--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir Siyonizm düşmanı bu millete nasıl unutturuldu?

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
31

Türkiye bir kâzip (sahte) şöhretler memleketidir. Mesela: İzmir’in işgali denilince Yunanlarca şehid edilen Albay Süleyman Fethi’yi duymamışızdır, buna karşılık 1960 darbesine kadar neredeyse adı sanı bilinmeyen gazeteci Hasan Tahsin’i ezbere biliriz.

Balkan, Birinci Dünya ve İstiklal savaşlarında elinde silahla bulunmuş, hatta Filistin cephesinde Siyonist casusları tespit edip yakalamak uğruna canını dişine takarak mücadele vermiş olan Cevat Rifat Atilhan da unutturulmuş kahramanlarımızdandır. Ne kadar gariptir ki, bundan 56 yıl önce Hakk’ın rahmetine kavuşan Cevat Rifat Bey’in Siyonistler ve Yahudilerin “dünya devleti”ne ulaşmak uğrunda ne melanetler işlediğini ifşa eden kitapları elden ele dolaşması gerekirken ne kadar gariptir ki yeni baskıları dahi yapılamıyor. 

Oysa Siyonist Yahudiliğin İsrail’de kendinden olmayan binlerce sivili gözünü dahi kırpmadan bir torba kömüre dönüştürüvermesi gerçeği gözümüze binlerce kez batırıldığı halde kamuoyunda kısmî bir uyanış olmuşsa da, bunun fikrî ve ilmî değil, heyecanlar seviyesinde kaldığını ve bir türlü derinleşmediğini görmek zor değil. Derinleşmek bir bilinç halidir ve bilinç de ancak bilgi ile fikrin birleşmesinden neşet eder. 

Merhum Cevat Rifat’ın binlerce yazısı ve onlarca kitabında Siyonistleri sahada görmüş ve tanımış ve onlarla bizzat mücadele etmiş, yani kitaplardan öğrenmemiş bir aydının teşhisleridir; tam da bugün onları okumak ve istifade edilecek noktalarını itinayla değerlendirmek zamanıdır. 

Ama nereden? Kitapları sahaflarda bulunabiliyor ancak. O da tek tük. 

2012 yılında yayımlanan Celil Bozkurt’un Yahudiliğe ve Masonluğa Karşı Cevat Rıfat Atilhan adlı kitabı da olmasa derli toplu bir değerlendirme yapma imkânı bulamayacaktı araştırmacılar.

Bozkurt’un benim de faydalandığım kitabında Cevat Rifat Bey’in hayatı, fikirleri ve aksiyonu olanca genişliğiyle ele alınmış. Siyasî faaliyet kapsamında üç partinin kuruluşunda bulunduğunu görmek ilginç. 

Birincisi uçak sanayiimizi kurmak için gösterdiği gayretlerle tekrar gündeme gelen Nuri Demirağ’ın başkanı olduğu Milli Kalkınma Partisi; ki çok partili siyasî hayata geçişimizden sonra kurulan ilk parti olma özelliğini haizdir.

İkincisi Türk Muhafazakâr Partisi’dir ki başkanı Cevat Rifat’tır.

Üçüncüsü ise Cumhuriyet tarihinde isminde “İslam” kelimesi bulunan tek parti olan İslam Demokrat Partisi’nin kurucusu ve başkanı olmasıdır. Sadece bir yıl açık kalan parti 1952’de Malatya’da Vatan gazetesi sahibi dönme Ahmet Emin Yalman’ın Hüseyin Üzmez tarafından vurulması hadisesiyle irtibatı olduğu ve dini siyasete alet ettiği gerekçesiyle mahkeme tarafından kapatılacaktır. 

1967 Şubatında vefat etti Atilhan. Allah ömür verseydi muhakkak ki Milli Nizam Partisi’nin de kuruluşunda bulunurdu. Türk milletinin çiğnenen şerefini ihya yolunda 100’e yakın kitap yazmış olan Cevat Rifat, ömrünün çoğunu ya bilfiil eline silah alarak topraklarını savunmaya veya kalemiyle yanlışları düzeltmeye yahut insanları Siyonizm ve dünya Yahudiliğinin Osmanlıyı yıktığı gibi Türkiye üzerinde de aynı oyunları oynadığını göstererek uyandırmaya adamıştı. 

