• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

Suriye’nin kurtuluşunun arkasındaki büyük akla herkes şapka çıkarıyor

09 Aralık 2024
A


Muhammet Kutlu İletişim:

Suriye’nin kurtuluşunun arkasındaki büyük akla herkes şapka çıkarıyor

MUHAMMET KUTLU

Suriyeliler eli kanlı bir dikta rejiminden kurtuldu, mübarek olsun…

Suriye halkının bağrından kopmuş kahraman muhalif güçler, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, “Bir an önce Esat ile gerekli temaslar sağlanmalı. Esad’ın ilan ettiği genel aftan Türkiye’dekiler zaten yararlanıyor. Onlar bilgi sahibi yapılmalı. Çatışma ortamı durdurulmalı” demesinin üzerinden 24 saat geçmeden başkent Şam’a girerek ülkelerini zulüm rejiminden kurtardı.

Ana muhalefet partisi liderinin öngörüsüzlüğünden, vizyonsuzluğundan, çok fazla bahsetmeye gerek yok. Görüyorsunuz zaten…

Halkının katili Beşar Esat, yanına alabildiği kadar altın, elmas, mücevherat ile birlikte bindiği bir uçakla, babası ve kendisinin 54 yıldır zulmettiği Suriye’den kaçtı. Kısa süre içinde nerede olduğu ortaya çıkar.

Suriyelilerin, ülke topraklarını Esat yandaşı katiller ve PKK/PYD, SDG gibi ABD’lilerin isim babalığını yaptığı diğer terörist unsurlarından temizlemesinin ardından oluşacak ilk yönetim, Beşar Esat başta olmak üzere, yaklaşık bir buçuk milyon masum Suriyeli sivilin katlinden sorumlu olanlarla ilgili Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvurular yapacaktır.

Vahşi katliamların sorumlularının hak ettikleri cezaları almalarının sağlanmasını temenni ederiz.

1963 yılından itibaren Baas, 1971 yılından itibaren de Esat rejimi Suriyelilerin adeta kanını emdi. Ülkenin zengin yeraltı kaynakları ve mümbit toprakları olmasına rağmen, halkına refahtan bir gıdım bile koklatmadı. Öyle hain bir yönetimdi ki Esat rejimi, ülkenin petrolünü bile büyük bölümünü kayıtlara geçirmeden kendi hesabına çıkarıp sattı.

Esat ailesi ve çevresindeki kısıtlı bir ayrıcalıklı zümre, çaldıkları milyarlarca doları düzenli olarak yurt dışındaki off shore banka hesaplarına aktardı.

Her diktatör ülkenin kontrolünü ele geçirdikten sonra batılı danışmanlar ve uzmanlar kendilerine yanaşır. Çeşitli yatırım önerileriyle gelirler. Kendi bankalarında sırdaş hesaplar açtırır, çaldıkları paraları bu hesaplarda değerlendirmelerini sağlarlar.

Diktatör yönetimi bırakmak zorunda kaldığında ise bu hesapların büyük bölümüne ve taşınmazlarına el konulur. Diktatörün yerine gelen yönetim, ülkeden çalınan paraların çok cüzi bir miktarını geri alabilir. Ülke soyulduğuyla kalır. Bu hırsızlık döngüsü, bugüne kadar onlarca diktatör için aynıyla tekrarlandı. Esat için de aynısı olacaktır.

Suriye’de yaşananların en büyük galibi şüphesiz mazlum Suriye halkıdır. Tabii onlara her türlü desteği veren, milyonlarca Suriyeli mazlumu kabul edip yıllarca himaye eden Türkiye’nin başarı hikâyesi ise bambaşka.

Türkiye Suriye’deki iç savaşın bütün yükünü üstüne alırken, sayısız defalar Beşar Esat’a akan kanı durdurması, yeni anayasayı hazırlayıp halkın tümünü kucaklayan demokratik yönetime geçmesi çağrısında bulundu. Ancak Esat rejimi ciddiye almadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhaliflerin harekata başlamasından birkaç hafta önce yine aynı yöndeki çağrıyı tekrarladı. Esat yine kulağının üstüne yattı. Sonuç ortada…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şam’ın düşmesinden bir gün önce Gaziantep’te yaptığı açıklamada, “Şam rejimi, Türkiye'nin uzattığı elin kıymetini bir türlü idrak edemedi, ne manaya geldiğini anlayamadı. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de tarihin doğru tarafında yer almaktadır. Huzurun hakim olduğu, barışın hakim olduğu, Arap, Türkmen, Kürt, Alevi, Sünni, Nusayri, Hristiyan ayırt etmeksizin hiç kimsenin dışlanmadığı, kimsenin hak ve özgürlüklerinin çiğnenmediği, zulme uğramadığı, farklı kimliklerin yan yana, sulh içinde yaşadığı bir Suriye görmek istiyoruz. İnşallah çok yakın gelecekte böyle bir Suriye'yi göreceğimizi ümit ve temenni ediyoruz” mesajını verdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, da “Özellikle son aylarda Sayın Cumhurbaşkanımızın, Suriye’de yaklaşan süreci öngörerek başlattığı inisiyatifin Suriye rejimi tarafından reddedilmesi bizleri haklı çıkaran gelişmelerin yaşanmasına yol açtı. Bu sabah itibarıyla Suriye halkı, ülkelerinin geleceğini kendilerinin belirleyeceği yeni bir güne başladı. Evlerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca Suriyeli kendi topraklarına dönebilecektir” açıklamasıyla Suriye’deki destansı kurtuluşun arka planını ortaya koydu.

Bazı müzmin Türkiye aleyhtarları ve kifayetsiz siyasiler ısrarla kabullenmese bile bütün dünya, Suriye’nin kurtuluşunun arkasında Türkiye ve Recep Tayyip Erdoğan gibi büyük bir akıl ve çelik bir iradenin olduğunu görüyor ve şapka çıkarıyor.

İngiliz ekonomist Timothy Ash; “Türkiye için büyük bir zafer. Erdoğan’ın dahiyane hamlesi. Esad, Rusya ve İran'ı tamamen mahvettiler. İsrail ve ABD'yi yendiler” paylaşımıyla Türkiye’nin hakkını teslim etmiş. Pek çok yabancı devlet adamı ve kanaat önderi benzer açıklamalarda bulunuyor.

Asıl çarpıcı yorum ise bir terörist elebaşından geldi. PKK/KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, örgüte yakın bir televizyon kanalına çıkarak; “Türkiye yıllardır ilhak, işgal politikalarından vazgeçmiş değil. Kuzeydoğu Suriye’yi ilhak işgal etmek istiyor. Halep’i de içine alacak şekilde Misak-i Milli planlarını gerçekleştirmek istiyor. Bu planı açıkça söylüyor. Gizli saklı da yapmıyor. Bu plandan hiçbir şekilde vazgeçmedi. Fırsatını bulduğunda bu planı harekete geçirmeyi hep hedefliyordu. Şimdi konjonktür onlar açısından uygun hale geldi. Amerika seçimleri oldu, bir ara süreçtir. İsrail’in işte Hizbullah savaşı, yapılan ateşkes, İsrail Suriye ve İran, bölgedeki planları, Amerika’nın İngiltere’nin uluslararası hegemonik güçlerin İsrail ile birlikte yürüttükleri plan, bütün bunlar Türk devleti tarafından da değerlendiriliyor. Bu fırsatları kendi lehlerine nasıl değerlendirebilirler, bunun hesabını kitabını yapıyorlar. Türkiye’ye de çeşitli şartlar dayattılar. Türkiye bu şartları kendi lehine görmedi. Oyunu bozmak, kendi lehine bir oyun yeniden kurmak, bir yeni denklem kurmak için hızlı davrandı. Zaten bu çeteleri eğitiyor, donatıyor ve bu çetelerle birlikte böyle bir hamle yaptı. Oyun planlarını kendi lehine çevirmeye çalıştı” dedi.

Suriye’deki son gelişmeler üzerine Türkiye aleyhine bir şeyler söylemek üzere söze başlayan Bese Hozat, konuşmasının ortasında Türkiye’nin emperyalistlerin dayattığı planları yırtıp atarak kendi oyununu kurduğunu, dünya konjonktürünü çok iyi değerlendirdiğini ve sonuç aldığını anlattığını konuşmasının yarısında fark etti. Kızarıp bozaran terörist elebaşı, lafını yarıda kesemedi ve sizlere aktardığım sözleri söyleyip, adeta Türkiye’nin müthiş başarısını ortaya koydu.

İşte Türkiye öyle bir Türkiye olmalı ki, düşmanları bile takdir etmek zorunda kalsın. Hainleri bile kötülemek isterken başarılarını ortaya koysun.

Görmek istediğimiz Türkiye tam olarak bu. Bu müthiş yönetimin başında gurur duyulan işlere imza atan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Helal olsun…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

tahsin gürcan

tek adamın hataları yüzünden güneyimizde kürdistan kuruldu .Abd israil komşumuz oldu.hizbullah çöktü.Israil en konforlu dönemine girdi.Batı destekli parali htş yeni tehdit oldu. tek adamın hatalarının bedelini milletçe ödemeye devam...

Okur

Şu akit yazarlarına baktım. Hiç biri htş nin bir terör örgütü olduğunu yaşamamış. Esatin devrilmesine en çok İsrail sevinmiş. Onu da yazamamış. Bop projesi be idi onu hiç yazamamış. Orda doğu da bizim bir görevimiz var. Bizde bu projenin eş başkanıyım diyen Erdoğanı unutmuş. Diğer eş başkan veya başkanlar kim merak dahi etmemiş. Anadoluda bur söz vardır. Hele şu toz duman bir kalksın, bindiğin atmı, essek mi anlarsın diye. Bopa göre sıra kimde. İran da mı, yoksa.....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23