Mustafa Kemal’in istediği vali Samsun’a İngiliz gemisiyle gitmiş
Mustafa Kemal’in istediği vali Samsun’a İngiliz gemisiyle gitmiş
MUSTAFA ARMAĞAN
İnkılap tarihlerimiz kevgir gibi. Üzerinde su tutmuyor, tutması da mümkün değil zaten.
Aradan bir asırdan fazla zaman geçti, hâlâ temel soruları cevaplayamayan bir tarih, ‘tarih’ hüviyetini kazanabilir mi?
Mesela Bandırma vapuru neden kayıptı?
Milli Mücadele’yi başlatan vapurun ismini ezberlettiler ama neden zaferden sonra kimse ona ilgi göstermemiş ve tek bir kare fotoğrafını dahi almak ihtiyacını duymamıştı?
Gemi ortada yok, öyleyse bir ressama çizdirdikleri resimdeki gibi çakma bir Bandırma vapuru yapıp millete gezdirelim!
İyi de Bandırma vapuru jilet yapılmadan önce hepimize ismini ezberleten bu devlet neden ona sahip çıkmadı?
Cevapsız sorular tarihidir okuduğumuz velhasıl.
Sultan Vahdettin’i İngiliz donanmasına mensup Malaya zırhlısı ile yurt dışına çıktığı için hainlikle suçlayanlar bakalım Genelkurmay Başkanlığı’nın 1952 Eylül’ünde Harp Tarihi Vesikaları Dergisi’nde yayınladığı aşağıdaki iki belgeye ne kulp takacaklar, merak ediyorum.
Sadece belgeleri yayınlayacağız ve yorumu size bırakacağız.
Mustafa Kemal Paşa’nın Sadarete yazdığı ilk yazıda Samsun’un İzmir gibi işgal edilmemesi için buraya fevkalade bir zatın asaleten tayinini ister. Valilik için İçişleri Bakanlığı eski müsteşarı Hâmid Bey’i uygun gördüğünü yazar. Belge şudur:
Bâb-ı âlî Şifre Telgrafnâme
Dâhiliye Nezâreti Mahreci: Samsun
Şifre Kalemi Tarih-i keşîdesi
Gayet müsta’celdir Fi. 21 Mayıs 1335
Makam-ı Sadâret-i Uzmâya
Samsun mutasarrıfına me’zuniyyet îtâsı ve muvakkaten Kolordu kumandanının vezâyif-i mülkîyeyi temşiyetdeki zarûreti arz etmişdim. Bu ma’rûzâtım buradaki vaz’iyetin nezâket ve ehemmiyeti îcâbı olduğu zât-ı fahîmanelerince takdîr buyurulur. Vaz’iyetin seri’an adem-i ıslahı hâlinde buranın da İzmir gibi bir âkıbete dûçar olmasından korkulur. Binâenaleyh evvelki telgrafımdaki istirhamımın heman tervîci ile beraber buraya fevka’l-âde bir zâtın asâleten ta’yini ile sür’at-ı îzâmı lüzûmunu arzederim. Âcizleri burası içün bir müddet olsun Dâhiliye müsteşar-ı sâbıkı Hamid Bey’i münâsib mütâlâ’a ediyorum. Vâkı’a Hamid Bey vâlilik etmiş ise de deruhde edeceği ma’rûz me’mûriyetin bugün sırf vatanî ve vicdânî bir vazîfe olacağını bi’t-tabi’ takdîr mecburiyetindedir. İrâde-i fahîmânelerine muntazır olduğum ma’rûzdur.
Dokuzuncu Ordu ve kıta’atı müfettişi ve yâverân-ı hazret-i şehriyâriden
Mîrliva Mustafa Kemal
Samsun’a çıktıktan iki gün sonra Sadarete yani Başbakanlığa yazı yazarak Samsun’a mutasarrıf (kaymakam ile vali arasında bir makam) atanmasını ve bu makam için de Hâmid Bey’i uygun gördüğünü belirten Mustafa Kemal Paşa’nın isteği sadece iki gün içinde yerine getirilmiştir.
Aşağıdaki tek cümlelik belgede daha önce istediği mutasarrıf Hâmid Bey’i İngilizlerin üstelik bir savaş gemisiyle Samsun’a getirip teslim ettiklerini bizzat Mustafa Kemal Paşa, Sadrazam Damad Ferid Paşa’ya bildiriyor! Belge aynen şu:
Bâb-ı âlî Şifre Telgrafnâme
Dâhiliye Nezâreti Mahreci: Havza
Şifre Kalemı Tarih-i keşîdesi
31 Mayıs 1335
Makām-ı Sadâret-i Uzmâya
Samsun mutasarrıfı Hamid Bey’in bir İngiliz harb sefînesi ile Samsun’a muvâsalat ve işe mübâşeret ettiği ma’ruzdur.
30 Mayıs 1335
Dokuzuncu Ordu ve kıta’atı müfettişi
Mîrliva Mustafa Kemal
Mustafa Kemal Paşa’nın isteği üzerine Damat Ferid Paşa’nın Samsun’a tayin ettiği mutasarrıfı İngiliz savaş gemisi götürüp makamına teslim ediyor ve bu bilgi tarih kitaplarımızda yer almıyor.
Çok garip değil mi?