--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fetö’nün baş avukatı Orhan Erdemli gibi pek çok bukalemun hâlâ işbaşında

Nurettin Veren
Nurettin Veren

En sonunda Fetö elebaşının 21 yıllık avukatı Orhan Erdemli, birkaç gün önce İstanbul’daki evinde gözaltına alındı. 

Bir teşkilatlanmanın veya bir akımın temel taşları ve felsefesi çok önemlidir. 

50 yıl öncesinden başlayarak kabuk değiştire değiştire günümüze kadar gelen ve 1996’da da açıkça ihanetini, NTV ve ATV’de Fetö’ye ait video kasetindeki, (devleti ele geçirin ihanet talimatını açıkça vererek) ve daha sonra, büyük bir canavar ve ejderha haline dönüşerek, dünyanın başına bela açan Fetö’nün, en önemli yapılanmasının organizatörleri olan, elebaşlarının üzerine gidilmelidir.

Eğer ağacı dipten kesmeyip dallarını budarsanız, daha çok gelişmesine ve büyümesine yardım etmiş olursunuz.

Bu vesileyle bütün ünitelerin gerçekten üzerine gidilmesi gereken imamlarını, sorumlularını, 2001 yılından itibaren 2016 yılına kadar tek tek isimlerini ve resimlerini, kitaplarımda yazarak ve bütün dergilerde, gazetelerde yaptığım röportajlarla ve televizyon programlarıyla deşifre etmeye çalışmama rağmen, maalesef 17-25 ve 15 Temmuz’a kadar yapılan operasyonlar ile az bir kısmının yakalanabilmesi mümkün olmuştu.

15 Temmuz’dan 6 ay sonra bir kısım önemli isimler teker teker yakalanmaya başladı.

İşte Orhan Erdemli de onlardan birisidir. 23 Mart 2011’de Ahmet Şık’ın İmamın Ordusu isimli kitap çalışmasına henüz baskıya girmeden, bilgisayarı üzerinden el konuldu.

Bu olaydan kısa bir süre önce, Fetö elebaşının para kasası ve baş elemanı olan Mustafa Özcan, Ahmet Şık’ın F. Gülen ile ilgili kitap çalışması yaptığını, bu kitabın baskısının ve dağıtımının önlenmesi için başvurulabilecek hukuki yolları araştırdı. 

O gün Mustafa Özcan avukatların abisi diye bahsettiği ve Kemal Bey dediği kişinin birazdan geleceğini, ona da bu bilgileri aktarmamızın iyi olacağını söyledi. Orhan Erdemli’nin, Kemal Bey dediği kişi gelmedi, birkaç gün sonra Savcı Zekeriya Öz tarafından yukarıda belirttiğimiz şekilde Ahmet Şık’ın bilgisayarındaki kitap hazırlığına el konuldu.

Burada ismi geçen Kemal Bey, F. Gülen’in yeğeni olan (esas adı Kevser olan), Samanyolu TV’de spikerlik yapan sahte isim kullanan Kemal Gülen’dir. (Avukatların abisi odur.) 

Orhan Erdemli, kendisini saklamak için Fetö’den olmadığını kamuoyuna aktarıyor. Erdemli’nin Fetö’nün adamı olduğunun belgelerini size aktarayım.

Güya Fetö ile alakası olmayan Orhan Erdemli, F.Gülen tarafından 1998 yılında Sema Eğitim öğretim İşletmeleri AŞ’nin icra avukatı olarak, Ali Coşkun’un hibe ettiği arsasına yapılan Coşkun Koleji’nde çocuklarım okurken, taksitlerini ödeyemeyecek duruma sokularak, özellikle cezalandırılmam ve kendisine minnettar olmak ve kapısına gitmemi sağlamak için, Orhan Erdemli’ye icra yapma talimatını vererek, benim üzerime gönderdi ve evime icra tebliğatı yollattı.

Ferah Mahallesinde bir gecekondu semtinde, oturduğum eve icra getirildiğinde, icra miktarı 950 lira asıl alacak, faiz miktarı 179 lira, temerrüt faizi oranı ise çok dikkat edin, % 85, dini bütün avukat ve dini bütün Fetullah’ın, Nurettin Veren’e 950 lira için yüzde 85 faiziyle birlikte evine icra göndermesi en merhametsiz faizcilerin, tefecilerin dahi yapamayacağı bir uygulamadır.

Devam ediyoruz; gölge gibi peşime taktığı bu avukat, aynı şekilde 2005 yılında, Yeni Gün Haber Ajansı basın yayıncılık anonim şirketine, Hikmet Çetinkaya ile yapacak olduğum 11 günlük röportajın, üçüncü gününde durdurma kararı ve tazminat davaları açarak peşimi bırakmadı.

Yine bu avukat, Vatan dergisinde, 2005’te yapmış olduğum Ali Kemal Erdem ile haftalık dergisindeki röportajımı aynı şekilde 15 bin liralık manevi tazminat davası açarak, F. Gülen adına saldırılarına devam etti.

Yine aynı Orhan Erdemli; Aydınlık dergisine, Avrasya Yayıncılık Matbaacılık Nurettin Veren’in röportajının durdurulması için 30 bin liralık manevi tazminat davası açarak, tamamen köşeye sıkıştırıp 2004 yılında dava açtı. 

Bir başka davada ise; Orhan Erdemli İstanbul Üçüncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Eko Yayıncılık adına röportajın ve yayının durdurulması için dava açtı. 

Tempo dergisinde 2007 yılında yapmış olduğum F.Gülen’le ilgili açıklamalarım ile ilgili tazminat davaları açmaya devam etti.

Ve son olarak Orhan Erdemli, 2014 yılında beni Gülen’e iftira ve hakaret ettiğimi beyan ederek, beni 2 yıl ceza talebi ile mahkûm etti. 

Şimdi F. Gülen’in bu kadar sadık avukatı ve has adamı olan Orhan Erdemli, bugün Türkiye devletinin başına en büyük bela ve musibeti açıp, darbe yapan, 17-25 ve 15 Temmuz’un baş sorumlusu olan, bu Fetö haininin 21 yıldır yaptığı ihanetlerini bile bile, benim açıklamalarımın kamuoyunda duyulmaması için davalar açan Orhan Erdemli, nasıl masum olduğunu iddia edebilir.

Eğer bu yapmış olduğum konuşmalar ve açıklamaların önü kesilmeseydi, Orhan Erdemli tarafından F. Gülen iş birlikteliğiyle bana davalar açılmasaydı, F. Gülen’in ihaneti ve komploları geniş dairede duyulacak ve belki de pek çok yerden bununla mücadele edecek olanlar, harekete geçebileceklerdi.

Eyyy basın özgürlüğünden bahsedenler, gazeteciliği vatanına ihanet etmek için kullananlara karşılık, gerçek gazetecilik yapan, canını ortaya koyan, benim gibi kimsenin hiçbir şey konuşmadığı ve cesaret edemediği bir dönemde, bütün Türkiye gazetelerinde ve dergilerinde yapmış olduğum röportajlar ve televizyon yayınları, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma özgürlüğünün önü kesilmesiyle, bu darbe zemini hazırlanmıştır.

Gerçekten gazetecilik yaptığını söyleyenler o gün için kulaklarını tıkadılar, gözlerini kapattılar, en önemlisi de bu kadar geniş yayın alanında F. Gülen’in ihanetini deşifre ettiğim halde, F. Gülen’in dizinin dibinde oturmayı tercih edenler ve gemi su almaya başladığını gördükten sonra ayrılanlar ne derecede masumdur.

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle