--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fetö’nün diktatörlüğünü konuşamayanların referandumu eleştirmeye hakları yoktur

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Fetö’nün gayri meşru bütün metotları kullanarak, bütün kamu kuruluşlarını ele geçirip, devletin (erk) dediğimiz; yargı, yürütme yasama organlarını kullanmasını meşru görerek, sessiz kalıp eleştirmeyen, Diktatör Fetö’ye karşı sesini çıkaramayan, CHP, HDP yandaşları ve aydın geçinen pek çok batı kültür ve eğitiminin içerisinde yoğrulmuş yazarlar, Fetö’nün diktatörlüğüne karşı çıkması gerekirken, 

Devletin bütün kurumlarını ele geçirmiş olmanın, açık bir ihanet ve sahtekarlıklarını görüp, soru hırsızlıklarının, hak hırsızlarının, bir kelime yabancı dil bilmeden, profesör, doçent, doktor, olanların en üst makamlarda rektörler, dekanlar, olmasına karşılık hakkı olmayan, karakolda bekçi dahi olamayacak kimselerin, Emniyet Müdürlüğü yapacak noktalara getirilmesini eleştirmeyen, Fetö’nün imamlarının tayin ve tespiti ile kurulmuş örgütlenmeye karşı tepki koymayanlar, bugünkü halkın oylarıyla dört defa iktidar olmuş, AK Parti hükümetine ve yine halkın oyları ile Cumhuriyet tarihinde ilk defa sivil Cumhurbaşkanı olarak alınan %52 oyu bir türlü hazmedemeyenleri, çok merak ediyorum.

Fetö’nün bütün bu diktatörlük yapılanmasına ve dünyanın her tarafındaki devletleri de aynı şekilde ele geçirecek faaliyetlerle, hırsızlama yollarla işgal etmesine, nasıl razı olabiliyorlar!?

Bu hainlerin beslemelerinden biri olan, Önder Aytaç ve Şerif Ali Tekalan gibi yurtdışına kaçan ve haçlıların madalyalarını kalbinde ve alnında taşıyan, ağabeylerin ve vatan hainlerinin videosunu seyrettim.

Hâlâ daha Youtube’dan, Fetö’nün ruh ikizi gibi, Türkiye aleyhtarı olarak yayın yapan Önder Aytaç’a şunu soruyorum: T.C ve Tayyip Erdoğan’a yaptığı eleştirilerin, binde birini Fetö’nün yüzüne yapabilir mi?

Türkiye’de demokrasi olmadığını, hırsızlık, yolsuzlukla idare edildiğini anlatırken, keyifle şovmenlik yapıp kendisine bir misyon seçip, yeniden Fetö adına küçük finolardan biri olarak, büyüğün yanında havlamaya koro halinde devam ediyor.

Kendisinin dahi gayri meşru yollarla Polis Akademisi’ne girmesi, benim en yakından bildiğim bir husustur. Çünkü babası Aysal Aytaç’ın da, sahte bir yolla Fetö’nün kayırmasıyla, polis akademisine girdiğini biliyorum. 

Profesörlüğü bile sorgulanması gereken, bu sahte şovmen şu anda Fetö adına, 24 saat havlamaya devam ediyor.

Türkiye’yi karanlık bir ülke olarak antidemokratik ve diktatörya altında yönetildiğini ve Tayyip Erdoğan’ın durdurulmasını ve yok edilmesini, açıkça Youtube’da yayınlıyor.

Öncelikle bu vatan hainlerinin kendi ülkelerinin aleyhinde yaptıkları bu yayınlardan dolayı, kırmızı bültenle bir an evvel Fetö’nün istendiği gibi, bulunduğu ülkelerden istenmesi ve derhal getirilip yakalanması ve cezalandırılması gerekir.

Geçen ay ABD’de Teksas’ta sanki hiçbir rektör kalmamış gibi, rektör olarak atanan, bulunmadık hint kumaşı Şerif Ali Tekalan’a da soruyorum:

İslam dünyasını kana boyayan ABD’nin, rektörü olarak seçilmek bir onur mudur? Yoksa ülkesine ihanette kullanılmak için verilmiş bir rüşvet midir? 

Fetö’nün ve Şerif Ali’nin, Teksas’taki önemli bir camiye yapılan saldırı da şehit olan, sekiz kardeşimiz ve yaralanan Müslümanlar için, acaba olmayan vicdanları sızladı mı?

Acaba böyle bir saldırı Türkiye’de her hangi bir kiliseye veya havraya yapılsa, Fetö’nün açıklamaları ne olur du? ABD’nin cezalandırması nasıl olurdu?

Büyük Kıtmir Fetö’nün küçük Kıtmir hav hav kardeşleri olarak, vatanını terk edip zalim ve gaddar dünyayı kana boyayan, Müslümanlara kapısını kapatan, Müslümanları insan yerine koymayan, ABD’nin üniversitesinde rektör olmak, hiç mi kanına dokunmuyor? Annesini, babasını, hanımını ve çocuklarını tanıdığım Şerif Ali Tekalan’a soruyorum: Afyon Sandıklı’nın Ürküt Köyünde, sapasağlam tertemiz Anadolu insanının çocuğu olarak, o köyde misafir olmuştum.

Ve Ankara’daki evinde de, pek çok defa yamalı pijamalarımı giyip, kardeş gibi misafir olmuştum ve bir kardeş gibi bu vatana hizmet etmek için yola çıkmış olduğumuz, Şerif Ali’ye soruyorum?

Vatanına hizmet etmek için yola çıktı, bu ülkede profesör oldu, bu ülkenin ekmeğini yedikten sonra, niçin Teksas’ta Haçlı Vatikan ve Katolik kilisesinin, ekmeğini yemeğe başladı?

Dünyayı kana boyayan ABD’de rektörlük yapmak, oğlu Tarık’ı da, yine katil Esed’in Özel Kalem Müdürünün kızı ile evlendirmek, kanına hiç mi dokunmuyor?

Yoksa kalpleri ve ruhları taşlaşmış, Allah’ın suretlerini ve siretlerini değiştirdiği, vicdanlarını mühürlediği gruba mı dahil oldular. 

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle