THY- Euroleague

Sözünü söyle .. yoluna devam et…

11 Ekim 2018 Perşembe

“Sözünü söyle .. yoluna devam et…”

Suudi yazar ve gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Twitter’daki resmi hesabının sloganı bu şekilde. Ama bu cümlenin bedelinin “yürüme” yerine “cinayet” gibi görünüyor.

Bu sözün bedeli; itidalin, hakkı söylemenin, zulme ve haksızlığa karşı çıkmanın susturulmasıdır.

ABD’nin yeni yetme prenslerinin başını çektiği Arap ülkeleri rejimlerinin “terörizmle mücadele” adı altında itidal ve hak sahiplerini suikast, tehdit ve şantaj gibi mafyavari yöntemleriyle hizaya çekme girişimlerinin yansımasıdır.

Bu rejimlerin, ülkelerini kalkındırma projesi veya ulusal bağımsızlık gibi bir dertleri yoktur, onlar varlıklarını efendilerine borçludur. Onlara sadık kaldıkça koltuklarında kalacaklarını bilirler. Bunun için insanların düşünce hürriyeti olmamalıdır. 

Siyaset anlayışları bölmek, ayrıştırmak, korku havası oluşturmak üzerine kuruludur. Gerek kendi ülkelerinde gerek gözlerine kestirdikleri diğer bölgelerde terörizmi kasıtlı olarak üretir, destekler, yayar, teşvik eder ve süslerler.

Mısır’da milyonlarca halkın umudu olan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve taraftarlarının katledilmesi için milyarlarca dolar akıtanlar onlar…

Yemen’de çeteleri silahlandırarak ülkeyi parçalara ayıran, birbiriyle savaştıran, halkı açlık, kolera ve bombalayarak kıyıma uğratan onlar…

Suriye’de itidal hareketleri terörize etmek için terörist gruplar teşkil eden, silahlandıran İslam’ı “terör dini” gibi bir algıyla pazarlayan yine onlar…

Afrika ülkelerine girip tehdit veya rüşvetle ülkelerin kaynaklarını sömüren, servetlerine servet katan, gasb ettikleri servetleri batıdaki efendilerine akıtanlar yine onlar…

Suudi Arabistan geçtiğimiz üç yıl boyunca, Suudi Arabistan Prensi’nin Batıdaki imajını geliştirmek ve böylece Suudi Arabistan’ın gelecekteki kralı olarak pazarlamak için Washington’daki politikacılara ve araştırma gruplarına milyonlarca dolar harcadı.

Bu sebeple veliaht prens ABD’ye gidip bir ay kadar kaldı. Batıdaki en önemli gazetecilere yüklü miktarda paralar verilerek röportajlar yaptırıldı. Önemli isimlere  ABD ve Siyonist lobiler ile görüşmeler yapılarak destek alındı, kendilerine çok büyük vaatler verildi.

Yeni Suudi Arabistan’ın modern bir ülke olacağı, kadınların açılabileceği, eğlence mekanlarının inşa edileceği 2030 vizyonu adı altında projeler takdim edildi. Amerikalı meşhur gazetecilere Muhammed bin Selman’ın “çok etkileyici bir vizyona sahip olduğunu” söylemiyle “Suudi Arabistan Kralı” başlıklı yazılar yazdırıldı.

Böylece oluşturulacak “korku imparatorluğu”nun altyapısı ABD’de hazırlandı. Sonrasında Cemal Kaşıkçı’nın da gerek katıldığı sempozyumlarda ve yazılarında ABD ile kurulan bu ittifakın doğru olmadığı yönünde etkili yazılar yazması hem Washington yönetimini hem prens rejimini rahatsız etmişti.

Bugünlerde neredeyse bütün gazete ve TV’ler bu olayı ilk gündeme almış durumda. Geçtiğimiz on yıllar boyunca, Suudi krallık şu anda mevcut olduğu kadar Batı gazeteleri için önemli bir başlık olmamıştır: Batı medyasının yoğun eleştirisi yeni yetme yönetici seçkinler için büyük bir kriz olabilir.

Asıl tepki, olay bütün detaylarıyla aydınlatılıp, Türkiye tarafından resmi açıklama yapılıp alınacak tavır sonrası daha fazla şekillenecektir. 

Türkiye kendi ülkesine diplomatik kimlik zırhıyla girip böylesine bir suç işlenmesine asla kayıtsız kalmayacaktır. Aksi halde bu durum Türkiye’nin egemenliğinin ve güvenliğin ihlali anlamına gelecektir.

 

YORUM YAZ

  • yyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy8 gün önce
    ... vicdanı olmayan sözde müslümanlara nedenmeli