--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Direnme hakkı mı, darbe çağrısı mı?

Murat Alan
Murat Alan
17

Direnme hakkı mı, darbe çağrısı mı?

MURAT ALAN

Türkiye Cumhuriyeti, kuralları, çerçevesi, sınırları olan bir devlettir. 

Yani bir kabile devleti değil; Anayasa’nın çizdiği yol haritası içinde işleyen demokratik bir hukuk düzenine sahiptir. 

Ancak bazıları hâlâ 1960 ve 1971’in hayalinde yaşıyor. 

Zihniyet hâlâ aynı..

Sandığı beğenmeyince “direnin”, “sokağa çıkın”, “meşruiyet bitti” naraları…


Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan Emekli Tuğgeneral Cihangir Dumanlı imzalı “Seçimin Sakatlanması” başlıklı yazı mesela..

Yazı, siyasi analiz falan değil; bildiğiniz kontrollü kaos çağrısı. Üstelik bunu da hukuki kavramların içine saklayarak yapmaya çalışıyor. Açıkça söyleyelim: Bu bir fikir tartışması değil, anayasal düzeni hedef alan kırık bir psikolojinin dışa vurumu.

Yazının en tehlikeli yeri şu cümle: “AKP iktidarı anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışları ile meşruluğunu yitirmiş, Türk ulusunun direnme hakkı doğmuştur.”

Bir hukukçu (!) bunu söyleyemez.


Bir general zaten hiç söyleyemez.

Bu cümle, sivil itaatsizlik kılıfı altında isyana teşvik içerir.

Bakın, açık konuşalım:

1961 Anayasası’nın girişindeki “direnme hakkı”, askeri darbelere meşruiyet kazandırmak için yazılmış bir makyajdı.

1982 Anayasası’nda o da yer almadı..

Hukuki karşılığı olmayan bir kavramı “milletin hakkı doğdu” diye sunmak, anayasal düzeni yok sayma çabasıdır.

Üstelik TCK açısından da durum çok nettir..


309. madde: Anayasayı ihlal..

312. madde: Halkı kin ve düşmanlığa tahrik..

214. madde: Suç işlemeye tahrik..

216. madde: Halkı bölmeye yönelik söylemler..

313. madde: Silahlı isyana tahrik..

Bu emekli şahsın söylemi ile Demirtaş’ın 6-7 Ekim’deki “sokağa çıkın” çağrısı arasında hukuken bir fark yoktur. Nitekim Demirtaş 42 yıl ceza aldı. Hukuk karşısında ima ile talimat arasında dağlar yok; niyet ortaktır, sonuç tehlikelidir.

Dumanlı’nın yazısının ikinci bölümü tamamen bilgisizliğin politikleşmiş hâli.


“İktidar yargıyı kullanarak İmamoğlu’nu tasfiye etti” diyor.

Bu nasıl bir manipülasyondur?

Türkiye’de seçimler:

Yüksek Seçim Kurulu denetiminde,

Yüksek yargıçların gözetiminde,

Uluslararası gözlemci raporlarıyla doğrulanarak yapılır.

2023 AGİT raporu ne dedi?


“Rekabetçi ortam, seçmenin gerçek bir tercih yapmasına imkân vermiştir.”

Bu kadar açık.

“Sandık sakatlandı” diyenlerin kendi siyasi beceriksizliklerini AK Parti’ye fatura etme çabası, artık trajik bir hal aldı. 

CHP kendi adayını koruyamadı, Kılıçdaroğlu kendi masasını dağıttı, Muharrem İnce deepfake şantajıyla çekildi. Bunları yapan kim? AK Parti mi? Devlet mi? 

Hayır tabii.. 


Cumhuriyet’i Sözcü’sü “Demokrasi şöleni” manşetlerini attı İnce adaylıktan çekilince. 

Bu muhalefet, kendi kendini yiyen bir yapıya dönüştü.

Dumanlı’nın bir diğer dayanaksız kavramı da “jüristokrasi.”

FETÖ’nün yargıyı ele geçirdiği yıllarda bu beyefendinin tek bir cümlesi yoktu. Bugün ise bağımsız mahkemeleri ve anayasal süreci itibarsızlaştırma yarışına girmiş.


Yargı kararını beğenmezsin, eleştirirsin… o ayrı.

Ama “meşruiyet bitti, direnme hakkı doğdu” dersen, bu artık hukuk değil, darbe çağrısının edebi versiyonudur.

Yine kilit noktaya dönelim..

Bu emekli general ile Selahattin Demirtaş arasındaki fark nedir?

Demirtaş açık açık “sokağa çıkın” dedi ve 46 kişi öldü.

Bu kişi ise daha dolaylı, daha akademik bir dille aynı kapıya çıkan bir çağrı yapıyor.


“Demokratik şekilde direnme” cümlesi, “Ama ben şiddet istemem ki” diye parantez açmış bir kaçak dövüş.

Hukuk imayı da cezalandırır; özellikle de kamu düzeni açısından tehlikeli bir ima ise.

Cihangir Dumanlı’nın yazısı, seçilmiş hükümeti hedef alan, darbe imalı, hukuki karşılığı olmayan, küçük bir azınlığın zihninde hâlâ yaşayan vesayet özleminden başka bir şey değildir.

Bu tür yazılar, ifade özgürlüğünün değil; anayasal düzene yönelen tehdidin bir parçasıdır.


Ya da en hafif tabiri ile öncüsüdür.. 

Yabancı güçlere malzeme vermeyecek, kaosa izin vermeyeceksek; hukuk burada devreye girmelidir.

Türkiye’de iktidar sandıkla gelir, sandıkla gider.

Sandığın dışındaki her yol, millet iradesine savaş açmaktır.

Ve bu millet, iradesini tank paletine ezdirmeyi 15 Temmuz’da nasıl engellediyse, bugün de aynı kararlılıktadır.

Bu ülke, kafasından vesayeti çıkaramamış şahısların fantezilerini taşımak zorunda değildir.

Selametle.. 

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

28 Kasım 2025 21:02

Cumhuriyet gazetesi ve Cumhuriyet Halk partisi. Bu iki isim neyi temsil eder. Darbeyi ve darbeciliği. O yüzden bunlar demokrasi düşmanıdır.

Vatansever

28 Kasım 2025 20:43

Bıktık usandık bu darbesever korkaklardan. Utanmalari da yok. Demokrasi diye bağıran bu aymazlar hakkında hukuk gereğini yapacaktır,muhakkak..Ancak, halkı tedirgin eden, bazı hainlerin ağzını sulandıran bu yetersiz korkakların daha fazla toplumu germelerine de izin verilmemeli.

Ersan

28 Kasım 2025 20:32

Sen once durust ol sedat reis den kendine silah ve koruma istedigini yapanla

OSMAN AYDIN

28 Kasım 2025 18:02

BUNLAR DARBELERI ASLA MILLETI DUŞUNEREK YAPMAMIŞTIRLAR HER DARBEDE BIR KILIF UYDURUP KENDILERI IÇIN DARBE YAPMIŞTIRLAR SON 80 DARBESI BUNUN ACIK ÖRNEĞIDIR BIZIM DARBE YAPAN GENARALLER BIRDEN BIRE DUNYANIN ENZENGIN GENERALLERI ARASINA GIRDILER OZAMAN MERKEZ BANKASINDAN 60 TON ALTIN ASKERI KAMYONLARA YUKLENIP NEREYE GITTI ACABA HALK IÇINMI DARBE YOKSA KENDI MENFAATLERI IÇINMI YAPIYORLAR BU DONEMLER BITTI SAYIN GENERAL

Tunç

28 Kasım 2025 11:25

Bu yazı, tekaüd emekli askeri İhbar kabul edilmeli. Selahaddin ile arasında bir fark yok. İkisi de devlet ve millet düşmanı.

Galip

28 Kasım 2025 10:48

MURAT BEY ALLAH cc RAZI OLSUN AĞADA OLSAN PAŞADA OLSAN ANAYASAYA UYMASI GEREKTİĞİNİ ÇOK GÜZEL MADDELERLE AÇIKLAMIŞSINIZ.

esenlik

28 Kasım 2025 10:44

ilkokul çocuğunu bile karşına alıp haydi evladım vesayetci zihniyeti taklit yeteneğini göster desen belkide babasından dedesinden bir şeyler duymuştur ve oğlum şuradan bir rakı getir diyecek ilkokul çocukları vardır..siyasetçinin karşısında oğlum rakı getir demeye hayır fakat şunada hayır dediğim yorum sayısı bugunde çöpe atılırsa 10 olacak..fakat şunada hayır derken kastim evvelsi gün ulaştırma bakanının karşısında bir gazetecinin Türkiye'nin en büyük ekranında yaklaşık 5 dakika canlı yayında eller cepte soru sormasıdır.. benzer rahat davranışlarıyla ilgili yaptığın bütün yorumlar belki 10 bile geçmiştir hep çöpe gidiyor..50 dakikalık süre içinde sadece 3 kez sayın bakan dedi..ve bir ara dediğim gibi yaklaşık 5 dakika eller cepte.. bazen elleri çenesini kaşır gibi yapıyor bazen basket atacak gibi el hareketleri yapıyor soru sorarken mesela şu mavi çizgiler nedir karayolu mudur him iyi olur evet ya şu çizgiler birleşecek mi ooo iyi olur yani vesaire..işte bunada hayır.. sistem biraz değişmiş olsa da bir bakan seçmen kelimesi ile çakışan bir kelimedir canlı yayında kafana göre 5 dakika elin cebinde duramazsın onlarca soruyu sayın bakan demeden sanki kuzenine soruyor gibi soramazsın böyle yaparsan zaten o bakanı sorularla terletemezsin oooo abdulkadirciiiiiim Türkiye yüzyılında hersey o kadar yolundaki insanın canı sıkılıyor yaaaaa bir şeyler anlatki vakit geçsin zaten çoktan göremedim sesini ozlemisim yaaaaa dercesine davranmış olursun buna gazetecilik denmez..duruma göre her cümlede sayın bakan demeye mecbursun fakat terleteceksin hatta öyle durumlar olur ki sayın bakan lütfen sinirlenmeyin halk adına soruyorum diyeceksin gazetecilik böyle olur insanlara ahbap çavuş görüntüsünü medya diye yutturmayacaksin derken çok mu hata ettik yani.. kendimi bir maden damarı bulmuş gibi hissediyorum sayın cumhurbaşkanını bile eleştiren yorumlarım oldu tek tük olsa da yayınlandı fakat olay tarihimizin büyük Türk büyüklerinden serbest sakalli hafiftende nişantaşılı gazi Ahmet efendiye gelince niyeyse yorum çöpe gidiyor..evet oğlum rakı getire de hayır devlet ciddiyetini ayağa dusurmeye de hayir..

yasin

28 Kasım 2025 09:48

Acaba bu emekli DUMALI "paşa" ile kaçak DUMALI "gazeteci"nin bir akrabalığı var mıdır?

Selin Akarca

28 Kasım 2025 09:31

Akp tarzı çözüm daha güzel, sokağa darbeye falan gerek yok. Sandıktan çıkanı beğenmediğini seçim geçersiz diye yeniden seçime gidiyor. O da olmadı hapse doldur tek tek belediye başkanlarını.

Okur

28 Kasım 2025 08:49

Anayasa aklınıza gelmiş ama mahkemesi kararları eş geçilmis

Murat Alan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle