• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Allah demek suçtu bu memlekette

09 Nisan 2026
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Allah demek suçtu bu memlekette

MUSTAFA ARMAĞAN

Yeni nesil bilmiyor olabilir ama Türkiye’de 1950 Haziran’ına kadar “Allah” demek kanunen yasaktı ve yasağı çiğneyenler suç işlemiş olur ve akabinde ceza alırdı. 

Bir müezzin veya imam yahut herhangi bir vatandaş ezan okurken kazara “Tanrı uludur” yerine “Allahu ekber” demiş olsa ihbar edildiğinde veya ‘suçüstü yakalandığında’ dayak, hapis, işten kovulma gibi cezalara maruz kalır, hatta Bursa’da 1933 yılında vuku bulan “Arapça ezan okuma” eyleminde yaşandığı gibi toplu yapılırsa ağır ceza mahkemesinde yargılanırdı. “Allah” dediler diye Çorum’da yargılananlar içinde bu haksız cezayı kaldıramayıp ahir ömrünü yarım akılla geçirenler olduğunu biliyoruz.

Velhasıl Türkiye’de 18 yıl boyunca “Allah” demek yasaklanmıştı. Bu yasaktan milleti kurtaran Adnan Menderes’in idamını müteakip ona “ezan şehidi” denilmesi, “Allah demeyi serbest bıraktı” diye asıldığının halk arasında şüyu bulması da sosyal tarihimiz açısından incelenmesi gereken bir vakıadır.


CHP “Allah” demeyi yasaklamıştı ama gün geldi, çok partili hayata geçildi ve halkın elinde “oy” yahut o zamanki deyişle “rey” diye bir silah olduğu fark edilince aynı partinin üyeleri bu defa halka hesap vermek sorunda kalacak ve elbette bocalayacaklardı. Çünkü Demokrat Parti halkın önüne çıkıyor ve “Allah” denilmesini serbest bırakacağını ilan ediyordu. Halk da onları gözyaşları içerisinde dinliyor ve “inşallah” diyerek peşlerinden gidiyordu. 

Seçim sandığı diye demokrasilerde olmazsa olmaz bir realite veya bazılarına bakılırsa ‘bela’ çıkmıştı karşılarına. Şimdi ne yapacaklardı?



İşte o zaman yasağın çıktığı tarihte Başbakan ve kanunen yasaklandığı tarihte Cumhurbaşkanı olan Milli Şef İsmet İnönü’ye gidip yalvardılar. N’olur Paşam, bir seçim konuşmanızda “Allah” deyin de biz de seçmene “Allah düşmanı” bir parti olmadığımızı ispat edelim. 

Peki, söylerim dedi İsmet Paşa ve kürsüye çıktı. Lakin Allah kelimesini hiç kullanmadan inince seçim bölgesindeki yetkililer etrafını sarıp sordu:

Paşam, hani Allah diyecektiniz?

Dedim ya, diye cevaplandırır Paşa. 



Nasıl olur Paşam, biz duymadık! deyince İnönü gülerek şu cevabı verir:

Allahaısmarladık dedim ya, duymadınız mı?

Tahir Kutsi Makal’ın 1976 yılındaki bir yazısında dediği gibidir vaziyet: “Laiklik” adı altında yıllar yılı “şef” yönetimi Türkiye’de Allah adını silmeye çalışmıştır. Devlet adamına “Allah” adını anması söylenmiş, inat miting meydanında da devam etmiş, Allah adını o kişi, “hoşçakal” anlamına “Allahaısmarladık” kelimesinde kullanmakla yetinmiştir.”

Bu “Allah” deme kompleksi devletin tepesinde o kadar ciddi bir mesele haline gelmişti ki bir ara beşinci Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın da başını derde sokmuştu. Olay şöyle cereyan etti:


Türkiye’nin beşinci Cumhurbaşkanı (Cevdet Sunay), bir bayram konuşmasını “Allah yardımcım olsun” diye bitirmişti. Hatırlarsanız, kıyamet kopmuştu zındıklar cephesinde Laik Cumhuriyetin Başkanı nasıl anardı Allah adını!..”

Bu bahsi yine rahmetli Tahir Kutsi’nin sözleriyle bağlayalım:


“Bu milletin çocukları, en olgun din kitabı, kitabımız Kur’an’ın yakıldığını görmüşlerdir. Kur’an okumanın suç sayıldığını görmüşlerdir. CHP iktidarının azılı döneminde, “Din düşmanlığının” marifet sayıldığı dönemde kutsal kitabın yakıldığını biz de görmüşüzdür. (Bunu yapanların-MA) Ayağına jandarma tekmesi, sırtına dipçik ilçeye sürüklendiğine tanık olmuşumdur.” (Tahir Kutsi Makal, Al Kırbacı Eline, Kıraçlı Yay., İst., 1978, s. 87-90)


Halbuki merhume Samiha Ayverdi hanımefendinin dediği gibi toplumu şekillendiren Allah’a adanmış insanlar değil midir?

“Biz şahsî işlerimizden dolayı değil, memleket ve millet meseleleri için “endişe duyar” ve heyecanlanırız. Kendini Allah’a adayan insandan dâima iyilik zuhur eder. Kendini “kendine adayan” insandan hiç bir şey çıkmaz.” (Sır Kâtibi, s. 247)


Cahit Tanyol 2016 yılında yapılan bir söyleşide Türk aydınlarının nasıl aldandıklarına ve ülkelerine ihanet ettiklerine de değindi: 

“Dünyada hiçbir şey bu Türk aydını kadar kendi ülkesine kötülük yapmamıştır. Hepimiz aldandık. Hepimiz aldandık…”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23