• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Özcan
Mustafa Özcan
TÜM YAZILARI

İlmi değil fikri sapma

18 Kasım 2014


Mustafa Özcan İletişim: [email protected]

Bizden sayılan bazı kimselerin Amerikan kıtasını veya kıtalarını Müslümanların keşfini reddetmeleri somut bir mesele olmaktan ziyade psikolojik bir meseledir. Hakikat ile algı arasında kalmışların algıyı tercihleridir. Zira bu redde kompleks yatmakta ve barınmaktadır. Bu ihtimalin peşinen reddedilmesi bir güvensizlik meselesidir. Kitlesel olarak medeni cesaretten yoksun olmanın göstergesidir. Peki, bu pısırıklığın arkasında ne yatıyor? Abdullah Gül bir defasında ‘yenilmiş medeniyetin çocuklarıyız’ demişti.  Bunu medeniyetin yenilmesi değil dinlenmesi olarak değerlendirmek daha doğru olur. Şarj ve deşarj olma durumudur. Müslümanlar 14 yüzyıllık tarihlerinde 10 yüzyılı açık ara ile kapatmışlardır. Sadece iki dilimlik dört yüzyıllık bir fetret veya rehavet tarihi vardır. Bundan dolayı İslam medeniyetinin yenildiğini söylemek büyük bir gaflet ve ötesinde cürettir. İslam medeniyeti yenilmese bile böyle hissedenler vardır. Bunlara özür dilemeciler (apologetics) denmektedir. Pısırıklar. Bu psikoloji içinde olanlar kendilerini inkar etmekte ve reddi mirasta bulunmaktadırlar. Bu algı ile sadece günümüzde değil tarihte de yenildiklerini varsaymakta, tarihi üstünlüklerini ret ve inkar etmektedirler. Sosyolog olmasına rağmen İbni Haldun bu psikolojiyi iyi analiz etmiş ve mağlupların galipleri taklit ettiklerini ifade etmiştir.  Mesele afakta değil enfüsi bir makamdadır. Psikolojiktir. Pesimist/bedbin adam her şeyi karanlık ve kötü görür. Bu ruh haline Kafkavari/ kafkaesk denmektedir.

İnkar, ilmi değil fikri bir meseledir. Tedavisi de ilmi değil fikridir. Bu da yeniden şahsiyet kazanmakla mümkündür. Şahsiyet kazandıktan sonra da insan kaybettiği özgüvenini yeniden toparlayabilir, kazanabilir. Bediüzzaman bu hususta şunları ifade etmektedir: “Keza nazar ile niyet mahiyet-i eşyayı tağyir eder’. Dolayısıyla bu mesele afaki bir mesele değil zihni bir meseledir. Ontolojik değil tamamen psikolojiktir. Dışarıda olmayan içeride olan bir keyfiyettir. Bediüzzaman bir başka yerde bu ruh halini şöyle analiz eder: “Evet, herkes kâinatı kendi aynasıyla görür. Cenâb-ı Hak, insanı kâinat için bir mikyas, bir mizan suretinde yaratmıştır. Her insan için, bu âlemden hususî bir âlem vermiş; o âlemin rengini, o insanın itikad-ı kalbîsine göre gösteriyor. Meselâ, gayet meyus ve matemli olarak ağlayan bir insan, mevcudatı ağlar ve meyus suretinde görür. Gayet sürurlu ve neşeli, müjdeli ve kemâl-i neşesinden gülen bir adam, kâinatı neşeli, güler gördüğü gibi; mütefekkirâne ve ciddî bir surette ibadet ve tesbih eden adam, mevcudatın hakikaten mevcut ve muhakkak olan ibadet ve tesbihatlarını bir derece keşfeder ve görür. Gafletle veya inkârla ibadeti terk eden adam, mevcudatı, hakikat-i kemâlâtına tamamıyla zıt ve muhalif ve hata bir surette tevehhüm eder ve mânen onların hukukuna tecavüz eder.”

Mesele ilmi bir mesele olsaydı peşine düşerler veya en azından bu konunun otoritelerine kulak verirlerdi. Bu meselenin şu anda dünyadaki en büyük otoritelerinden birisi Fuat Sezgin hocadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının akabinde sıcağı sıcağına bu gerçeği tasdik etmiştir. Eserlerinde bu keşiflere dair verilere yer verdiğini ifade ediyor.  Prof. Sezgin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Amerika kıtasına Kristof Kolomb’dan önce Müslüman denizcilerin ulaştığı” açıklaması ile ilgili olarak, “Bunu yazdım, fakat bugüne kadar milletimden tek seda bana gelmedi. Bunun teessürü içindeyim. Ben bunlarla sizi harekete geçirmek istiyorum. Allah size bir hayat vermiş fakat bunu iyi kullanmıyorsunuz. Bunu iyi kullanmanız için heyecanı vermek istiyorum. Kitapta yazılan her şey doğrudur. Gelecek zamanlarda bunların müdafaasını yapmaya kendinizi hazırlayınız” diyerek cevaplamıştır.

Erdoğan’a kızdıklarından bu tespitle alakalı olarak dudak bükenler, Uğur Mumcu’nun bir tespitinin kapsamına giriyorlar. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak. Colombcular bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş güruhtur. Kendini inkar başkalarını ispat mesleğini bırakmalıyız. Taklitten kurtulmalıyız. Kendimiz olmadan düzlüğe çıkamayız. Komik ve gülünç olanlar Colomb tezini reddeden değil bilgi sahibi olmadan bunu kabul edenlerdir. Kendimizi, en azından atalarımızı hafife alma ve inkar bataklığından kurtulmalıyız. Mağluplar galiplere, pısırıklar da fodullara çalışır. 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23