--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CNNTÜRK televizyonundaki dehşet açıklamalar, pek çok kimseyi uykusuz bıraktı

Nurettin Veren
Nurettin Veren

2001 yılından beri, medya yoluyla FETÖ’ye karşı yapmakta olduğum mücadelemin sonunda çok az etkili olabildim, çok az kimsenin ilgisini çekebildim.  

FETÖ’ye karşı söylemek istediğim şeyleri, yazabileceğim ve konuşabileceğim gazete ve televizyon bulamadım.  

Gülen’in 20 yıl öncesinden yapmış olduğu, bütün kamu kuruluşlarındaki örgütlenme ve kuşatma hareketi, medyada da önümü kesti ve karşıma çıktı. Benimle konuşabilecek bir gazeteci ve bir televizyon kanalı olmayınca, internet sayfamdan yayın yapmaya başladım. 

Fakat onun da önü kesildi, bir çok kez internet sayfam hacklendi, sayfayı yapan şirket, cemaatten yapılan baskıyla ve yeni iş vaatleri ile saf değiştirerek cemaat tarafına geçti. Artık onların talimat ve emirlerini yerine getiren sadık bir Gülen elemanıydı. 

Aladdin Kaya ile her ay görüşüp, talimatlar alıp bilgiler iletmekteydi. Diğer bir taraftan da, sinsice AK Parti’nin içine sızarak, Bülent Gedikli ile olan arkadaşlığını kullanıp AK Parti’nin en önemli e-devlet projelerini kurup yönetme işini aldı. AK Parti’nin bütün milletvekillerine elektronik hizmet vermek üzere, haberleşme ve kontör temin etme işlerini alarak en mahrem bilgileri ele geçirdi. Büyük menfaatler elde ederek holdingleşti. 

Ben yeniden internet sayfası açabilmek için, kendi adıma alabileceğim bütün isim hakları cemaat tarafından bloke edilerek satın alınmış olduğunu gördüm ve uzun bir zaman ismim satın alındığı için yeni internet sayfası açamadım. 

En sonunda, sadece Ulusal Kanal program yapma teklifinde bulundu ve konuşma fırsatı verdi. Doğruları geniş kitlelere anlatabilmek için, bu imkânı değerlendirmek üzere programlara başladım. Ulusal Kanal’da 50’ye yakın program yaptım. 

Bu FETÖ’nün nasıl bir Frankeştayn yetiştirmeye başladığını, masum görüntünün arkasında, tamamen zombiler ve mankurtlar yetiştirmeye dönüştüğünü, tam bir eksen kayması olduğunu, yakın bir gelecekte, devlet gemisinin dibini delecek büyük tehlike olduğunu anlatmaya çalıştım. 

Bu arada pek çok suikast girişimleri, tehditler, baskılar, iftiralar ile kumpaslara maruz kaldım. Yapılan sahte dosyalar ile bütün işlerim, evim, arabam, haczedildi. 

Yaşama şartlarım o kadar ağırlaştı ki; 10 yıl kadar adressiz kaçak, cemaat baskısından saklanarak yaşamak zorunda kaldım. 

AYDINLIK DERGİSİ, 2000’E DOĞRU, TEMPO, NOKTA GİBİ HAFTALIK DERGİLERDE, bana yapılan suikastları, iftiraları, icraları, anlattıysam da, araştırmacı gazeteci olduğunu söyleyenler gözlerinin önündeki bu kadar açık beyanlarla hiçbir şekilde sorgulamadılar, görmek istemediler. Basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü diyenler o gün hiç ortalıkta yoklardı. 

 SADECE 2004 YILINDA BELÇİKA DEVLET TELEVİZYONU TÜRKİYE’YE GELEREK, İSTANBUL PERA PALAS OTELİNDE 2 GÜN SÜREN UZUN BİR ÇEKİM GERÇEKLERŞTİRDİ VE BU YAPILANMAYI SORGULAMA GEREĞİ DUYDU. 

BEN BU TELEVİZYON YETKİLİLERİNE, NİÇİN BU KONUYLA İLGİLENDİKLERİNİ, TÜRKİYE’DE BU KADAR İLGİ OLMAMASINA RAĞMEN, ONLARIN NEDEN BU KADAR ÖNEMSEDİĞİNİ SORDUM. ONLAR DA, BELÇİKA’DAKİ TÜRKLERİN BU ÖRGÜTÜN MENSUPLARI OLABİLECEĞİ ENDİŞESİYLE ARAŞTIRMA YAPTIKLARINI VE KENDİLERİ İÇİN BİR TEHLİKE OLUP OLMADIĞINI, ÖĞRENMEK ÜZERE GELDİKLERİNİ SÖYLEDİLER. 

Türkiye’de ise bu meseleler ve açıklamalarım, ihbarlarım hiç ciddiye alınmadı.  

FETÖ efsunu ve narkozlamasıyla, devletin içerisine yerleştirilmiş olan kriptolar, bu işin üst kademelere iletilmesinin önünü kestiler ve beni itibarsızlaştırmaya ve karalama kampanyalarıyla her türlü durdurmada başarılı oldular. 

Merkez medya sahip çıkmadığından yayınlarımız sınırlı kitlelere ulaşabildi. Daha sonra Tuncay Özkan’ın sahibi olduğu Kanaltürk’ten bir program teklifi gelince,  

BUGÜN CNN TÜRK KANALINDA YAPTIĞIM GİBİ, İLGİLİLERİN DİKKATİNİ ÇEKMEK VE BÜYÜK KİTLELERİ BU FETÖ’YE KARŞI UYANDIRMAK İÇİN, BÜTÜN AÇIKLIĞIYLA BAZI KİMSELERİN, KIRILIP GÜCENMESİNİ VEYA YIPRANMASINI ÇOK HESABA KATMADAN, DEVLETİMİZİN VE MİLLETİMİZİN HAYATİYETİ VE KURTULUŞU ADINA, ÇEKİNMEDEN AÇIKLADIM. 

Çok da hayırlı, bereketli ve ilgi çekici oldu. 

CNN TÜRK KANALIN DA, 6 SAAT YAPTIĞIMIZ BU PROGRAM, TÜRKİYE’DE BİRİNCİ SIRADA, DÜNYADA 4. SIRADA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ. 

Yoğun istek üzerine, belki de ilk defa CNN TÜRK kanalı ertesi gün aynı saatte programı tekrar yayınladı.  

2006 yılında Tuncay Özkan’ın Kanaltürk televizyonunda, bütün açıklığıyla o güne kadar söylenmemiş veya söylenip de duyulmamış şeyleri anlatmaya karar vermiştim ve bu fırsatı iyi değerlendirmek üzere programa başlamadan önce bir duyuruda bulundum. 

DEVAMI YARINKİ YAZIMDA

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle