FETÖ çetesinin kumpaslarına düşen mağdurları kurtarmak gerekir
Dünyada eşi emsali görülmedik, yargı, yürütme, yasama; kara, deniz hava kuvvetleri içerisindeki yapılanmalar ile yıllar öncesinden başlayıp, Adanmış Ruhlar diyerek aklını, beynini, ruhlarını satın aldığı ve narkozladığı elemanları ile dünyada eşi benzeri olmayan bir mafya teşkilatı olan Fetö, irtibata geçmiş olduğu bütün işadamlarıyla, önce onlardan yardım isteyerek, okul, talebeye burs, yurt, hastane diyerek, onları işin içerisine çekip, onlara bu ilişkilerinden sonra, Dünyanın değişik yerlerindeki ihaleleri sunup, güvenlerini iyice kazandıktan sonra, içlerine iyice girerek irtibatlarında, hukuki boşluklarını, mali hatalarını tespit edip, korktukları hususlarda yargı ayağını, maliye ayağını, kullanarak şantajlar yapıp, onları daha çok kendine bağımlı ve sığınacak hale getirip, açıklarını onlara karşı kullanarak, örgütün artık ayrılmaz bir parçası ve kölesi haline getirmekte fevkalade ustadırlar.
BU TUZAĞA DÜŞMEYEN İŞADAMI VE SİYASETÇİ ÇOK AZDIR.
Fetö ile temas eden her türlü işadamının ve siyasetçinin bu tarz bir çekincesi ve korkusu vardır.
Fetö tarafından bu şirketlere ve o büyük işadamlarına karşı bu çekinceleri ve korkuları kullanılır.
KISACASI FETÖ’YE DOKUNAN YANAR.
Fetö’nün Türkiye’nin her tarafında, değişik isimler altında, 50’şer, 100’er kişilik tasarlanmış kulüpler halinde çalışan kurulmuş hukuk büroları vardır.
Bu hukuk büroları tıpkı bir kulüp ve lokal görüntüsü vererek, gizli karargahlar halinde çalışırlar.
Yargı içerisinde, maliye ile irtibatlı olarak, işadamları ve siyasetçiler tespit edilerek, kumpaslar kurulur, senaryolar yazılır, nasıl hareket edileceği planlanır ve daha sonra sinsice uygulanır.
Fetö tarafından, Akit gazetesinin bir yetkilisine 789, Sayın Cumhurbaşkanımıza 300’e yakın, pek çok gazeteciye de, 50-100 civarında davalar açıldığını düşünürsek, Fetö’nün yargıyı nasıl bir silah gibi ustaca ve sinsice kullandığını, insanları kıpırdayamaz hale getirdiğini, maliye, vakıflar genel müdürlüğü, SSK ve diğer kamu kuruluşlarında da yapılanmaları göz önüne alınırsa, insanları nasıl köşeye sıkıştırıp şantajla istediklerini yaptırdıklarını görmek çok açıktır.
Bu derece kamu kurumlarındaki örgütlü kadroları ile organize bir şekilde insanları yıldırıp çaresiz hale getirdikten sonra, her istediğini yaptıran;
FETÖ’NÜN BU GÖRÜNMEZ SİLAHI VE ÖRGÜTÜ, PEK ÇOK İŞADAMINI CANINDAN BEZDİRMİŞ VE ONUN YANINA SIĞINMA VE DİZ ÇÖKME MECBURİYETİNDE BIRAKMIŞTIR.
Şimdi açıktan açığa Zekeriya Öz, Osman Karakuş, Fikret Seçen, Celal Kara, Kozanlı Ömer, Murat Karabulut, Ahmet Kara, Mustafa Özcan, Necdet İçel, (F.Gülen’in kardeşi Mesih Gülen aynı zamanda Osman Karakuş’un da dünürüdür), MİT imamı, maliye imamı, bölge imamları, yurtdışına kaçan imamların koordine ettiği,
YARGIDAN VE KAMU KURULUŞLARINDAN, FETÖ’CÜLÜKTEN DOLAYI HAPSE ATILAN BU ÖRGÜT ÜYELERİNİN, ALMIŞ OLDUKLARI MAHKEME KARARLARI ELBETTEKİ GEÇERSİZDİR.
Mağdur edilmiş pek çok insanın HÜKMÜ OLMAYAN bu mahkemelerden dolayı, almış olduğu cezalardan kurtarılması ve YENİDEN İADE-İ MAHKEME ile bu kumpasların bozulması lazımdır.
Fetö tarafından mağdur edilmiş olmasına rağmen, pek çok insanın ülkesini terk etmeden kaçmayarak, Fetö’nün hain savcılarının ve hakimlerinin gazabına uğrayan bu insanların, sesini duymak ve onları muhatap alarak, tekrar yargı yolu açılmalıdır.
FETÖ’NÜN KUMPASLARI İLE HARAÇ ALMAK İÇİN, DÜNYANIN EN BÜYÜK MAFYASI HALİNE GELEN, FETÖ’CÜLERİN ELİNDEN BU MAĞDUR İNSANLARI KURTARMAK GEREKİR.


