Et ve kemiğin, çelik ve demire galibiyetini bütün dünya gördü
Bayram gününe denk gelen bu yazımda ne yazayım diye düşünürken; “15 Temmuz gecesi Türkiye’de ne oldu?” diye bir muhasebe yapma ihtiyacını hissettim.
İmanlı sinelerdeki;
ET VE KEMİĞİN, ÇELİK VE DEMİRE GALİBİYETİNİ GÖRDÜM.
Amerikan yandaşlığı, zalim ve gaddar batı dünyasına sığınan, münafık ruhlu, dini maske olarak kullanan satılmış ruhlarla, saf ve temiz Anadolu insanının çarpışmasında; âli ruhların, Çanakkale ervahının, bu ülkenin ekmeğini yiyip, suyunu içip, vatanına, milletine ihanet yapanlara karşı, açıkça destek verdiğini benim gördüğüm gibi bütün dünya da hayretle gördü.
ULUSLARARASI MÜNASEBETLERDE, HAK VE ADALET, İNSANİ VE AHLAKİ DEĞERLER DÜŞÜNÜLMEZ, SADECE ULUSAL ÇIKARLAR VARDIR. SÖZÜNÜ AÇIKÇA İFADE EDEN ABD’NİN VE AB DÜNYASININ, BATI AHLAKININ NASIL İSLAM COĞRAFYASINI SADECE VE SADECE EKENOMİK ÇIKARLARI ADINA, KAN REVAN İÇİNDE BIRAKIP, KADIN, ÇOCUK, YAŞLI DEMEDEN PARAMPARÇA ETTİĞİNİ, ÜÇ MİLYON İNSANIN TÜRKİYE’YE SIĞINIP BU BAYRAM GÜNÜNÜ, KAMPLARDA VE ÇADIRLARDA, EVİNDEN YURDUNDAN UZAK, GEÇİRDİĞİNİ DÜŞÜNÜRKEN,
Bu kadar sıkıntılar içerisinde, Türk halkının ve Türk devletinin yine de 15 milyar dolar harcayarak, bu kardeşlerinin bütün sıkıntılarını 3-4 yıldır göğüslemeye çalışmasını, 15 Temmuz darbesini önlemede büyük bir sadaka ve büyük bir iyilik yapmasından, KAZANILAN RIZA-İ İLAHİ ADINA DEFEDİLDİĞİNİ, ALLAH’IN İNAYETİ İLE KORUNDUĞUMUZU DÜŞÜNDÜM.
Hasım dünyanın dahi, itiraf edip kendi elleriyle perişan ettikleri bu insanlara karşı, Türkiye’nin iyilikle mukabele etmesi, milyonlarca insanı bağrına basıp ülkesinde misafir etmesi, eğer zerre miktar, dünya milletlerinin vicdanında bir insaf ve merhamet kalmışsa, planlayarak yaptıkları bu kadar büyük kötülüklere karşı, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN böyle bir iyilikle mukabele etmesi, dünya kamuoyunda takdirle karşılanmalıdır.
Bütün bunlar, Türkiye Devletine ve milletine de çok büyük bereketler kazanmaya vesile olmuştur.
Hele hele ABD’ye sığınıp, sırça kuleleri içerisinde oturan, doktorunu, tiyatrocusunu, dişçisini, masajcısını, Türkiye’den getiren, sırtını Haçlı dünyasına dayayan, kendi sapkın hezeyanlarını, uydurduğu Müslümanlık felsefesini, yandaşlarına ve kiliselere pazarlamaya çalışan;
Etrafındaki zavallıları da, vatanından, bayrağından, anne-babasından, hicret yalanıyla kandırarak, dünyanın değişik yerlerine büyük hizmet yapıyorsunuz deyip, kendi sapkın fikirlerini onların eliyle dünyanın her tarafına kanser hücresi gibi yaymaya çalışan bu insanın oyunlarını, Allah, 15 Temmuz’da bozmuş ve bütün dünyaya ve bütün onun etrafında giden safderun insanlara, açıkça göstermiş ve rezil rüsva etmiştir.
Bütün itibarını ve güvenilirliğini kaybetmiş, maskesi düşmüştür.
KUVVET HAKTA, HAK KUVVETTE DEĞİLDİR.
Prensibine göre kuvvetlinin yanında yer almak, zenginliği ve zenginleri bir ölçü alarak kendine yoldaş ve dost edinmek, kesinlikle zalimliğe zulme ortak olmak demektir. Kibir ve gururla, doğup büyüdüğü ve kendisine en büyük hizmetler yapma fırsatı veren, ilkokulu bitirmemiş biri olmasına rağmen bütün hükümetlerin kendisine din adamı olarak hocaefendi unvanını verdiği, devletine ve milletine karşı ihanet edip onu beğenmeyip, ülkesinden çıkıp gitmek, ABD vatandaşlığına geçmek,
EKMEK YEDİĞİ KABA TÜKÜRMEK KADAR ÇİRKİN BİR NANKÖRLÜKTÜR VE KESİNLİKLE İZAH EDEMEYECEĞİ VE KENDİSİNİN DE VİCDANINI KANATAN İHANETTİR.
Küçük bir hoca, fakir bir insan olarak, ülkesinde mütevazı hizmetleriyle vatanına, Kur’an’ına, İslam’a bağlı, devleti ile omuz omuza yürüyen insanlar yetiştirmek varken, münafık ve kâfirlere yandaş olmak, hizmetin mütevazı İZMİR BOZYAKA YURDU’ndan, çıkıp, onların maşası olmak üzere ABD’ye koşup gitmek, yandaşlarını da, devletine, ailesine, milletine, ihanet eder insanlar haline getirerek, dünyalarını ve ahiretlerini perişan etmek, TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN BİR GÜNAHTIR.
Büyük işlere gönlünü kaptırmak, büyüklük ve gurur hastalığına tutulmak, bela ve musibetlerin en büyüğüdür.
Taraftarlarına da aynı bencillik, kendini beğenmişlik duygusunu aşılamak ve başkalarını küçük görme, HERKESİ BATMIŞ, BİTMİŞ GÖRMEK, KENDİ YAPTIKLARINDAN YÜZDE YÜZ EMİN OLMAK, BATMIŞ VE BİTMİŞLİĞİN EN AÇIK ALAMETİDİR.
Gülen ve etrafındaki yandaşları, zalimin, zenginlerin ve dünyayı sömürenlerin yanında yer almayı tercih etmişlerdir. Bu tercihi yüce mizanda, Rabbimize karşı nasıl izah edebilirler.
Efendimizin örnek ahlakı, mazlumların fakirlerin ve ezilmişlerin yanında yer almak, gaddarlar, şeddatlar, firavunlara ve nemrutlara karşı dik durmaktır. Örgüt haline getirdiği tertemiz vatan evlatlarını kandırırken, kendisine şu soruyu sormak gerekmez mi???
Niçin ABD vatandaşı olmak ve niçin ABD’de ikamet etmek ve ABD’nin eliyle bütün dünyaya hükmetmeye çalışmak???
ÜZÜLEREK GÖRÜYORUM Kİ; MÜSLÜMANLARIN BAYRAMINA LAVROV VE KERRY’NİN BAYRAMIN BİRİNCİ GÜNÜ, KENDİ SİLAHLI EŞKİYALARINA ATEŞKES EMRİ VERDİĞİ İÇİN BAYRAMDA KAN DÖKÜLMEYECEK.
DEMEK Kİ, DAHA ÖNCE AKAN KAN ONLARIN EMRİ İLE BAŞLAMIŞ.
KENDİ BAYRAMLARIMIZI, KENDİ KAZANDIĞIMIZ ÖZGÜRLÜĞÜMÜZLE VE HUZURUMUZLA TAYİN EDEBİLECEĞİMİZ BAYRAMLAR OLMASINI, YÜCE RABBİMİZDEN NİYAZ EDERİM.
BÜTÜN İSLAM ALEMİ’NİN BU MÜBAREK KURBAN BAYRAMI’NI EN İÇTEN DUALARIMLA KUTLARIM.


