Esas dokunulması gereken FETÖ’nün ihanet tabakası
Akit gazetesinin yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu bey 07-04-2018 tarihli köşe yazısında, FETÖ’nün şu an Danimarka’da olan, uzun yıllar Zaman gazetesinin temsilciliğini yapan Hasan Cücük’ün itiraflarını ve öz eleştirilerini gündeme getirmişti.
Örgüt mensuplarının geçmiş yıllarda her ferdinin gördüğü bu gibi suiistimaller ve ihanetler olmasına rağmen, itaat düşüncesi ve korku sebebi ile sessiz kalanları, bugünlerde öz eleştiri yapmaya başladı.
O dönemde fikir beyan edip tehlikeli devlet ve siyaset işlerine girmemeyi söyleyerek karşı çıkanların hepsi devre dışı bırakıldı ve FETÖ tarafından uzaklaştırıldı. Askeriyeyi, mülkiyeyi, Emniyeti ve yargıyı ele geçirin dediği gizli toplantısında, benim de muhalefet ettiğim ve parasal işlerdeki yolsuzlukların ve ihtimallerin durdurulması için itiraz ettiğim ve aforoz edildiğim gibi.
FETÖ’nün el yazısı ile yazmış olduğu, kimsenin benimle görüşmemesi, el altından da işimin bitirilmesi manasındaki mektubuyla, Türkiye genelinde duyuruldu. (Kitabımda bu belge mevcuttur.)
İlk hizmet prensiplerine ait görev taksimi, kriminal laboratuvar da incelenmesi için İzmir terörle mücadele bürosuna orijinal metin olarak, yemin metni ile birlikte vermiştim. Hizmetin prensipleri içerisinde sadece eğitim, hayır, talebe ile meşgul olmak, siyasete ve ticarete kesinlikle girmemek, maddi işlere bulaşmamak talimatları yazılıydı.
Aylık yapılan toplantılara sadece çekirdek kadrodaki 14 kişi ile bölge imamları katılırdı. Bu toplantılarda yapılan suiistimaller, zamanla ortaya çıkmaya başladı. Şehir imamlarının toplanan paraları, bu şehrin esnafından ağabeylerine teslim edip, ağabeyler tarafından kullanması ile birtakım yolsuzluklar ortaya çıkıyordu. Talebeye verilmek üzere toplanan aylık burslar, öğretmen maaşları ve giderler toplu halde abiye teslim ediliyor, bu esnaf ağabey onu kendi ticaretinde işletiyor, daha sonra aydan aya bu toplanan parayı geriye ödüyordu.
Fakat pek çok ilde iflas edenler veya parayı alıp da geriye ödeyemeyenler vardı. Aylık toplantılarda FETO’ya sunmak üzere bir gün öncesinden hazırlanacak olan ruznameden önce ortaya çıkınca, bu hususun ne yapılacağı konuşulmaya başlandı. (1990-95) yılları arasında, bu suiistimaller konuşulmaya başlanınca, bir gün sonra FETO ile yapılacak toplantıda, sunulacak ruznameye bunların yazılmaması için, güya FETO’nun üzülmemesi istendiğinden dolayı bu açıkların üstü, İsmail Büyükçelebi ve Mehmet Ali Şengül tarafından paylaştırılarak kapatılırdı.
İlk başlarda bu suiistimallerin üstünün örtülmesi ile başlayan, raydan çıkma her hususta devam etti. Görev taksimindeki bütün prensipler altüst oldu. Bu hususta FETO’ya karşı bile takıyye yapmayı ve suiistimal yapmayı görünce, o günkü toplantıya gelenlerin hepsine, bu işin böyle yürümeyeceğini, burada suiistimale açık bir sistem olduğunu, bu toplanan paraların hepsinin bir resmi hesapta kayıt altına alınması gerektiğini teklif ettim ve bu teklifi FETO’ya da söyledim.
FETO’nun Altunizade Fem’deki kendi odasının karşısında ilaçlarını ve yemeğini yapan Cevdet Türkyolu’nun yattığı odada çekyatın altında, çuvallar dolusu çekler ve senetlerin olduğunu gördüğüm için, bunların burada olması suiistimale daha açık, kontrolsüz ve kayıtdışı bu kağıtların bir şekilde çalınabileceğini söyledim. Bunun üzerine Asya Finans kuruldu ve paralar burada toplandı.
Asya Finans çok az bir zaman sonra, daha önce iflas etmiş ve kredi alması mümkün olmayan Tahsin Tekoğlu tarafından ele geçirildi ve Asya Finans bir anda Bank Asya oldu. Bank Asya’nın yönetimi tamamen Tahsin Tekoğlu’nun eline geçti. Genel müdür olarak Ünal Kabaca getirildi. Nasıl oluyordu da iflas etmiş bir kişiye, 74 milyon civarında Eximbank tarafından bir kredi çıkarılabiliyordu? Bu çıkan kredi Vakıfbank’a taksitler halinde yatarken, Tahsin Tekoğlu bu taksitleri Bank Asya’ya yönlendirdi.
FETO bu konudan o kadar memnun ve mutlu oldu ki, örgüte daha önce iflas etmiş birisi olarak katılan Tahsin Tekoğlu, bir anda örgütünün bir numaralı adamı haline gelip, FETO’nun has adamı oldu.
Tahsin Tekoğlu darbe sonrası Vatan Caddesi mali şube tarafından ifadesi alınmış, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından 2 defa yakalanıp serbest bırakılmıştır. Şu an hâlâ İstanbul’da olup işlerine devam etmektedir. İlgili savcıların kamuoyunun kafasını karıştıran üst düzey bu FETÖ’cü Tahsin Tekoğlu’nun ve bunun gibilerin üzerine gitmemesi ve serbest kalması, kamu vicdanını acıtmakta ve adalet anlayışına gölge düşürmektedir.
Kimdir Tahsin Tekoğlu: Işık sigorta yönetim kurulu başkanı, Bank Asya yönetim kurulu başkanlığı gibi çok önemli kurumların başında ve bütün parasal kurumlarda FETÖ’nün danışmanlığı yaptığı halde, kim ve kimler tarafından dokunulmazlık zırhı içerisindedir?
Bank Asya’ya çok küçük mevduatlar yatırdığı için FETÖ’cülükten yatan ve içeride olan kandırılmış ticaret ve dua tabakasındakiler varken, 136 bin TL Bank Asya’dan çekip oğlunun hesabından Güney Afrika’ya gönderen yönetim kurulu başkanı Tahsin Tekoğlu dokunulmaz değildir.
Örgüt mensupları kendi içlerinde bu konuyu özeleştiri yapmalıdır. Devletimizin içerisinde de bu gibi hadiselerde koruyup kollayanlar, aynı şekilde vicdanlarıyla baş başa özeleştiri yapmalıdır.
FETÖ’nün aslını, özünü, taktiklerini ve stratejisini bilmeden, hikayesini ve başlangıcından itibaren geçirdiği safhaları anlamadan, bu örgütün çökmesi ve bitirilmesi mümkün değildir.


