Belediyelerde nasıl bu kadar kolay yolsuzluk yapılabiliyor?
Belediyelerde nasıl bu kadar kolay yolsuzluk yapılabiliyor?
MUHAMMET KUTLU
Kurduğu çıkar amaçlı suç örgütü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) usulsüz ihaleler ve harcamalarla borç batağına sokan CHP’li eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevindeki 25’inci gününü geride bırakırken, İBB Denetim Komisyonu’nca hazırlanan raporda yer alan veriler, yıllık 180 milyar Liralık geliri bulunan mega kentin kötü yönetim ve usulsüz harcamalarla nasıl perişan edildiğini bütün detaylarıyla ortaya koyuyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin; 31.12.2018 tarihi itibariyle 26.760.454.224,24 TL olan borcunun, 31.12.2024 tarihi itibariyle 215 milyar 297 milyon TL’ye yükseldiği ve CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun yönetimindeki 6 yılda borç miktarının yüzde 704,54 oranında arttığı dikkat çekiyor. Bu da İmamoğlu’nun İBB’nin borcunu her yıl ortalama yüzde 117 oranında artırdığını gösteriyor.
Raporda, 2019’da iş başına geldiğinde İBB’de çok fazla araç kiralandığını belirterek, bunları Yenikapı’da toplayıp şov yapan İmamoğlu’nun, kiralık araç masrafını 1 milyar 916 milyon 774 bin TL’ye, yani 10 katına yükselttiği tam bir ibret vesikası olarak dikkat çekiyor. İBB Başkanı İmamoğlu’nun belediye şirketleriyle birlikte 2023’de araç sayısını 4.517’ye çıkardığı ve bunlardan 1.132’sinin ise İBB’nin takip sisteminde kayıtlı olmadığına yönelik 2023 Yılı Sayıştay Raporu da dikkate alındığında, CHP’li eski İBB Başkanı’nın İstanbul’u nasıl bir başıboşluk içinde yönettiği anlaşılıyor.
İBB tarafından 2024 yılında; davet ve 21b gibi istisna usulleri dahil 90 milyar 597 milyon TL + KDV bedelli 419 adet 4734 sayılı KİK kapsamında ihale yapıldığı, ihalelerin toplam tutarının doğrudan temin usulüyle yapılan 1 milyar 145 milyon TL+KDV tutarında alımlar dahil 91 milyar 743 milyon TL+KDV olduğu bilgileri yer alıyor. Türkiye’de ihalelerin kırım oranı ortalaması yüzde 27 olmasına rağmen İBB’nin 2024 yılında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında sözleşme imzaladığı ihalelerin; 1 milyar 324 milyon TL + KDV bedelli 11 ihalenin yaklaşık maliyetin üzerinde, 15 milyar 328 milyon TL + KDV bedelli 19 ihalenin kırım oranının %1 ve altında, 43 milyar 239 milyon TL + KDV bedelli 77 ihalenin kırım oranının %1 ila %5 arasında olduğu, İBB tarafından 2024 yılı içerisinde gerçekleştirilen tüm ihale bedelinin %66,1’ ini oluşturan 59 milyar 891 milyon TL tutarındaki 107 ihalenin kırım oranının %5 ve %5’in altında oranlarda sonuçlandırıldığı görülüyor.
Hepimizin bildiği gibi, 2019 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ekrem İmamoğlu’nun en fazla eleştirildiği alanlardan birini, her geçen gün artan deprem tehlikesine rağmen, hiçbir tedbir almaması oluşturdu. İmamoğlu, İBB Başkanı olarak görevde bulunduğu 6 yıl süresince depreme hazırlık kapsamında mega kente çivi dahi çakmadı. Acil olarak yapılması gereken kentsel dönüşüm için neredeyse kılını dahi kıpırdatmadı.
Fakat iş halkın parasıyla yapılan ihalelere gelince eski İBB Başkanı İmamoğlu, kurduğu suç örgütüyle birlikte son derece ilginç yol ve yöntemler geliştirdi. Bunlardan en çok başvurulan ise Kamu İhale Kanunu’nun doğal afet ve salgın hastalıklar gibi durumlarda idarenin hızlı hareket edebilmesi için konulan 21b maddesi. İmamoğlu ve İBB’deki ekibinin bu maddeyi sıklıkla kullandığı görülüyor.
Pazarlık usulüyle ihale yapabilmenin kanunen önünü açan söz konusu 21’inci maddenin b fıkrasında şöyle deniyor: “b) Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya (Ek ibare: 16/05/2018-7144/11 md.) yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması.”
İşte İBB’nin 2024 hesaplarına ilişkin hazırlanan Denetim Komisyonu Raporu’nda en fazla dikkat çeken şey, ihalelerin adrese teslim olmasının yanı sıra, önemli bir bölümünün, doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya (Ek ibare: 16/05/2018-7144/11 md.) yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gereken halleri düzenleyen 21b maddesine sokularak yapılması.
Tüyü bitmemiş yetimlerin de hakkının olduğu halkın milyarlarca lirasının sanki bir doğal afet hali varmış gibi 21b maddesinden açılan ihalelerle yandaş ve ortaklara peşkeş çekilmesi dikkat çekiyor.
Bu durum insanın fena halde canını yakıyor. Diyelim ki İBB’de görüldüğü üzere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca açılan soruşturma kapsamında belirtildiği ismiyle İmamoğlu Suç Örgütü (İSÖ) gibi bir yapı oluşturulmuş ve kötü niyetle usulsüz iş ve işlemlerle İBB’nin parasını har vurup harman savuruyorlar.
Peki bu işler bu kadar kolay mı? İstanbul’da, şurada ya da burada. Belediye yönetimine gelenler belediye bütçesini kendi çıkarları için kullanıp zenginleşmek isteyebilirler.
Fakat onlara dur diyecek bir mekanizma yok mu? İşte İBB’de yaşanan başıbozukluk her geçen gün tüm detaylarıyla ortaya dökülüyor. Şu ya da bu partiden olması hiç fark etmez. Art niyetle bu halkın parasını çarçur etmek isteyenler nasıl bu kadar kendilerine boş alan bulabiliyor?
Onları denetlemesi gereken, yanlış yaptıkları anda yakalarına yapışacak yargı mekanizmaları neden zamanında çalıştırılmıyor? İlla da halkın, tüyü bitmemiş yetimlerin yüzlerce milyar Lirasının yitip gitmesi neden bekleniyor?
Bence bu konu üzerinde herkesin durup düşünmesi gerekiyor.