan her şeyi bütün ayrıntılarıyla takip ederek, sağlığıma tekrar kavuşabilmem için, ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
Buradan kendilerine açıkça teşekkür etmeyi bir borç biliyorum, Allah hepsinden razı olsun. Ülkemiz de böyle güzel başarılı ve becerikli önemli insanların olması, bu şekliyle mükemmel hastanelerin bulunması, bizim için büyük bir nimet olduğunu gördüm, buradan hepsine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum ve dua ediyorum.
Bu arada ameliyatım ile ilgili, Türkiye›nin içinden ve dışından haber alıp da, dua eden ve sağlığımla ilgilenen, özellikle ameliyat olacağım gün, 3 defa arayan başta rahmetli Kadir Demirel olmak üzere, Akit ailesine ve sağlığımı soran ve dua eden bütün kardeşlerime de dua ediyorum, Allah hepsinden razı olsun.
Şimdi tekrar normal sağlığıma kavuşmak için, ilaçlarla ve hafif yürüyüşler ile yazılarıma başlamak ve programıma dönmek için, gayret ediyorum. Bu sağlık meselesini de, Ramazan’ın bereketi ve bir lütfu olarak, bu şekliyle geçirmiş oldum.
Şimdi mücadele zamanı, tekrar ayağa kalkıp, güzel vatanımızı, Dinimizi, insanlarımızı, bayrağımızı, münafıkların ve işbirlikçilerin elinden korumak üzere, bıraktığımız yerden mücadeleye koyulma zamanı.


