--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Cemaat olma şuuru ve örgütlü toplum olma vakti geldi

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Ali İmran suresi 102. ayeti: EY İMAN EDENLER ALLAH’TAN KORKULMASI GEREKTİĞİ GİBİ KORKUN VE SİZLER ANCAK MÜSLÜMANLAR OLARAK ÖLÜN. 

Bu ayeti kerimenin düşündürdüğü şey; Ayet’i Kerimenin başında ey iman edenler dedikten sonra, tekrar hakiki Müslümanlar olarak ölün, denmesi İslami yaşantıda, çok dikkatli olmak, derin birer Müslüman olmaya çağırmak içindir. Müslümanların İslam ahlakını, sosyal hayatta uygulamalarına dikkat çekmek içindir. Sakın ola ki ölüm sizi Müslümanlıkta gaflete düştüğünüz zamanlarda yakalamasın. Peygamberimizin hayatı boyunca namazları cemaatle kılması ve kıldırması cuma ve bayram namazlarına iştirak etmesi, hastalandığı zaman da bile, Hz. Ebu Bekir’in arkasında cemaate iştirak etmesi konusu, cemaatin İslam’daki yerini göstermesi bakımından çok önemlidir. Beş vakit namazdaki birliktelik cemaat olmanın en az olan kısmıdır. Asgari bir araya gelmektir.

HAYATIN BÜTÜN KESİMİNDE, YAŞAM BOYU BİR ARAYA GELMEYE GAYRET ETMEK VE BÜTÜN İŞLERİNİ MEŞVERET VE ŞÛRA İLE YAPMAK HUSUSUNDA, TOPLANAN KİTLEYE CEMAAT DENİR. ÖRGÜTLÜ VE ŞUURLU SOSYAL TOPLUM HAREKETLERİNİN ESAS ADIDIR CEMAAT.

Cemaat şuurlu bir birlikteliktir, kuru kalabalık yani CEMADAT topluluğu değildir. Onların aralarındaki bağ iman bağıdır, soy, hemşerilik, ırk, kabile, hizip ya da vatandaşlık, hele hele, çıkar beraberliği hiç değildir. Müslümanlar bulundukları yerde küçük küçük cemaat olsalar bile, hepsi aynı özelliği taşırlar.

MÜMİNLER BİRBİRLERİNİN KARDEŞİDİRLER VE BİRBİRLERİNE ÖYLE BAKMALIDIRLAR.

Cemaat ruhunu diri tutmazlarsa, cemaat olmanın avantajlarını ve nimetlerini elden kaçırırlar. Sürü haline gelirler, sürüleri güden çobanlar da her zaman bulunur.

Cemaat kişisel kabiliyetleri, kazanımları, sosyal hayatta değerlendirmek, cemaat atmosferini zenginleştirmek ve derinleştirmek ve bir arada güç kazanmak için yakalanmış bir fırsattır, maddi, manevi, her türlü bereketin adıdır. Velayetin, Vahdetin, Uhuvvetin, Rahmetin, birleştiği ortak noktadır. İslam›ı pratik hayatta uygulamanın zeminidir. Müminleri bir arada tutan tutkal ve birbirine perçinlenmiş kurşunla birbirine bağlanmış bir duvar gibi güçlü hale getirmenin misyonudur. Dünya tarihinde emsali görülmemiş uygulama, asrı saadette, Mekkeliler ile Medineliler arasındaki hakiki kardeşlik uygulamalarıdır. Hiçbir ütopyada dahi bu kadar ileri bir kardeşlik uygulamaları yaşanmamıştır.

Bugün Müminler bu kardeşlik şuurunu, Ensar ve Muhacir arasındaki bağ gibi, uyguladıkları nispette, cihan hâkimiyetine doğru yürümüş olacaklardır. Topla, tüfekle, güçle, kuvvetle yapılacak en büyük başarılar dahi, birbirine hakiki kardeş gibi sarılan, Ensar ve Muhacir gibi bir topluluk meydana getirmeden, eksik kalacaktır. Şûra Suresi 38 ve 39’da şöyle beyan ediliyor; Onların işleri, aralarında Şûra ve danışma iledir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan da sarf ederler, bir haksızlığa uğradıklarında, üstün gelmek için aralarında yardımlaşırlar.

Müminlerin işlerini ortaklaşa yapmaları, yardımlaşmaları, güç ve kuvvet meydana getirmeleri emredilmiştir. 

(YİNE İÇİNİZDEN HAYRA ÇAĞIRAN İYİLİĞİ EMREDEN, KÖTÜLÜKTEN MEN EDEN, BİR TOPLULUK BULUNSUN, İŞTE KURTULUŞA EREN ONLARDIR. Ali İmran 104)

Yine bir hadisi Şerif’te Enes Bin Malik’e (RA) Resûlullah (SAV) buyurdu ki: HİÇ BİRİNİZ KENDİSİ İÇİN ARZU ETTİĞİNİ, KARDEŞİ İÇİN DE ARZU ETMEDİKÇE İMAN ETMİŞ OLAMAZSINIZ. Müslim; 

Bugün İslam dünyasındaki bölünme ve parçalanmanın ana sebeplerinden bazıları, hatta en önemlileri şunlardır.

Bir: Hiçbir grup İslam’ı sadece kendisinin temsil edebileceği iddiasında bulunmamalıdır.

İki: Hiçbir Mümin kendisini diğer Müslümanların sıkıntılarından ilgisiz ve alakasız soyutlayarak tribünlerden seyirci olarak seyredemez. Yanlışların düzeltilmesi için onlarla temas etmesi ve onların yardımına koşması lazımdır.

Üç: Herkesi kendi grubuna ve liderine biat etmeye davet etmek, hidayet ve kurtuluş, sadece bizim grubun ve fırkanın içerisindedir demek, cemaatleşmeye değil, daha çok bölünme ve vuruşmaya götürecektir. İslam ümmeti olmak, yalnızca bir teoriden ibaret değil, aynı zamanda bir vakıa ve bir uygulamadır.

BUGÜN İSLAM ÜMMETİ OLMAK YOLUNDA, ÜMMETİ MUHAMMED’E İLAHİ BEREKET ESİNTİLERİ, BİR ÇIKIŞ YOLU, AÇILDIĞI GÖRÜLMEKTEDİR. YÜCE RABBİMİZ BU FIRSATLARI EN İYİ ŞEKİLDE DEĞERLENDİRMEYE MUAFFAK EYLESİN.

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle