Fetö elemanları dağılmayı önlemek için açıkça faaliyetlerine devam ediyor
15 Temmuz darbe girişiminden sonra, 19 Ağustos 2016 tarihinde, Kudret Tartalacı diye çok önceden tanıdığım, Fetö’nün en önemli imamlarından, Kars’ta, Van’da toplanan yardımları organize eden ve orada imamlık yapan ve daha sonra, Kimse Yok Mu derneğinin Ankara temsilcisi olan şahıs yakalandı.
Eğitim Gönüllüleri Derneği vasıtasıyla, çeşitli illerde vaazlar verdiği öğrenilen ve hakkında arama kararı bulunan, Kudret Tartalacı, Fetö’nün kilit isimlerinden, pek çok işadamı, Bank Asya’nın Denizli şube müdürü, çıkarıldıkları Denizli Birinci Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
3 gün önce de, İzmir Aliağa Emniyeti tarafından, İzmir Bayraklı’daki evinde yakalanan, Mehmet Tabanca ismindeki örgütün 40 yıl öncesinden tanımış olduğum, çok önemli bir ismi bütün faaliyetlerini devam ettirmek üzere hiç çekinmeden, himmet toplantılarına ve sohbetlerine devam ederken yakalandı.
Mehmet Tabanca’nın bilgisayarında, Bylock ve Eagle programları yüklü olduğu tespit edilerek gözaltına alındı.
Gülen’in çok sevdiğim bir talebem dediği Mehmet Tabanca, Türkmenistan’da, Milli Eğitim Bakan yardımcılığı yapan Muammer Türkyılmaz ile birlikte, 1995 yılında, İzmir’den Türkmenistan’a gidip, Fetö’nün koordinasyonunda beraber çalıştılar.
Muammer Türkyılmaz, Türkmenistan’da Milli Eğitim bakan yardımcılığını yaparken, Mehmet Tabanca da Türkmenistan’a giden işadamlarını, devlet ile buluşturup, koordinesini sağlamak üzere, Türk, Türkmen işadamlarını koordine merkezinde ve örgüte himmet verecek, Türkmenistan’daki ihaleleri organize edecek, işadamları bürosunun başında görev yaptı. Tabii bu organize edilen işlerden, belli paylar alınarak, Fetö’ye aktarıldı.
Mehmet Tabanca, Türkmenistan’dan, ABD’ye gidip, Fetö’nün yanında bir müddet kaldı. Değişik yerlerde gezen ağabey olarak dolaştı, daha sonra Türkiye’ye gelip, işadamları ile himmet toplantılarına ve sohbetlere, ağabey durumunda görevine devam etti.
Bu değerlendirmelerim şunun içindir; 17-25 ve 15 Temmuz’dan sonra bile, hiçbir şey olmamış gibi, örgüt aynı hızla, aynı kararlılıkla, aynı taktik ve metotlarla yoluna devam etmektedir.
Hiçbir şekilde pişmanlık, dağılma ve geri çekilme şeklinde bir hareket görülmemektedir. Bu kadar kararlı ve ısrarlı olan bu örgüte karşı, acaba polisiye operasyonlar, yargısal çalışmalar, yeterli olabilecek mi?
Şu ana kadar, Fetö’ye ait olduğu veya ilişki içersinde olduğu tespit edilen, takibe alınan, 20.000 şirketten 507’si, TMSF’ye aktarıldı.
Bunun aktif büyüklüğü 30 milyar, Öz kaynakları 15 milyar liraya dayandı, ciroları 10 milyar lirayı aşan bu şirketlerin, takriben 30 bin kişi civarında çalışanı olduğu da tespit edildi.
Şimdi ise 2016 itibariyle, Fetö’ye yardım ettiği tespit edilen, 19.500 şirket daha halihazırda mevcut ve takipte, bu kadar kararlı sinsi bir rakibe karşı alınan tedbirler, attığımız adımlar, yapılan takipler ve tutuklamalar acaba yeterli mi?
Bir de buna, uluslararası kullanıldığı anlaşılan lobiler, özellikle şüpheli para hareketlerinin devam ettiği şirketlerin, ayrıca yurtiçi ve yurtdışında değişik isimler altında, eğitim, sosyal yardım, kültür vakfı şeklindeki ayaklarının da katılmış olduğu düşünülür ise, acaba yapılacak işlerin koordinasyonu, bu derece çaplı mekanizmalara karşı yeterli midir?
İlgililerin bu hususta özel eğitim alarak, Fetö’ye karşı ihtisas sahibi olmaları ve bu yapının istihbarat, Maliye, Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ile 7/24 çalışacak, bir Koordinasyon Merkezi içerisinde, kesintisiz özel bir müsteşarlık şeklinde, irtibat içinde olmaları gerekmektedir.
Cuma günü yapmış olduğumuz, Akit Televizyonundaki, Nurettin Veren ile Perde Arkası programında, Fetö’nün şimdiki birinci adamı olan, Mehmet Ali Şengül’ün kendi anlatımıyla, 1 ayda, 5 ülke dolaştığını ve himmet toplantıları yaptığını canlı yayında vermiştik.
Fetö’nün dünya çapında, böyle 300 kişilik gezen imamlar heyeti, kesintisiz bir hızla, örgüte eleman devşirmeye profesyonelce devam ediyor.
Bu kararlılıkla çalışan örgüte karşı, devletimizin de, profesyonelce yapılanmalar ile mücadele etmesi gerektiğini düşünüyorum.


