--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eğitimin esas amacı, düşünme ve karar verme yeteneğini geliştirmek olmalıdır

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Onlar ayaktayken otururken ve yanları üzerine yatarken, Allah’ı anarlar göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler.

Rabbimiz bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız, bizi ateş azabından koru derler. (Ali İmran suresi, 191. ayet) 

Kur’an bizi ciddi konular üzerinde düşünmeye davet ediyor. Gayri ciddi tamamen eğlenceye yönelik maleyani boş şeylerle, meşgul olmaktan men ediyor.

Hedefsiz ve gayesiz bir neslin, ne kendisine, ne ailesine, ne vatanına, ne de milletine faydası olmaz, hayatı sadece eğlence ve boş vakit geçirmekten ibaret sanan bir nesil, elbette ki tamamen çürümüş, kokuşmuş çevresine zarar saçmaktan başka hiçbir işe yaramayan, zehir zemberek bir malzeme haline döner.

Ayvanın çürüğü bir işe yarasa da, tereyağın bozulmuşu zehir olur. İnsan her hususta kendi adına karar verir ve her hususta kendi geleceğini düşünmek, araştırmak ve doğruyu bulmak mecburiyetindedir.

BU YÜZDEN EĞİTİMİN ESAS AMACI, KARAR VERME YETENEĞİNİ GELİŞTİRMEK OLMALIDIR. Kur’an-ı Kerim›de pek çok Ayet-i Kerime de (KALİLEM MA TEZEKKERUN) yani ne az düşünüyorsunuz veya niçin bakmıyorsunuz, niye akıl etmiyorsunuz, manasında pek çok ayetler vardır.

Bir Ayet-i Kerime’de de; (Lİ KAVMİN YETEFEKKERUN) bu kitap bir düşündürme kitabıdır veyahut düşünenler için gönderilmiş bir kitabtır manaları ifade edilmektedir. 

HAYATIMIZDA, YAPTIĞIMIZ TERCİHLERİN TOPLAMIDIR. Sabah gözümüzü açtığımızdan itibaren, her dakika bir tercih yapmak zorundayız, olaylara bakarken, hadiseleri tahlil ederken, hangi istikamete gitmeye ve ne yapmaya karar verirken, bir tercih yapmak durumundayız.

İşe nereden başlayacağımızı düşünürken, hedefimizi belirlerken, hangi safta ve nerede nasıl duracağımızı düşünürken, hep bir tercih yapmak durumu ile karşı karşıyayız. Bu tercihlerdeki zamanlama ve isabet durumuna göre, başarılı ve başarısız oluruz.

Bazı insanlar hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan yaşamak isterler, öyle insanlar rüzgarın önündeki bir yaprak gibi, sürüklenip çöplerin arasına savrulur giderler. 

70-80 senelik bir cesedin içerisine öyle bir ruh sıkıştırılmış ki, sonsuzluktan başka hiçbir şeye razı olmaz, ebedi mutlu olmak ister, cesedin bütün ihtiyaçlarına arzularını ve şehvetlerine cevap vermek için var gücüyle çalışan insan; sonsuzluk arzusuyla yanıp tutuşan ruhunun, istek ve feryatlarına kulağını tıkar, onun feryatlarını kesinlikle duymazdan gelir. Böyle bir insanın hiçbir şekilde tatmin olması ve mutlu olması mümkün değildir. 

Adeta okyanuslarda yüzen bir balinanın, bir havuzda yüzdürülmesi gibi bir zulümdür, insan ruhu sonsuzluk ve ebedi mutluluk ile yaşamak ve sahibini tanımak arzusundadır. 

Ona yakın olmak ve ona ulaşmak için çırpınıp durmakta iken, bunu 80-90 senelik mutlulukla doldurmaya çalışmak, imkansızı zorlamak demektir.

Üstad Bediüzzaman’ın; insan ruhunun feryadını ifade eden, şu güzel mısralarını aktarıyorum.

FANİYİM FANİ OLANI İSTEMEM, ACİZİM ACİZ OLANI İSTEMEM, RUHUMU RAHMAN’A TESLİM EYLEDİM GAYRİ İSTEMEM, 

İSTERİM BİR YARİ BAKİ İSTERİM, ZERREYİM FAKAT BİR ŞEMS-İ SERMET İSTERİM, 

HİÇ ENDER HİÇİM, FAKAT BÜTÜN MEVCUDATI BİRDEN İSTERİM. 

İşte insan ruhunun duygusunu ve ruhunun, sonsuzluk arzusunu en iyi ifade eden bir dörtlük.

Siyasi hükümetlerin, yönetimlerin asli görevleri, yaşam standartlarını, ekonomik standartlarını yükseltmek olduğu kadar, halkların manevi ruhi seviyelerini de yükseltecek, kalbi ve duygusal hayatlarını da geliştirecek, eğitim sistemlerini kurmaktır.

Değişik tarikatların veya sapkın akımların değer yargılarından, nesillerin korunması da, hükümetlerin ve iktidarların ekonomiden,  siyasi başarılarından, daha önemli ve daha mühim bir görevdir. 

Zira son yaşamış olduğumuz, 15 Temmuz darbe hareketi gösterdi ki, kalpleri ve ruhları doğru İslam ve Kur›an›ın doğru anlatılması ile eğitilmemiş nesiller, sapkın insanların elinde alet olursa, kendi ülkelerine, kendi ailelerine de, zehir zemberek zararlar verecek hale dönüşebilirler.

Öyleyse yaptığımız yollar, köprüler, havalimanları ve tüneller kadar, nesillerimizin hayırlı ellerde, vatan, millet, bayrak, din-devlet ve anne-baba hukuku hususunda, doğru bir eğitim almaları için nesillerimize ve insanımızın manevi hayatına yatırımlar yapmak da o nispette önemlidir.

Dış dünyanın, özellikle dijital, sanal ve internet yollarıyla, nesillerin beyinlerini ve kalplerini delik deşik etmelerine fırsat vermemek, önleyici tedbirler almak ve onları bu yolla, ele geçirmek isteyenlere karşı yeni metotlar üreterek, korumak ve kaptırmamaktır. 

Zira korktuğumuz şeyin üzerine giderek, mücadele yapılabilir, yoksa sadece bir şeyi yasaklamak değil, bilakis yapma dediğimiz şeyin, karşısına yapılabilecek alternatifi koyarak, neslimizi korumamız lazımdır.

Yani çocuklarımıza ve gençlerimize, onu yapma, bunu yapma diyerek değil, onu yapma, onun yerine şunu yap diyerek, hayır’a yönlendirmemiz gerekmektedir.

Bu yöntem ile ancak nesillerimizi korumak ve başkalarına alet olma hususunda, önlemek mecburiyetindeyiz.

HER CUMA SAAT: 20:45’TE AKİT TV’DE, NURETTİN VEREN İLE PERDE ARKASI PROGRAMINDA GÖRÜŞMEK ÜMİDİYLE.

ALLAH’IN SELAMI, BEREKETİ, HEP ÜZERİMİZE OLSUN İNŞALLAH.

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle