• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Özcan
Mustafa Özcan
TÜM YAZILARI

Petrol ve İsrail lâneti!

30 Eylül 2014


Mustafa Özcan İletişim: [email protected]

Son sıralarda etrafta yine bir şehir efsanesi dolaşıyor. Ya da birileri bunu pazarlıyor. ABD Ortadoğu petrollerinden vazgeçmiş! Ortadoğu petrollerine bağımlılığı azalmış. Kaya petrolü rezervleri nedeniyle petrol zenginliğinde Rusya’yı bile geride bırakmış. Bunlar eskilerin deyimiyle türrehat kabilinden ifadeler. Yenilerin deyimiyle de şehir efsanesi! Geçenlerde Filistin asıllı Münir Şefik bu meseleyi yazdı ve ABD’nin bu meselede bir algı operasyonu yürüttüğünü ve Ortadoğu petrollerine ihtiyacı kalmadığı propagandası yaptığını yazdı. Böylece bölgeye askeri ve siyasi müdahalelerinin ana gerekçelerinden birisini gizlemiş, karatmış olacak, bu sayede Müslümanlar da öfkelerini daha kolay yutacaklar. Beyaz Saray’a tensip ettikleri siyah oğlanı Hüseyin diye bize pazarlamaları gibi. Askeri müdahalelerini sevimli ve insani gösterebilecekler! ‘ABD büyük biraderimiz, bizim için çalışıyor’ kanaatine varacağız! Uyandırmayın kerizi (budalayı) deyiminde olduğu gibi kerizi biraz daha uyutacaklar. Müslümanların bölgede yaşadığı çifte kavrulmanın nedenlerinden birisi petrol diğeri de İsrail. Bin Ladin’i takip etmekle görevlendirilen CIA ekibin başında bulunan CIA uzmanlarından Michael Scheuer yaraya parmak basıyor ve Ortadoğu’da savaşların nedeninin Amerikan askeri müdahaleleri olduğunu ifade etmiştir. Bunu da iki meseleye irca etmiştir. Petrol ve İsrail. Bunun çözümünü de gösteriyor ve teklif ediyor. Petrolden ve İsrail’den vazgeçmek. Daha doğrusu petrol konusunda kendi kendine yeterli hale gelmek ve Arap tiranlarıyla, zorbalarıyla bağları koparmak. Teklifinin ikinci şıkkında ise İsrail’i kendi haline bırakmak ve İsrail devletiyle bütün bağları kesmek var.

İslamcıların 11 Eylül saldırılarından ders çıkardıklarını ve ABD’ye kendi topraklarında meydan okumak yerine bölgede mindere çekmek ve burada icabına bakmak istediklerini düşünüyor. Bir iki gazeteci cinayeti üzerinden tehevvüre kapılan ve bölgeye yeniden dönen ABD’nin aslında tuzağa çekildiğini ve muhakkak kaybedeceği bir savaşa sürüklendiğini ifade ediyor. CIA ve Bin Ladin uzmanı Michael Scheuer ABD’nin bu savaşı kazanma ihtimali olmadığını ve bu sürecin üç dört başkan eskittiğini hatırlatıyor. Baba Bush, Clinton, oğul Bush kara oğlan Obama dönemlerinde girişilen savaşların kazanılamadığını ifade etmektedir. Bu bana Abbasi döneminde Mutezile tezini benimseyen dört halifeyi hatırlattı. Memun, Mehdi, Mutasım ve Vasık, Mutezile tezini resmi olarak benimseyen ve dayatan halifelerdir. Bu dönem mihne-çile dönemi olarak anılmış bazı muhaddisler kırbaçlanmış bazıları da idam edilmiştir. O zaman siyasal İslamcılık yerine halku’l Kur’an meselesi vardır. Mütevekkil iktidara gelince bu siyaseti terk etmiştir. ABD de İslamcılar ve İsrail karşısında politikalarında kökten değiştirecek bir Mütevekkil aranıyor. Yahut er geç İslamcılar icabına bakacak!

Michael Scheuer tek bir seçenekle Amerikalıların bu savaşı kazanabileceklerini bunun da atom bombası kullanmak olduğunu ifade ediyor. Doğrudan nükleer silah kullanmadan bu harbi kazanamayacaklarını öngörüyor. ABD’nin İslamcılara karşı nükleer silah kullanması da bir seçenek değil. Bunun mümkün olmadığını ifade ediyor. Buna mukabil İslamcılara altın bir fırsat verildiğini; SSCB’den sonra 70’li yılların silahlarıyla ABD’yi de dize getirdikleri kanaatine varmalarının sağlandığını ifade etmektedir. Küfür devam eder ama zulüm devam etmez. İsrail’i himaye eden zulüm mekanizması sonunda kırılacaktır. İsrail’le birlikte dünya düzeni de İslamcılar tarafından tarihin çöplüğüne atılacaktır. 

ABD karaya inmiyor ama havada savaşı kazanabilecek midir? Karada kim savaşırsa savaşsın; Amerikan dostu yapıların; vekalet savaşçılarının da kaybetmeleri mukadderdir. Böylece ABD sadece kendisi kaybetmeyecek ayrıca bölgesel vekilleri de kaybedecektir. Küçük Bush’un iddia ettiği gibi İslamcılar ABD veya hayat tarzıyla değil siyasetiyle yani zalim boyutuyla savaşıyorlar. Michael Scheuer böyle düşünüyor. Yanılıyor mu? Bilakis gerçeği ifade ediyor. İslamcılar, namusu kalmayan dünyanın ve hamamın namusunu savunuyorlar. Onlar kahramanı kalmayan dünyanın tek kahramanları. Obama 60 ülkeyi değil bütün dünyayı da arkasına alsa kaybedeceği bir savaşa girmiştir. Michael Scheuer bizim çarpıkların söyleyemediği doğruları söylüyor: ABD olarak biz, sözde ılımlı özde diktatör Arap Sünni rejimleriyle birlikte Şam, Bağdat ve Tahran’da iktidar koltuklarına tünemiş menfur Şii diktatörleri iktidarda tutuyor ve İsrail’in önünü açıyor ve düşmanlarını temizliyoruz (http://non-intervention.com/).

Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsınlar çıplak gerçek budur.

Çözüm neymiş: ABD’nin bölgeyi terk etmesi, petrolü sahiplerine; İsrail’i de Allah’ın kullarının şefkatli ellerine bırakması. Gözü arkada kalmayacaktır!

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23