Bozkurt’un kitabında rastladığım az bilinen bir faaliyetine dikkat çekmek istedim. Meğer Atilhan 1948 yılında İsrail-Arap savaşı başlayınca Filistin’e emekli subaylardan müteşekkil gönüllü bir Türk birliği göndermiş, hatta bizzat gidip savaşmış.

Celil Bozkurt kitabında bu hususu şöyle açıklar: 

“1948’de İsrail’in kurulmasıyla başlayan Arap-İsrail savaşı İslâm dünyasında geniş yankı uyandırmıştı. İngiltere’deki Hint Müslümanları Birliği Genel Sekreteri Abdullah, Filistin’de Arap saflarında İsrail’e karşı savaşmak üzere uluslararası gönüllü birlikler kurulması teklifinde bulunur. Bu sırada Atilhan, Türkiye’de Filistin’de savaşacak gönüllü bir Türk birliği kurduğu iddiasıyla gündeme gelmiştir. 

Buna dair ilk haberler, Türk basınında yalanlanmasına rağmen, Atilhan, bu birliğin kurulmasıyla samimi olarak ilgilendiğini ve gerekli yerlerle irtibata geçtiğini açıklamıştır. Gönüllü Türk Birliği’nin kurulmasıyla ilgili haberler, Arap ülkelerinde büyük bir sevinç ve memnuniyet yaratmış, Türkiye’de, özellikle bazı emekli subaylar bu birliğe müracaatta bulunmuştur. Atilhan, Arap Birliği Genel sekreteri Abdurrahman Azam Paşa’nın da onayladığı bu birliğin masrafları için Arap Birliğinden tahsisat istemiştir.

Rıfat N. Bali, bir İsrail kaynağına dayandırdığı iddiasında, Kudüs Müftüsü Hacı Emin El-Hüseyni’nin Atilhan’a gerekli tahsisatı gönderdiğini ancak Türk hükümetinin müdahalesi üzerine Atilhan’ın bu girişimden vazgeçtiğini, Kudüs Müftüsü’nün gönderdiği parayı da kendi amaçları için kullandığını iddia etmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti, Filistin’in manda yıllarından İsrail’in kuruluşuna kadar olan süreçte Filistin problemine karşı tarafsız bir devlet politikası izlemiştir. Filistin problemini İngiltere’nin bir iç meselesi gören Türk makamlarının İngiltere’yi rahatsız edecek bir politika gütmeyeceği ve izlediği tarafsızlık politikasına zarar verecek bir oluşuma da izin vermeyeceği açıktır. Bu sebeple Atilhan’ın, hükümetin izni ve bilgisi dâhilinde Filistin’e bir birlik göndermesi mümkün değildir.

Fakat Atilhan, 1960 yılında yayımladığı bir kitapta “Her türlü imkânsızlık ve akıbetleri göze alarak, bütün varlığımı sarf ederek cihad meydanına fedai bir Türk müfrezesi göndermek suretiyle” sözleriyle Filistin’e bir müfreze gönderdiğini iddia etmiştir. “Her türlü imkânsızlık ve akıbetleri göze alarak” sözlerinden, bu girişimin hükümetin bilgisi dâhilinde olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, başyazarlığını yaptığı Yeni İstiklal’de yayımladığı birkaç makalede,

Filistin’e gönüllü birlik gönderdiğini, ardından kendisinin de Filistin’e geçtiğini fakat geç kaldığı için arkadaşları gibi cepheye gidemediğini belirtmiştir. Buna ilaveten: “Tarafımdan gönderilmiş bir gönüllü müfrezesi, tıpkı İstiklâl Harbinde bizimle birlikte çarpışan diğer Müslüman milletler gibi o mukaddes topraklarda omuz omuza Arap kardeşleriyle birlikte cenk ve gaza ettiler” diyerek, Gönüllü Türk Birliği’nin Filistin’e gittiğini teyit etmiştir.

Bu konuda, “Müslümanlığın asil ve necip şahsiyeti” diye övdüğü Irak’ın Ankara eski Büyükelçisi İbrahim Akif Alus Bey’i şahit gösteren Atilhan, kendisinin Filistin’e gönderdiği gönüllüleri gören İbrahim Akif Bey’in “çok mütehassis olduğunu ve bu hislerini her fırsatta izhar ettiğini” belirtmiştir. Atilhan, adı geçen Büyükelçi’nin açık adresini vererek merak edenlerin gidip sorabileceğini de vurgulamıştır.

Atilhan’ın damadı Avukat Daniş Esendal da, Atilhan’ın Gönüllü Türk Birliği ile Filistin’e gittiğini beyan etmektedir. Esendal, Atilhan’ın şahsî servetini kullanarak 300 gönüllüden oluşan bir Türk Birliği oluşturduğunu, bu birlikle Filistin’de Yahudilere karşı Arap saflarında bil fiil mücadele ettiğini belirtmektedir.

Anlattığına göre, bir Yahudi köyünü esir almayı başaran Türk birliği sonradan Ürdün ordusuna katılmıştır. Esendal’ın ifadelerinden, Kudüs Müftüsü’nün Atilhan’a bir tahsisat göndermediği veya gönderdiyse de yeterli gelmediği anlaşılmaktadır.” (s. 59-61)

Not: Cevat Rifat Bey’i daha fazla tanımak isteyenlere şu yazımı tavsiye ederim: ittifakgazetesi-com/siyonizme-savas-acan-cevat-rifat-atilhan-israille-savasmaya-gonullu-gondermisti.

Yorumlar

(31)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okur

23 Kasım 2023 08:14

60 lı yıllarda damı milletin imanı tehlikede. Sene 2023 hala aynı

Urfa

19 Kasım 2023 23:04

Hocam allah razı olsun sizingibi insanlardan allah rahmet eylesin .

ata

19 Kasım 2023 20:25

müslümanları sahipsiz bırakmak kime ne kazandırdı... kime ne kaybettirdi....

Vahap Kalyoncu

19 Kasım 2023 16:50

Bir o olsa iyidir daha birçok olaylar var siyonizmi unutturan.

Şeref

19 Kasım 2023 15:28

Sayın yazar,Atilhan'ı anlatmışsınız İsrail ile ilgili.Birara Deniz Gezmiş ile ilgilide yazarsanız aynı konuda seviniriz...

Hikmet Yılmaz

19 Kasım 2023 15:08

Rahmetli İlhan Bardakçı gibi şahsiyetleri unutturmayın. (Oğlu Murat Bardakçı) babasına vefa göstermedi. Tv.Proğramlarınızda bu değerlerimize nankörlük edenleri paylaşın. Kitaplarını Türk gençlerinin okuması gerekir.

OSMANLI KADINI

19 Kasım 2023 13:23

Günlerdir Avrupa ülkelerine bakıyorum. Kolombiya’sından Almanya’sına,Norveç’inden,Fransa’sına tüm Batılı memleketlerin halkları meydanları,sokakları,hükümet binalarını inletiyor.

Yildiz. Teskilati

19 Kasım 2023 12:16

Kokleri. Disarda. Zarararli. Yapilar. Lions. Rotary. Kulupleri. Mason. Localari. Acilen. Icisleri. Bakanligi. Tarafindan. Kapatilmali

MtAn

19 Kasım 2023 11:28

dini siyasete alet etmek ! zannedersin ülkede müslümanlar yaşamıyor ! müslüman olarak yaşayacaksın ama İslami siyaset yapamayacaksın demektir ? Allahın emrine karşı gelmektir,Egemenlik kayıtsız şartsız ALLAHINDIR...bunu idrak edebilen çok az müslüman var, dinden imandan nasibini alamayan bir nesil yetişmiş ülkede ... kanunlarla milletin ayarlarıyla oynadılar, İslami partilerini kapattılar,darbe yaptılar..biz müslümanlığı unutmuşuz , siyonistleri kim hatırlar ? ateistlerin dahi vasiyetleri yerine gelmiyor, cenaze namazları kılınıyorsa ! bu ülkede siyonist aramaya gerek yok MustafaBey !

