Gülen’in saz arkadaşları Zaman’ın bahçesinde oturmuş hallerine ağlıyorlar
Zalim avcının biri av esnasında dörtnala atını koştururken, ihtiyar bir adamın yanından hızla geçti.. İhtiyar toz toprağın içine yuvarlandı ve seslendi; ‘Allah’ından bul!’ Az sonra av peşinde koşan hırçın avcı başını bir ağacın dalına çarptı ve yere düştü. Atı bir yana, kendi bir yana.. Geriye doğru döndü, ihtiyara dedi ki: “İhtiyar; bak ‘Allah’ından bul’ dedin, başıma ne geldi!” Üstü başı toz-toprak içindeki ihtiyar kendini biraz toparladıktan sonra, dedi ki; “Ey zalim.. Bana yaptığın, 20 yıl sonra çıkar.. Bu; senin daha önce yaptıklarının karşılığıdır.”
Şimdi Turan Alkan ve Ali Bulaç’ın hikayesi de bu.. 20 yıldır ekmeğini yedikleri, sağına soluna hiç bakmadan sadece bir ekmek parası kapısı olarak gördükleri Zaman gazetesinden atıldıklarında.. Kaldırım kenarında oturup, kafa kafaya verip, kendilerini kapının önüne kimin niye koyduğunu konuşuyorlar.. Kayyımın haksızlık yaptığını, iç geçirerek söyleyip, dertleşiyorlar..
Anavatan olarak saydıkları Amerika’dan Türkiye’ye seslenir iken.. 20 yıldır ekmek yediği Zaman gazetesi ile vatanına, milletine ihanet edenlerle.. Eser Karakaşlarla, Mehmet ve Ahmet Altanlar, Şahin Alpaylar gibi ateistler ile ortaklık ederken, Fetullah Gülen’in değirmenine su taşırken.. CIA, FBI, PKK, HDP’nin de değirmenine su taşırken.. Gazeteciliği doğru yapıp yapmadıklarını düşünmediler. Bugün küçük sırça sarayları ve küçük dünyaları yıkılınca bütün dünyaları yıkıldı.
Derdi davası olmayan tatlısu gazetecileri, bir şekilde ballı maaşlarla, sırça saraylarda, bilgisayarları başında, derledikleri üç beş kelamla gazetecilik yaparken, güzel ve rutin bir hayatları vardı. En ufak bir ızdırap çekmeden ve muhasebe yapmadan birilerine kul köle olmak ve onların adına kalemşörlük yapmak, FETÖ DİKTATÖRÜNE HİZMET ETMEK, güzel bir meslekti.. Fakat şimdi, değirmenin suyu kesildi. Yedikleri tokadı, gazeteye atanan kayyımdan biliyorlar.
BUNLAR KAYYIM, BİR DE KAYYUM-U İLAHİ VAR.
NE DEST-İ ADADAN, NE LUTF-U AŞİNADAN BİL.
UMURUN HAKKA TEVFİZ ET CENAB-I KİBRİYADAN BİL.
Teröristlerin, Eşcinsellerin, PKK’lıların, HDP’lilerin borazanlığını yapan Zaman gazetesinde bulunmanın tokadını, dünyada da ahirette de yiyeceklerini düşünüp, vicdan azaplarını çekeceklerine, ekmeğinin kesildiğini, yediği tokadın nereden geldiğini dert edemeyen Ali Bulaç ve Turan Alkan’a bu dizeleri hatırlatırım.
Gülen’in transfer ettiği borazancılardan “Abdullah Öcalan, Osmanlı zamanında olsaydı Paşa olurdu” diyen Mümtazer Türköne gibilerin.. Eşcinsellerin Ramazan ayında yaptıkları yürüyüşlerine sahip çıkarak, HEPİMİZ ……………….YİZ DİYENLERLE AYNI YOLDA YÜRÜYEN Ergun Babahan ve Şahin Alpay gibilerin.. Dünyada ve ahirette perişan eolacakları açık değil midir?
Çoluk çocuğunuza ve tarihe karşı rezil rüsva olacağınızı düşüneceğiniz yerde, ekmek parası için ağlamanız çok ibret verici bir haldir.
Irak’taki, Suriye’deki perişan olmuş binlerce aile, yuvası yıkılmış çoluk, çocuk denizlerde boğulmuş, bombalar altında mahvolmuş; bunların hayatı ile ilgili ızdırabı vicdanında hissetmeyen Gülen’in ve ABD’nin değirmenine su taşımak, yediğiniz tokadın çok küçük bir karşılığı değil mi!
Zalim ve gaddar batının ve Amerika’nın, milyonlarca aileyi mahvettiği bu dönemde, kendi başının derdine düşen bu iki gazeteci arkadaşımızın yaptığına ne denir?
BU AKŞAM AKİT TV’DE 22:20’DE DERİN KUTU PROGRAMINDA GÖRÜŞMEK ÜZERE ALLAH’A EMANET OLUN.


