--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Geçmişte de, bugünkü gibi isimsiz kahramanlarımız vardı

Nurettin Veren
Nurettin Veren

İstanbul’un işgalini anlatan İsimsiz Kahramanlar adlı bir kitaptan kısa bir bölümü sizlere nakletmek isterim.

Bir hanımefendi diyor ki; 1919 yılı idi, İstanbul baştan aşağı İngilizlerin işgali altındaydı, liseyi yeni bitirmiş, evlilik yaşına gelmiş bir genç kızdım.

Evimize değişik kesimlerden dünürler gelmeye başladı, gelen dünürlerden biri avukatmış. Boylu, poslu yakışıklı bir delikanlıydı, görünce çok beğendim, nişanlandık ve nişanlımı çok seviyordum.

Mutlu bir yuva kurmak hevesiyle, lamba ışığının altında sabahlara kadar oyalar örüyor, çeyizler hazırlıyordum. 

Ama çok geçmedi ki, mahallede bir dedikodu yayıldı. Ayşe’nin nişanlısı avukat değilmiş, ipsizin biriymiş, üstelik camilerde ölü yıkayıp tabut taşıyarak karnını doyuruyormuş dediler, altüst oldum.

Babamla birlikte gidip uzaktan izledik, gerçekten de nişanlım, sürekli camilerde tabut taşıyordu, yıkıldım, nişanı atıp ayrıldık.

Aradan 5 yıl geçti, ben başka biriyle evlenmiştim, bir de çocuğum olmuştu. 1924 yılıydı, artık ülkemiz özgürdü. Bir gün Beyoğlu’nda rastladım ona, oğlum yanımdaydı, beni görünce titredi, ceketini ilikledi ve saygı gösterdi. 

Vaktiniz varsa size bir çay ikram etmek isterim dedi, ben de olur dedim, bir büroya girdik, burası bir avukatlık bürosuydu ve kapıda onun adı yazıyordu, içeride yardımcıları çalışıyordu. Siz gerçekten avukat mısınız dedim?

Evet dedi, peki avukattınız da, neden cami önlerinde tabut taşıyordunuz diye sordum? Durdu başını öne eğdi, beni affedin dedi ve anlatmaya başladı.

İstanbul o günlerde işgal altındaydı, her tarafta İngiliz askerleri kaynıyordu, her şeyi didik didik arıyorlardı. Biz de Anadolu’ya milli kuvvetlere, ancak cenazelerin altına sakladığımız silahları, tabutlarda taşıyarak, kaçırıyorduk. 

Bu ülke için, hayati bir işti, bunu size o gün söyleyemezdim. Size olan sevgime rağmen bunu açıklayamazdım.

İşte bugün bu vatanı, canlarını ve aşklarını feda edebilenlere borçluyuz. 

Bugün 15 Temmuz’da da, isimsiz kahramanların aynı şekilde, canlarını, ailelerini çocuklarını feda ederek, kendi iradeleri ile durumdan vazife çıkararak, bütün duygularını ve hayat sermayelerini ortaya koyarak, aynı tepkiyi vermeleri, bütün dünyanın anlayamayacağı, bu millete özgü bir davranış şeklidir ve umulmadık şeyleri her an dünyaya karşı, tekrar gösterebilecek, bir millet olgusudur.

Tam bir yıl evvel, 15 Temmuz 2016’da bu toprakların evlatları, Türkü, Kürdü, Alevisi, Sünnisi, her görüşteki kesimden, küresel teröristlerin Fetö ile işbirliği yaparak, kalkıştığı darbeye karşı verdiği, onurlu direnişin, haysiyetli duruşu ile önlendi.

100 yıl evvel Çanakkale’yi geçemeyen haçlı zalim batı dünyasının, bugünkü işgalci çocukları tarafından, bu topraklar yeniden kuşatma altına alındı ve yeniden işgal edilmek istendi.

Senelerce İslam’ı bir maske olarak kullanan, kanı bozuk, satılmış, beyinleri kirada olan bu Fetö haydutları, milletin Meclisi’ne bomba olup yağdılar, şerefli milletin üzerine kahpece kurşun sıktılar, bu milletin iradesine haince saldırdılar, bu milletin evlatlarını acımasızca öldürdüler, bu millete ihanet ettiler. 

Şehit ailelerinin, ciğerlerindeki yangını söndürmek ve adaleti ilahiyi yerine getirmek için, yoğun bir şekilde milletimizden idam cezasının bir an evvel, çıkarılması istekleri vardır.

Ey Yüce Rabbimiz: Bu topraklara, bu toprakların evlatlarına düşmanlık edenlere, milletimizin istiklaline, ümmetin istikbaline, dinine, bayrağına, alçakça planlar yapan, batılı Haçlı zihniyetin hatırı için, bu milletin kanını döken kudurmuş katilleri, iki dünyada rezil et, tuzaklarını başlarına makus eyle,

Allah’ım 15 Temmuz gecesinde, canlarını verip, bu toprakları vermeyen, 249 vatan evladına, kanlarını verip bu topraklardan vazgeçmeyen 3000’e yakın Gazilerimize, iki dünyanın da en büyük şereflerini lütfeyle, bu şerefli millete yardım eyle, milletimizi küresel teröristlere ve Fetö’ye diz çöktürme, bu toprakların düşmanlarına fırsat verme.

Ya Rab bu ihaneti milletimizin uyanışına ve dirilişine vesile eyle, Ya Rabbi dostumuzu ve düşmanımızı anlama hususunda, bize feraset, idrak ve şuur ihsan eyle, yüzümüzü hakka, hakikate, İslam’a ve Kur’an’a çevirmeye muvaffak eyle.

Cuma günü saat: 20:45’te Akit Tv Perde Arkası programında görüşmek dileğiyle.

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle