FETÖ ve PKK ile mücadelede yeni bir adım atma vakti
Fetö ve PKK ile mücadelede bildiğimiz klasik yöntemlerin dışında, yeni bir şeyler yapmak lazım. 40 yıldır uğraştığımız bu Fetö ve PKK ile yapılan bütün operasyonlara rağmen görülüyor ki, ardı arkası kesilmeyen örgüte yeni yeni elemanlar dahil olmakta ve gücünden çok şey kaybetmemektedirler.
Yapılan operasyonlar ve yapılan budamalar, dalların daha çok fışkırmasına sebep olmaktadır. İşin kurutulması için, yeni bir şeyler düşünmek ve yeni sistemler geliştirmek lazım.
BU VESİLE İLE YENİ BİR MÜCADELE STRATEJİSİNİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.
Fetö ve PKK ile mücadelede, devşirilen yeni elemanlarla ilgili katılımları önlemek için, kanun hükmünde kararname ile yapılacak, yeni bir kanun teklifiyle, 17-25 ve 15 Temmuz’dan sonra, PKK’ya ve Fetö’ye katılımda bulunanların veya Fetö ile ilişkisi olanların, yakın akrabaları, aile fertleri, bunları bildirmekle, devlete ihbar etmekle sorumlu tutulsunlar.
Çünkü sürekli yeni katılımlar ve yer altı faaliyetleri, PKK ve Fetö’ye taze kuvvet kazandırmaya devam ediyor. Yakınlarını ihbar etme yükümlülüğü ile bu katılımların önü kesilebilir.
Fetö ve PKK ile irtibatı olan ve Fetö tarafından şu anda yurtiçinde ve yurtdışı devletlerde görev yapmakta olan, oğlu, kızı, yakını, eyalet imamı, devlet imamı, vilayet imamı olanlar veyahut para toplayanlar, nerede olduğunu bildirmekle yükümlü ve bunu ihbar etmekle sorumlu tutulmalıdırlar.
Bu işi bu şekilde devlete yardım edecek bir tabanla birlikte yapmazsak, devletimizin, bunların nerede olduğunu ve ne yaptığını bilmesi bulması ve toplaması çok zor olacaktır. Tabanı bu mücadelede, devletin yanında olmaya, çağırıp dahil etmezsek, sadece kolluk kuvvetleri ve yargı yoluyla, bu sinsi Fetö ve sürekli dağa adam kaldıran ve onları kandıran PKK’nın kökünü kurutacak bir yola girmiş olamayız.
Gerçekten bu işin dışında kaldığını ve kendisinin bu işlerde taraf olmadığını söyleyenler, vicdan azabı çekenler, bu samimiyetlerini de belli etmeli; oğlu, kızı, akrabası bile olsa, devlete ve meclise bomba atan, tankları, uçakları, tüfekleri, milletine çeviren bu hainleri, evlatlıktan ve akrabalıktan, kardeşlikten reddederek, Devletine bildirmeleri lazımdır.
Bu Fetö’nün ve PKK’nın yeni güç kazanmasını, elbette ki büyük ölçüde önleyecektir ve geride kalanların da, çizgilerinin ve renklerinin ne olduğunu açıkça belli etmelerine onları zorlayacaktır.
Bu kadarlık bir gayrette bulunmayanlar ve onları saklayanlar da, tabii ki yardım ve yataklık yapmaktan dolayı sorumlu olacaklardır. Başkanlık meselesinden önce, PKK ve Fetö’ye karşı, idam yasasının çıkarılması, önemli bir adım olacağı şüphesizdir. Batının ve ABD’nin ikiyüzlü davranışından açıkça görüldüğü gibi, bizim düşmanlarımızı, bize karşı, ingilizanahtarı gibi kullandıkları ve işbirliği yaparak, onları bize karşı hücum ettirmeleri ve savunmaları gösteriyor ki, sadece yasal yollarla bu hainleri onlardan istemek, yeterli olmayacaktır.
İsmini verdiğim, canlı yayınlarda, tek tek fotoğraflarını göstermiş olduğum, bu örgütün beyin takımı dediğimiz, en önemli isimler ele geçirilmedikten sonra, Fetö ve PKK ile mücadelede, ayak takımının yakalanmasıyla ve tutuklanmaları ile bu iş durdurulamaz.
Adil Öksüz’den yine bin defa daha önemli, hatta en önemli olan, Fetö’den sonra ikinci isim olan Mustafa Özcan’ın ve Şerif Ali Tekalan’ın mutlaka durdurulması, bulunması ve Türkiye’ye getirilmesi lazım. Bunları isteyerek alamayız, bunları Türkiye’ye getirmenin mutlaka bir yolunu bulmalıyız.


