Ne gün

01 Aralık 2017 Cuma

Bugün sizlerle olan hasbıhalimizin ön üçüncü senesini dolduruyoruz. 2004 yılında bu köşenin ilk satırları klavyemden döküldüğünde daha çiçeği burnunda bir üniversite hocasıydım. Washington’daki odamda sizlerle birlikte bu köşeyi açtığımız o gün, ilginçtir, üniversite hocalığım da başlamıştı. O zaman sizinle de paylaşmıştım. Şimdi de tekrar edeyim. Benim hayatımda hayırlar hep aynı zamanlarda gelir. Hani deriz ya, “imtihanlar da ard arda gelir de, acaba biz o imtihanları hem sabrederek hem de aynı zamanda aşarak geçebilir miyiz, asıl mesele budur” diye. Aynı şekilde nimetler de aynı zamanlara rastlaşır sanki. Bilgisayar mühendisliği diplomamla ülkeme dönüp siyasete ilk adımımı attığım 1994 sonbaharında hem Refah Partisi kadınlar komisyonunda gönüllü olarak çalışmaya başlamıştım, hem de hafızlık çalışmama. İşte o zaman da yine üst üste gelen kader meyveleriyle George Washington Üniversitesi’ndeki ofisimde sizlerle dertleşmeye başladığımda aynı zamanda bir öğretmen, bir eğitici olmanın da tadına varıyordum. Evet, bu köşe benim açımdan Rabbimin lütfettiği lütuflar arasında yerini almıştır. Siz okurlarımızla milletvekili kimliği ile başlayan “dert ortaklığımızı” ve “derdi olan olmaklığımızı” bu köşeden sözlere döktük yıllarca. Elhamdülillah hadha min fadhli Rabbi. Buna vesile olan Akit, Vakit, Yeni Akit ailesine minnettarım. Onlar, kimseciklerin ortalıkta olmadığı 28 Şubat yıllarında hep benim yanımda oldular. Mesele Allah’ın emri başörtüsüne sahip çıkmaktı. Şartsız. Allah için!

Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Neden mi...çünkü hepimizi inim inim inleten yasak kalktı, çünkü başörtülü kadın başörtüsünün dışında bir meşgale edinebilme lüksüne kavuştu, çünkü tesettürlü kadın başındaki örtünün ötesinde kabul görür hale geldi, çünkü bence benim bu noktada görevim tamamlandı. Ebabil kuşları misali hepimiz elimizde ne varsa onunla birlikte mücadelemizi verdik. Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Çünkü artık bu devletin gözünde resmi olarak bir eski milletvekiliyim. Milletvekili olamasam da eski’si olabildim :)

 

Sizinle paylaştığım bu kimlik kartını yeni görevim olan T.C. Kuala Lumpur büyükelçiliğinin bana resmen tevdi edildiği günde aldım. İnsan hayatı bir gerçek roman. Bir sayfa kapanırken mutlaka bir başka sayfa açılır.

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım...Mı....Aynı şeyi farklı yerlerde söylemek lazım....Emri bil mağruf nehyi anil münker yapmakta devam lazım.

Allaha emanet olunuz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • bahtiyarbahtiyar14 gün önce
    MERVE HANIM NAZLI HANIMI ARIYIP SORUYORMUSUNUZ O YAŞINDA ONCA ERKEĞE RAĞMEN SİZE SİPER OLDUYDU..
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent1 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. Oysa 25-30 yıl boyunca Üniversitelerimizde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanmış Yaşlı Doçentler olarak, koskoca 5 yılı boşu boşuna tüketip biyolojik ve psikolojik olarak ezilme sürecine girmemek adına; yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından, emeklilik hakkını elde etmiş biz Yaşlı Doçentleri kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • Bulent GebologluBulent Gebologlu1 ay önce
    Sus payi bu olsa gerek! Yurtdisinda yasadigim icin yeni ogreniyorum oraya gittiginizi. Sizin gibi Milli Goru$ geleneginden yeti$mi$, bati demokrasisinde akademisyenlik yapmi$ birini; hukuk nedir, ozgurluk nedir, adalet nasil verilir, insan haklari nasil korunur, medenile$me nasil olur diye bilen birisini, hicbir Muktedir, kar$isinda muhalefet olarak gormek istemez; kokleriniz ayni mahalleden oldugu icin. Kar$i mahalleden olsaydiniz, zaten terorist kabul edilirdiniz ve sorun olamazdiniz.Ama siz kolayi tercih ettiniz ve ikrami geri cevirmediniz diye dusunuyorum. Yillardir cektikleriniz size bunu hakkettiginizi hissettirdi, yazinizin tonundan anla$ilan...Olsun, memlekette bukadar ahlak, adalet, hukuk, hak sorunu varken, siz de orada hizmet edersiniz guzel Ingilizceniz ile. Filozofik Islami tarti$irsiniz Malezyali karde$lerle...Ne de olsa Islamin temel kurallari tam manasiyla ya$aniyor TR'de, ve "Dunyada az sayida ileri demokrasilerden biriyiz" degil mi? Ayni fikirdesiniz anla$ilan... Saygilar Merve Hanim
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent1 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; 25 yıldan fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışmış, emeklilik hakkını elde etmiş, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanmış Yaşlı Doçentler olarak, emsallerimiz hangi puanla Profesör oluyorlarsa, biz de aynı puanla ama boşu boşuna koskoca 5 yıl beklemeden, Profesör olmak istediğimizi ve bizim yaşımızda olanları bu 5 yıl bekleme belasından kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • HukukçuHukukçu1 ay önce
    Sayın Yazarım; Bugün, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, bir öğrencinin katlettiği hocamızın durumunu öğrenince içim sızladı. Cinayete kurban giden hocamıza rahmet, kederli ailesine başsağlığı diliyorum. Bu fakültede sorunlar olduğunu 4 ay önce bilgilerinize sunmaya çalışmıştım; ama ne yazık ki, beni dinleyen olmadı, ciddiye alınmadım. Evet, ne yazık ki, bugün bir değerli asistan kardeşimiz, bir öğrenci tarafından katledildi. Yazık, bin Yazık! 4 ay önce yazdıklarım hala Sayın Merve Kavakçı'nın yazısının altında durmaktadır. O yazıda şunları yazmıştım: "...Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz..." Evet, aynen böyle yazmıştım. Keşke dinlenseydim, öğrencilerimizle hocalarımızın sorunlarına el atılıp, kucaklanmaları sağlansaydı ve bütün kalbimle kınadığım bu cinayet yaşanmasaydı.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sıkıntımızı Yazdığımız Tek Gazete Olan Yeni Akit Gazetesinin Değerli Yazarlarının Yardım Ve Aracılığıyla; Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murad edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-) 1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-) 5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-) 10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-) 15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-) 20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-) 25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • HadiyeHadiye2 ay önce
    Sağlıkta Mahramiyet ne zaman? 15 yıllık mevcut iktidar döneminde ülkemiz hemen her alanda çağ atladı, standartlarımız yükseldi, özellikle de sağlık alanında çok yol alındı,randevulu muayeneler, hekim seçme hakkı,konforlu donanımlı hastanelerimiz gerçekten çok iyi. Ancak sağlıktaki bunca zor konularınbaşarılmasına rağmen çok basit, kolaycagiderilebilecek bazısorunların varlığıbunca yapılan güzel hizmetlere adeta gölge düşürüyor;Hekimini seçebilen hata maalesef , Momografi,röntgen, ultrason gibibiri birimlerdeki görevlileri (cinsiyetlerini) seçemiyor.Bu birimlerde ( Momografi,röntgen, ultrason vs.)40-50 yaşlarındaki kadın oğlu yaşındakierkek görevlilere en mahrem yerlerini göstermek zorunda kalıyor. Sağlıkta devrim yapan ülkemiz ve devletimiz için bunun çözümüişten bile değil.Bu bölümlerde çalışan teknisyenlerin istihdamında her hastanede farklı cinsiyette /hem erjkek, hem bayan görevli )görevliler istihdam edildiğinde sorun biter. Yani“A “hastanesinde 2 erkek görevli,“B” hastanesinde de 2 bayan görevli yerine,“A” ve “B” hastanelerindeki görevlilerin birer tanesi yer dedeğiştirdiğinde her iki hastanede de hem erkek, hem bayan görevli bulunur ve sorunlar ortadan kalkar. Hastalıkta ayıp, günah, mahrem olmaz ama, imkanlar varsa ve buna rağmen ortam oluşturlmuyorsa bunun vebali vardır. Sırf bu yüzden hastaneye gitmeyen, ultrason, momografi vs. çektirmeyenhanımhastalarımızın vebaline girilmesin. Büyüklerimizin bu sorunu ivedilikle çözeceklerine inancım tamdır.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Doçent olduğumuz gün, emsallerimiz hangi dosya ile Profesör oluyorlarsa, biz de aynı dosya ile Profesör olmak istediğimizi; deneyim kazanmanın murat edildiği 5 yıl Doçentlik kadrosunda boşuna kalmak istemediğimizi; 5 yılın 5 katından fazla Üniversitemizde öğretim elemanı olarak çalışıp, 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazandığımızı; Üniversitemizde Doçentlik kadrosunu almak için gerekli olan puanın 5 katından fazla bir puanla Doçentlik kadrosunu aldığımızı; emeklilik yaşımızı geride bırakıp ömrümüzü verdiğimiz Üniversitemizde, Profesör olmak için 5 koca yıl beklemememiz gerektiğini; dosyası dolu ama ömrü de dolu Yaşlı Doçentler olarak, Profesör olmak için, zaman sınırı olmadan, dosyamızı Doçent olduğumuz Üniversitemize sunmamıza kapı aralamanızı sizden istirham eder, saygılarımızla taleplerimizi arz ederiz: A-)1-5 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 5 yıl sonra Profesör olabilmelidir. B-)5-10 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 4 yıl sonra Profesör olabilmelidir. C-)10-15 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 3 yıl sonra Profesör olabilmelidir. D-)15-20 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 2 yıl sonra Profesör olabilmelidir. E-)20-25 yıl öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent 1 yıl sonra Profesör olabilmelidir. F-)25 yıldan fazla öğretim elemanı olarak çalışmış bir Doçent hemen Profesör olabilmelidir.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun etmiş; 50 yaşlarını çoktan geride bırakıp emeklilik aşamasına gelmiş Yaşlı Doçentlerin, Profesör olabilmek için, 5 koca yıl beklemelerine gerek olmadığına karar vermenizi, Yaşlı Doçentler olarak, sizden istirham ederken, talebimizi şöyle arz etmek isteriz: A-) 10 yılın altında Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış Doçentler, Profesör olmak için 5 yıl beklesinler. B-) 10 yıldan fazla Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış Doçentler, Profesör olmak için 4 yıl beklesinler. C-) 15 yıl Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış Doçentler, Profesör olmak için 3 yıl beklesinler. D-) 20 yıl Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış Doçentler, Profesör olmak için 2 yıl beklesinler. E-) 25 yıl Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış Doçentler, Profesör olmak için 1 yıl beklesinler. F-) 25 yıldan fazla Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış Doçentler, Profesör olmak için hemen başvurabilme hakkına sahip olsunlar. Söylediklerimiz zatıâlinize yol göstermek değil, ricalarımız olduğunu belirtir, saygılarımızı arz ederiz.
  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun etmiş; 50 yaşlarını geride bırakıp emeklilik aşamasına gelmiş Doçentlerin, Profesör olabilmek için, 5 koca yıl beklemelerine gerek olmadığına karar vermenizi, yaşlı Doçentler olarak istirham eder, saygılarımızı arz ederiz.
  • HukukçuHukukçu6 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.
  • HukukçuHukukçu6 ay önce
    Merve Hanım; lütfen, sık sık yazınız ve sorunlarımızın Sayın Cumhurbaşkanımıza iletilmesine vesile olunuz. Saygılar.
  • HukukçuHukukçu6 ay önce
    Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımını durdurun, lütfen!

Günün Özeti