FETÖ’nün üç stratejik darbe projesi
Keşke haklı çıkmasaydım; nisan ayı içerisinde, Cem Küçük bey ile yapmış olduğumuz bir çay sohbeti esnasında, ilgililere özellikle müsteşar seviyesindeki şahıslara, Fetö’nün askeriye içerisindeki uyuyan hücrelerin, 30 Ağustos’tan önce bir darbe girişiminde bulunabileceğini,
İkinci tehlikenin ise; siber bir saldırı ihtimalinin çok yüksek olduğu ve bu hususta yetişmiş örgüt elemanlarının ve ileri teknoloji kullanabilecek geniş kadro ağlarının olduğunu,
Üçüncü olarak ise; Fetö’nün yurtdışı lobi faaliyetleri, Ermeni diasporasından daha tehlikeli bir boyutta, 170 ülkede tehlikeli bir şekilde ilerlemekte olduğunu,
Bütün ülkeler de yapmış olduğu siyasi liderlerle yakın temaslar, aracılar vasıtasıyla verilen büyük miktardaki seçim kampanyalarına katılımlar ve para destekleri ile bu ülkelerin siyasetinde en üst düzey yöneticilere ulaşma faaliyetleri, açıkça bu ülkelerin içinde yapılanma ve sinsi bir örgütlenme olarak, hem o ülkeleri hem de bizi uluslararası ilişkilerimizi ciddi bir şekilde etkilemektedir.
ALİ HALİT ASLAN, FARUK DABAN GİBİ PEK ÇOK FETÖ TROLLERİ, HİLARY CLİNTON VE OBAMA İLE BEYAZ SARAY İÇERİSİNDE VE PEK ÇOK SİYASİ FALİYETLERDE, AÇIKÇA TEMASLARI SAĞLAMAKTA VE BOY BOY FOTOĞRAFLAR SERGİLEYEBİLMEKTEDİRLER.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, Ahmet Aslan, Siber saldırıların, 15 Temmuz’a yaklaşırken ve bu tarihten sonra yaklaşık iki buçuk misli arttığını söyledi.
4-5 bakan ile yapmış olduğu toplantı ve daha sonra, gazetecilerin sorularına cevap veren bakan, siber saldırıların, klimalardan da yapılabileceği, hakkın da haberler var. Önümüzdeki süreçte de, siber saldırıların her zaman ve her hasım ülke tarafından artabileceğini düşünüyorum dedi.
Bu hususta gerekli çalışmaları ve koordinasyonu yapmaktayız, özellikle bankalara, telefon santrallerine, finans merkezlerine, yapılabilecek siber saldırılardan endişe edilmektedir. Siber saldırılar dünyanın her yerinden yapılabiliyor.
Siber saldırılar için yapılan karşı mücadele teknikleri ve ayrılan bütçe, siber saldırıların açacağı zararlarla hiçbir şekilde kıyaslanamaz.
Her türlü çılgınlığı yapmaya hazır B,C,D planları olduğunu söylediğimiz, Fetö’ye karşı aynı zaman da yurtdışındaki, lobi ve diaspora faaliyetlerinin de çok yönlü dış kuşatma şeklinde, çevreden yapılabileceği ihtimalini de göz önüne alarak, Fetö’ye karşı sadece yurtiçinde yapılan operasyonlar değil,
Aynı miktarda ve aynı oranda yurtdışından gelebilecek, siber saldırılara ve lobi faaliyetlerine karşı da, büyük mücadele merkezleri ve stratejileri planları kurulması, topoğrafyası ve bir planlama merkezi ve kadroları oluşturulması gerekmektedir.
Tekrar tekrar dile getirdiğimiz, Fetö ile mücadele planını, bugün yine dile getiriyorum. Yeni bakanımız Süleyman Soylu’nun ve Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın, sadece Fetö’nün Türkiye içerisindeki mensuplarına yapılan operasyonlar değil, siber saldırılar, yurtdışı lobiler ayağı da, PKK ile olan ilişkileri ve diğer terör örgütleri ve diğer istihbarat örgütleri ile ilişkili olarak, yapabileceği beklenmedik çılgın projelerinin de olacağının, hesapları yapılmalı ve bir an evvel, FETÖ İLE MÜCADELE KOORDİNASYON MERKEZİNİN KURULMASI, YURTİÇİ VE YURTDIŞI ELEMANLARININ, ÖRGÜTÜ İYİ BİLEN KADROLAR TARAFINDAN, OLUŞTURULMASI ACİLEN ELE ALINMASI GEREKEN BİR HUSUSTUR.
F.Gülen 2006 yılında, ABD Başkanı Barack Obama ve Cumhuriyetçi Başkan olmak üzere adayların toplamına 1,5 milyon dolar değişik miktarlar da bağışta bulundukları ortaya çıktı ve belgelendi.
Seçimler sonrası, eyalet ve federal devlet yönetimin de ağırlıklarını artırmak isteyen Gülencilerin bu bağışlar için gerekli kaynağı nereden elde ettikleri apaçık belli.
Kurban himmetleri, işadamlarının destekleri, Gülen İmparatorluğu’nun Fetö’nün yurtdışı ayaklarındaki siyasileri, ele geçirme ve itibarını artırma hakimiyetini çoğaltma adına, bütün yurtdışındaki üst düzey yetkililere, hediyeler bağışlar ve aracılar vasıtasıyla, irtibatlar kurmak ve onları ele geçirmek, aynen Türkiye’deki gibi devam etmektedir.
DEVAMI YARINKİ YAZIMDA…


