--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

ABD ve FETÖ’nün yanlış ortak hesapları

Nurettin Veren
Nurettin Veren

Bugün doğu ve güneydoğuda Suriye’nin parçalanması ve Irak’taki yakılıp yıkılmış bütün harap olmuş şehirlerin, altyapıları ve binaları tamamen yerle bir edildikten sonra, önce oradaki kangren edilmiş ve yıkılmış medeniyetler ve kan revan olmuş kadın, çoluk, çocuk, yaşlı, genç nesiller ve arkasından, oraya uzatılacak olan yardım elleri ve yardım konvoyları, ABD’nin ve AB’nin yeni uyduları ve kolonileri ve arka bahçeleri, öldürülmüş ve yok edilmiş büyük kitlelerin yerine, sömürecekleri yeni nesiller, kullanacakları yeni köleler, 

İŞTE BU OYUN TEKRAR TEKRAR HER YERDE AYNI ŞABLON OLARAK HİÇ DEĞİŞTİRİLMEYE İHTİYAÇ DUYULMADAN, TEREDDÜTSÜZ BİR ŞEKİLDE ABD VE AB TARAFINDAN UYGULANMAKTADIR.

Ne acıdır ki bu ateş ve kan çemberini kırabilecek ve dur diyebilecek bir yapılanma fırsatı, İslam dünyasında 200 yıla yakın bir zamandır yakalanamamıştır.

Başkaldıran lider bir kadro ve bir devlet ortaya çıkamamıştır. Belki böyle bir  zaman ve zemin ilk defa önümüze şimdi çıkmıştır ve onları telaşlandıran da bu hâdisedir.

Yani kendilerine rahatlıkla köle yapacakları, zincir taktıkları, esir topluluklar ve devletler, bir başkaldırı ve isyan hareketi ile onların inisiyatifinden ve yönetiminden çıkmak istemeleri, onları en çok evhamlandırmıştır.

Bugün açık açık üçüncü dünya harbinin içerisinde bulunmaktayız. Bunun bilinci içerisinde hareket ederek, başta İslam dünyası, Asya, Afrika, Uzakdoğu, Yakındoğu Müslüman milletleri olarak, 1.7 milyar nüfusu ile zalim ve gaddar ABD ve AB’ye karşı  batı ve Hıristiyan, Haçlı seferine karşı, birlik ve beraberlik olmak mecburiyetindedir.

Türkiye’nin yeni dönem de İslam konferansı başkanlığı yapması bu fırsatı değerlendirme açısından, mükemmel bir tevafuktur. 

Obama’nın yılsonunda kullanım tarihinin bitmesi yaklaştıkça yapmış olduğu itirafları, açıkça doğu ve Asya ülkelerine gözdağı vermek ve onları köle olmaya razı etmek için meydan okumaları ve korkutmaları giderayak bağlı bulunduğu efendilerine, son görevlerini yerine getirmektedir. 

Görevdeyken Laos’u ziyaret eden ilk başkan olan Obama, ABD’nin 1964’ten, 1973’e kadar bu ülkeye, 2 milyon ton bomba attığını dünya kamuoyuna ilan etti.

ÖZÜRÜ KABAHATİNDEN BÜYÜK, ABD Başkanı Barack Obama, Vietnam Savaşı’nda ABD ordusunun Laos’taki sığınakları bombaladığını, ancak bunun çok az Amerikalı tarafından bilindiğini söyledi.

Gerçekten bu bilgi dünya kamuoyunda da çok dile gelmiş bir husus değildi. Görevdeyken Laos’u ziyaret eden ilk ABD başkanı olan Obama, Laos’a yardım etmesinin ABD’nin, AHLAKİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ OLDUĞUNU SÖYLİYEREK (hangi ahlaki ölçüleri varsa) stratejik önemi olan bu ülke ile ilişkileri yeniden canlandırma sözü verdi.

Bunları söylerken herhalde yeniden işgali altında tutabilmek için oraları canlandırmak ve bir açık pazar haline getirmek ve bir sömürü alanı ve bir kolonisi olarak ele geçirmek adına bunları söylemiş olmalı.

Güneydoğu, Asya ülkeleri Birliği Asia 2016 liderler zirvesi için Laos’un başkenti VİENTİANE’ye giden Obama, binden fazla öğrenci, işadamı ve yetkiliye seslendi. Konuşmasında buradaki tarihimize bakarak,

(LAOS’UN toparlanmasını, ABD’nin ahlaki sorumluluğu olduğuna inanıyorum dedi.) 

ABD’nin Laos’a atmış olduğu iki milyon ton bombayı kabul eden, Obama Laos halkından özür dilemedi. Ancak savaş sonrasında, yaşanan hatıraları anımsatarak, 

SEBEP NE OLURSA OLSUN, NİYETLERİMİZ NE OLURSA OLSUN, SAVAŞ ÇOK BÜYÜK ACILAR VEREREK, ÇOK BÜYÜK BEDEL ÖDETİYOR DİYE KONUŞTU.