TÜRK,SELÇÜKLU,VE OSMANLI TORUNLARIYIZ

19 Kasım 2023 11:01

SAYIN HOCAM BU MİLLET EĞER KENDİ ECDADININ TARİHİNİ VEYA BAŞKA MİLLETİNİN TARİHİNİ BİLSEYDİ UNUTURMUYDU, BUĞUN MİLLİ OLMAYAN BİR MİLLİ EĞİTİM MÜFRADATINA BAKIN TARİH VEYA BAŞKASI BÖYLE YAZILIR BİR KONUYU İKİ SATIRLA ANLATILIRMI VEYA SINAVDA TARİHİ ,, A.B.C.D HAGİSİ DOGRU SINAV YAPILIRMI,,, BEN BİR TÜRKMEN OLARAK ORTA OKULDA BAŞLIYARAK LİSE SON SINIFA KADAR TÜRK,SELÇÜKLU VE OSMANLI VE AVRUPANIN TARİHİNİ OKUDUK, HER KİTAP 680 SAYFA,,** SINAVDA SORUNUN CEVABI METİN OLARAK YAZILIRDI ,,ÖRNEK İSTANBULUN FETHİNİ BAŞLANGICINDA FATIHİN AYASOFYAYA NASIL GİRDİĞİNİ VE NASIL KARŞILANDIĞINI HALA BEYNİMDEN ÇIKMADI NEDEN .ÇÜNKÜ SINAVDA YAZMAK BEYİNDE NAKIŞ GİBİ KOLANIYOR,,,,AMA A.B.C.D. SINAVDAN ÇIKAR ÇIKMAZ UNUTUR,,,BİLİYORMUSUNUZ IRAK 1972 SENESİNDE DÜNYANIN EN İYİ EĞİTİM SİSTAMİ OLDUĞUNDA *** BM** DEN ÖDÜL KAZANDI MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİNİN KURUCUSU AYNIZAMANDA BAKANI BİR OSMANLI PAŞASI ENDERUN EĞİTİMİ VE AYNI ZAMANDA BİR KAFKS GAZİSİ AMA SADDAM GELDİKTEN SONRA ÖNCE EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞTİRDİ TÜRKİYEDEN FARKI YOK,,,İŞTE IRAK BU HALE GELDİ SİZİN LAİK TÜRKİYE GİBİ ,,,SAYIN HOCAM SİZLERİN VE DİĞERLERİN YAZDIKLARI TARİH METİNLERİNİ KAÇ KİŞİ OKUYOR ÇOK AZ NEDEN ÇÜNKÜ OKULDA TARİHİN MÜFREDATIN TEMELİ YOK,,,YANİ ÇOCUK İLK OKUL ÜÇÜNCÜ SINIFTAN ,, İSLAM TARİHİNİ PEYGAMBERDEN SAHABELERDE BEDİR UHUD SAVAŞINDAN BAŞLIYARAK DERS VERİLİRDİ,,İLK OKUL İKİNCİ TAŞ DEVRİ VE SONRSI VE ÜÇÜNÜ SINIFTA İSLAM TARİHİ VE MEDENİYETİ TARİHİ OKUDUK HEPSİNİ HATIRLIYORUM İSLAM ORDUSU IRAK FETHİ VE KADİSİYE SAVAŞI İRAN FETHİ TARİHİ İŞTE BU TARİHİN TEMELİ,, BİZİM NESİL SIBYAN OKULUNDA OKUDU TEMEL DİN DERSLERİ ALDIK İKİ SENE ,,, YANİ BU İKİ SENEDE ÇOCUK OLGUNLAŞIR ,,,İLK OKULA BİR HAZIRLIK TEMELİNİ ATILDI DEMEK,,, AMA SADDAM SIBYAN OKULLARINIDA KAPATTI,,,, KİM İSTEDİ İŞTE TÜRKİYEDEKİ GİBİ SADDAM İSTEDİ,,, İŞTE IRAK BİR AYDINLIKTAN KARANLIĞA GÖMÜLDÜ,,,, SELAM VE DUA İLE,,,

Mustafa Armağan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle