Yazdıklarımız bir bir çıkıyor…
Yazdıklarımız bir bir çıkıyor…
MUHAMMET KUTLU
6 Mart 2025 tarihli yazımda, “Ekrem İmamoğlu’na ayrılan sürenin de sonuna geldik” başlığını kullanmış ve İmamoğlu’nun verdiği ifadeden, diplomasının iptal edilmesine giden sürecin hızlanacağının anlaşıldığını vurgulamıştım.
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun usulsüz lisans diplomasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında savcıya verdiği ifadenin, artık ona ayrılan sürenin sonuna geldiğimizi gösterdiğini ifade etmiştim.
“Üniversite sınavını kazanamadığı için baba parasıyla kayıt yaptırdığı Girne Amerikan Üniversitesi’nden, sadece 500’ün üzerinde puan alan başarılı öğrencilerin girdiği İstanbul Üniversitesi’ne nasıl yatay geçiş yaptığını izah edemeyen İmamoğlu, oynadığı futboldan ve kazandığı seçimlerden bahsetti” diye de eklemiştim.
Dediğim gibi oldu ve İstanbul Üniversitesi, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 1990 yılında yatay geçiş yapan 28 kişinin diplomasını iptal etti.
Diplomanın iptaliyle birlikte İmamoğlu’nun domine ettiği CHP’nin daha da agresifleşeceğini ve sokak olaylarının başlayacağını da, “Şimdi ona rakı balık eşliğinde Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı görevini tevdi edenler, zaman kaybetmeden ‘B Planına’ geçeceklerdir. Hatta yeni bir Gezi kalkışması tarzında hazırladıkları bu planda da yine ona rol vereceklerdir. Düşünmeden şahsi ikbal hırsıyla hareket edenler sonunda hem kendilerine, hem çevrelerine, hem ülkelerine zarar verebiliyor. Zaten biraz düşünseler böyle durumlar daha az yaşanırdı” sözleriyle ortaya koymuştum.
Olaylar tam olarak dediğimiz şekilde gelişti. Diplomasının iptali sonrasında, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aralarında bulunduğu 106 kişiye gözaltı kararı çıkarıldı.
İlk etapta, İmamoğlu ile birlikte 88 kişi gözaltına alındı. Sonraki göz altılarla birlikte bu sayı 90’a çıktı. Dosyadan dışarı yansıyan bilgiler yüzlerce milyar liralık yolsuzluğa işaret ederken, İmamoğlu’nun gözaltına alınan adamlarının ev, iş yeri ve araçlarından milyonlarca liranın fışkırdığı görüldü.
Göz altılarla birlikte, İmamoğlu’nun maddi manevi desteğiyle CHP’ye Genel Başkan seçtirdiği Özgür Özel CHP teşkilatlarını ayağa kaldırdı. Derhal Saraçhane’ye kamp kuruldu.
Toplanan gençlere “Evet sokak çağrısı yapıyorum. Sokaklar bizimdir” gibi beylik sözlerle gaz verdi. Ortalık biraz karışınca İBB’ye kaçtı. Hatta Ekrem İmamoğlu’nun makam odasının arkasında bulunan çekyata kurularak çektirdiği fotoğraflar gaz verdiği gençleri bile çıldırttı. İmamoğlu’nun neler hissettiğini tahmin bile edemiyorum doğrusu.
Neyse devam edelim; Özel, sokak çağrısı yaparak, aralarında terör örgütü sempatizanlarının ve çok sayıda yabancı ülke ajanının da bulunduğu binlerce kişiyi İBB binasının bulunduğu Saraçhane Meydanı’na yığdı. Ardından sokak eylemlerini ve gösterileri diğer büyükşehirlere yaydılar.
Özellikle İstanbul ve Ankara’da yabancı ülke ajanlarının provokasyonuyla gençler polislerin üzerine salındı. Onlarca polisimiz ve gösterici yaralandı, kan aktı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 23 Mart 2025 tarihinde yapılması planlanan ve İmamoğlu’nun tek aday olarak katıldığı ön seçim şeysini gerçekleştireceklerini duyurdu. Öyle de yaptılar.
Her yerde sandıkları kurdular. Vatandaşlar gelerek oylarını Ekrem İmamoğlu’na attılar. Çünkü başka oy atacakları kimse yoktu. Bu para böyle bir şeydi, neyse…
Diğer yandan yargı süreci de işliyordu. İmamoğlu ve diğer şüphelilerin ifadeleri alındı. Pazar günü sabah erken saatlerinde İmamoğlu ve diğer ifadeleri alınan şüpheliler tutuklandı. Silivri Cezaevine gönderildi.
Yalnız, Ekrem İmamoğlu’nun PKK/KCK’ya Kent Uzlaşısı için istenen 100 milyon doları vermesine ve Kandil’in irtibat görevlisi olarak atadığı Azad Barış ile onlarca kez bir araya geldiklerine dair HTS kayıtları bulunmasına rağmen terörden değil, yolsuzluktan tutuklanması enteresan olmuş.
Bu, bir derbi maçta bir penaltıyı veren hakemin, ne kadar net pozisyon olsa da, aynı takım aleyhine ikinci penaltıyı vermeye çekinmesi gibi bir şeye benziyor. Geçelim…
Şimdi ne olacak? CHP Cumhurbaşkanı adayı ön seçiminden Ekrem İmamoğlu’nun ismi çıkacak. Ama kendisi cezaevinde tutuklu olduğu için CHP bunun aylarca yaygarasını yapacak. Avrupalara şikâyet edecek. Özgür Özel uluslararası toplantılara gidip ballandıra ballandıra CHP’nin uğradığı sözde haksızlıkları anlatacak.
Gerçi onun da CHP’nin başında kalıp kalamayacağı belli değil ya neyse. Her şeyi de bir anda yazmayalım. Zira kayyum ihtimaline karşılık, 6 Nisan’da olağanüstü kurultay kararı alınmasına rağmen şaibeli kurultayın iptal edilme ihtimali yüksek.
Ayrıca HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın benzer bir sokak çağrısı nedeniyle yıllardır hapis yattığını hatırlamakta fayda var. HDP yönetiminin çağrısıyla 6-7 Ekim 2014'te patlayan sokak olaylarında 2 polis şehit olmuş, aralarında ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtan küçük Yasin Börü ve üç arkadaşının da bulunduğu 35 kişi hayatını kaybetmişti.
Lafın kısası, ne dediysek çıkıyor. Aslında yazdıklarımız dikkate alınsa, bir sürü yanlış işten dönülür, kimsenin tatlı canı sıkılmaz. Ama sakalımız olmadığı için sözümüz geçmiyor herhalde. Yapacak bir şey yok…