Gülen Hz. Muhammed (sav) adına fetva vermekte kendini yetkili görüyor
Geçtiğimiz hafta Salı günü yazmış olduğum köşe yazımda, sapkınların ve eşcinsellerin, Fetullah Gülen tarafından desteklendiğini, Amerika Birleşik Devletlerin de eşcinsel evliliklerin, bütün eyaletlerde parlamento kararıyla kabul edildiğinin duyurusunu, Başkan Obama’nın Beyaz Saray’dan yaptığını, lazerli kutlamalarla ve büyük törenlerle bütün dünyaya ilan etttiğini hatırlatmıştım. Gelecekte Başkan olma ihtimali olan, Hilary Clinton’un da aynı şekilde eşcinselliğin, bütün Amerika’da büyük bir özgürlük olarak kutlanmasını desteklediğini, hatta Barack Obama ekibinin pek çoğunun eşcinsel olduğu, bunun da gayet normal olduğu, kabul edilmesi gerektiğini, büyük iftiharla dünyaya duyurduklarını yazmıştık.
Gallup’un yapmış olduğu araştırmalara göre, Amerikan toplumunun yüzde ellisi de eşcinsellerin, evlat edinme ve eşcinsel evlenmelerini desteklediğini açıklamıştı.
Mübarek Ramazan Ayında, müminlerin maneviyatının ve hassasiyetinin en yüksek noktada, oruçla ve namaz ile meşgulken bu ahlaksız sapkınların Türkiye’deki uzantıları, açıkça “biz hepimiz ib……” levhalar’ını taşıyarak, Taksim’de yürüyüş yapmak istediler. İftiharla ve gururla, onursuzluklarını da, güya onurları varmış gibi topluma enjekte etmek için tahrik edecek şekilde, onur yürüyüşü diyerekten, Amerika’dan aldığı destekle normal haklarını ister gibi, utanılacak hallerini iftiharla toplumu tahrike çalışmak veya hükümete karşı Gezi eylemleri gibi bir çatışma çıkarmak, Müslümanların karşı tepki vermelerine zemin oluşturmak için, valiliğe müracaat ettiler.. Sayın İstanbul Valisi, bu eyleme müsaade etmedi. Sonra nasıl olduysa bu eylemin sosyal medya’da gerçekleştiğini gördük.
NİÇİN BU EYLEM HER SENE ÖZELLİKLE MÜBAREK RAMAZAN AYINDA YAPILMAKTADIR?
Daha sonra kendilerinin ib… olduğunu söyleyen ib… ve her türlü sapkınların hak ve hukukunu savunmak için mücadele eden, CHP’nin Genel Başkan YardımcısıMahmut Tanal ile, HDP’li Sırrı Süreyya Önder, Polis panzerinin üstüne çıkarak, Galatasaray Lisesinin önüne kadar yürüyüşün yapılmasını sağlamışlardır. Bu eyleme nasıl müsaade edilmiştir?
Daha önce de Türkiye’de (Taha Akyol’un oğlu Murat Akyol) ve Ergun Babahan, “biz de Müslüman değiliz ama Müslümanların insani hakları için onları destekliyoruz. İşte bunun gibi eşcinselleri de, insani hakları yönü itibari ile destekleyeceğiz” diyen mesajlar yayınlamışlardı. Hollanda’da çıkan (ZAMAN VANDAAG) baskısında ne yazık ki şöyle bir yazı çıktı; (EĞER HZ. MUHAMMED BUGÜN HAYATTA OLSAYDI, EŞCİNSEL EVLİLİKLERE İZİN VERİRDİ.) Bütün Avrupa’daki Müslümanlar gün boyunca, Fetö’nün Gazetesine tepki gösterdi.
Ben de bütün Türkiye’deki ve dünyadaki Müslümanları, Zaman’a ve Fetö’ye karşı protesto mesajları yağdırmaya davet ediyorum.
Fetö her geçen gün İslam Din’ine ve Hz. Peygamber’e hakaret etmeye devam ediyor. Gülen Avrupa’daki Zaman Gazetesi’nde ise, artık sırtını dayamış olduğu kiliselere ve ABD’ye şirin görünmek için eşcinsellerin sapkınlıklarından dolayı değil, başka günahlarından dolayı, günahkar olduklarını söyleyerek, Avrupa’da takdir toplamıştır. Bizim yazdığımız yazıya cevaben, Gülen eşcinselleri koruma şemsiyesi altına almaya ve onlarla birlikte hareket etmenin doğru olduğuna açık fetva vermiştir. Lut Kavmi’nin bu eşcinsel sapkınlıktan dolayı yerin dibine geçirilmediğini, diğer günahlarından dolayı yerin dibine geçirildiğini söyleyerek, bir nevi onları aklamaya çalışmıştır.
İşte insan bir sefer şirazeden çıktı mı, şaşkınlığının ve sapkınlığın sınırı kalmaz. Burada da Gülen’in kendi kafasına göre en kritik mevzularda bile fetva verme hususunda, kendinden nasıl emin olduğu ve hiç kimsenin, hiçbir vicdan ve akıl sahibinin kabul edemeyeceği, bu konularda bile cüretkar fetvalarıyla kendisini dünya çapında yetkili görmüş, Kur’an’ın bütün kırmızı çizgilerini rahatlıkla çiğnemiştir.
Eşcinselliğin ana merkezi olan Vatikan, 10 sene içerisinde Birleşmiş Milletler’deki yapılan eleştirilere göre 50 milyar dolara yakın, kiliselerde vuku bulan, cinsel çocuk tacizi olaylarına karşı tazminat ödemiş ve Vatikan’daki pek çok papazın, gay olduğu için kiliselerden sürüldüğü ve bu olayların, yargıya taşınmadan örtbas edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir.
Papa 16. Benedit bunu itiraf etmiş ve şimdiki Papa Francis artık bu tip olayları, açıkça yargıya ve emniyete intikal ettireceğini açıklamıştır.
Bir din merkezi olarak bilinen Vatikan’ın, ahvali budur. Elbette böyle bir din merkezinin, müntesiplerinin durumu da böyle olacaktır. HALBUKİ GÜLEN, YILLAR ÖNCE VAAZLARINDA SÖYLEDİĞİ GİBİ, VATİKAN YILANIN BAŞIDIR.
İBADET DE GİZLİDİR, KABAHAT DE GİZLİDİR.
Hz. Ömer camide uzun uzun nafile ibadet eden kişiye bile, git nafile ibadetini evinde yap demiştir. NAFİLE İBADET BİLE GİZLİ YAPILMASI GEREKİR İKEN, (insanlardan farklı bir durum meydana getirdiği için) diğer tarafta kabahatini ve kusurunu açıkça işlemek ve bunu topluma yaymak, kahramanlık gibi sunmak, çırılçıplak soyunmak ve ahlaksızca kılık ve kıyafet ile Taksim sokaklarında taşkınlık yapmak, önce topluma karşı ve Allah’a karşı büyük bir saygısızlık ve baş kaldırıdır. Mazur görülebilecek hiçbir tarafı yoktur.
BU BİR CİNSEL ÖZGÜRLÜK VE TERCİH DEĞİLDİR.
Yazımızdan dolayı eşcinseller tarafından, pek çok eleştiriler aldık, “bizi hor görmeyin bu gibi hallerimizden dolayı, biz inançsız değiliz” diyenler de var.. Hatta bunlara iman hakikati anlatarak ıslah etme yolunu tavsiye edenler de var.
Biz günahıyla öğünen ve günahını yaygınlaştırmaya çalışan, başkalarına karşı saygısızlık yapıp üstün konuma geçmek, Gezi eylemleri gibi anarşiye zemin hazırlamak için başkalarına alet olan kimselere karşıyız.
GÜNAHLARINA TÖVBE ETMEK İSTİYENLERE RAHMAN’IN TÖVBE KAPISI HER ZAMAN AÇIKTIR.