Obama pozisyonumuz daha güçlü ve bir Pasifik ülkesi olarak burada kalıcı olduğumuz mesajını verdik dedi. Laos Asya’nın en fakir üyesi, yaklaşık altı buçuk milyon nüfusa sahip, Demokratik Halk Cumhuriyeti, en düşük nüfusa sahip ülke konumunda, denize kıyısı bulunmayan 236 bin 800 kilometrekarelik alana sahip Laos, geçen yıl yüzde 7 BÜYÜME HIZIYLA BİRLİK ÜYELERİ ARASINDA BÜYÜME ORANI EN YÜKSEK ÜLKE OLMUŞTUR.

ABD tarihinde bugün neredeyse, bir dipnot olarak kalan kirli savaşın, hatıraları aradan yarım asır geçse de, Laos hâlâ canlılığını koruyor. Vietnam savaşı sürerken, ABD ordusu 19 Mayıs 1964’te Laos’un Güney semalarına keşif uçakları göndermeye başlamış ve bu tarihin en büyük bombardımanından birinin başlangıcı olmuştur.

Merkezi ABD’de bulunan sivil toplum kuruluşu, savaş kurallarına göre, milyonlarca misket bombası parçası, özellikle Laos’un doğusundaki topraklarında hâlâ büyük risk oluşturuyor. Her yıl çoğunluğu orada yaşayan çocukların oluşturduğu, ortalama 100 kişi hâlâ etkisiz hale getirilmiş, mühimmatın kurbanı oluyor, kollarını, bacaklarını, hayatlarını kaybediyor.

Kirli savaşın hatırası bölgedeki pansiyon ve restoranlar da yaşıyor, savaşı anımsatan isimler taşıyan kimi mekanlar, savaş gereçleriyle dekore edilmiş. ABD 2008 yılından itibaren, bu cephane kalıntılarını temizlenmesi ve kurbanlara yardım edilmesi için de olsa, her yıl iki milyon dolar bağış yapıyor.

ABD yönetimi yakın zamanda bu miktarı arttırma sözü vermişti. Önce fakir fukara ve dilenci haline getirip daha sonra sadaka verdiğini söyleyerek, özrü kabahatinden büyük bu edepsizliğini, bütün dünyaya alay edercesine ilan ediyor.

Acaba 2 milyon ton bomba attığı için verdiği paranın binde birini, bu ülkeyi harap etmeden önce verseydi, bu bombaları temizlemek için verdiği sadakadan bin kat daha hayırlı bir iş yapmış olmaz mıydı? Tehlike teşkil eden 80 milyon misket bomba parçasının, LAOS’UN güneyinde temizlenmesinin, en az 20 yıl daha alabileceği ifade ediliyor.

Daha önce de Hiroşima ziyaretinde görevli başkan olarak yaptığı Anıt Mezarın ve atom bombası felaketinin müzesini ziyaret ederken, 250 bin civarındaki insanın ölümüne sebep olan ABD’nin zalimliği ve gaddarlığına karşı özür dilemeyeceğini, SADECE ESKİ DÜŞMANLARIN BİLE ZAMAN İÇERİSİNDE, GÜÇLÜ MÜTTEFİKLERE DÖNÜŞEBİLECEĞİNİN BİR GÖSTERGESİ DİYE BASINA KONUŞTU.

Obama giderayak, mazlum ve mağdur ülkelere karşı, onları tekrar boyunduruk altına almak için yapmış olduğu, gözdağı verme seremonileri ve diplomatik gezileriyle ABD’ye biat etmelerini ve korku, sadakat içerisinde kalmalarının sinyallerini ve mesajlarını vererek, efendilerine son görevlerini ifade etmektedir. 

“ABD YERYÜZÜ GEMİSİNİN KAPTANIDIR, BUNU KABUL ETMEK LAZIM” DİYEN GÜLEN İLE  SÖYLEMLER BİRBİRİNE NE KADAR BENZEŞİYOR.

Yeryüzü gemisinin ve Kainat gemisinin sahibi, Rabbül Alem’in ve Kahhar Zülcelal olan Allah’tır. 

Korktuğu ve sığındığı güçlerin yerle bir olduğunu gördüğü zaman, bütün Firavunlar tıpkı 15 Temmuz’da hiç beklenmedik bir hadisenin, bütün dünyanın gözleri önünde ve Fetö’nün hesaplarına rağmen, Kainat gemisinin ve hadiselerin gerçek yöneticisinin, hesap sahibi olan Allah olduğunu görmüş oldular.

 

Nurettin Veren Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle