HDP’li proje Selocan’ın pis, sinsi oyunu!
Dikkat ettiniz mi?
Proje Selahattin ne zaman yurtdışına gitse, döndüğü zaman “bülbül” gibi öter.
Ne zaman Kandil’e gitse, döndüğü zaman Kandil havasıyla “eser, gürler”.
Ne zaman yabancı istihbarat servisleri kemik atsa, sevinçten hoplaya zıplaya yakalayıp, “soluyarak” sahiplere itaat eder.
Parayı veren, Selocan’ı çalar...
Makam vaad eden, Selocan’ı kapar...
Güç veren, Selocan’ı tepe tepe kullanır...
Parmağını şaklatan, oltanın ucuna yem takan, oyun hamuru kıvamındaki Selocan’dan “süreli” olarak, “her türlü” yararlanır.
Yedi Kocalı Hürmüz gibidir Selocan...
Sahibin kim olduğu fark etmez.
Kime hizmet ettiği fark etmez.
Neye hizmet ettiği fark etmez.
İdeolojisi, dini, milliyeti, aidiyeti fark etmez.
Selocan, o kadar “çok amaçlıdır” işte...
O kadar “çok yönlüdür”.
O kadar kullanışlıdır.
Her tür dış istihbarata “tek kullanımlık aparat” olmaya her daim hazır ve nazırdır.
Ona göre herkes “olası” sahiptir, herkes “olası” dosttur, herkes “olası” düşmandır.
Ancaaaak...
Menfaati tükendiği an ise tıpkı “doyduğu” zaman dişlerini geçirerek kanını emdiği bedenden kolayca ayrılan “sülük” gibi sahibini bırakır.
“Güneydoğu ve şehrim kendi mezarını kazan YDGH’lilerce cehenneme çevrilmişken bunu neden mi anlatıyorum?
PKK karakteristiğini yakından tanımanız için...
Ha HDP-PKK, ha Selocan...
Bildiğiniz gibi sık sık Selocan üzerinden PKK analizi yapıyorum.
Yok, durun PKK repliğiyle söyleyeyim, Selocan üzerinden PKK “çözümlemesi” yapıyorum.
Çünkü Selocan, HDP-PKK karakteristiğinin “azaltılmış numunesi” gibidir.
Tıpkı FETÖ’nün örgütsel yapısı gibi PKK’da da tabandan tavana, tavandan tabana birey birey birbirinin “aynısıdır”, “benzeridir”. Zaten yine tıpkı FETÖ gibi PKK da, örgütsel yapı olarak, tek bir organizmaymış gibi hareket ederler. Biri hepsi, hepsi biri gibidir. Biri hepsi, hepsi biri içindir.
Stratejik olarak bünyelerine dahil ettikleri “doku uyuşmazlığı olan” unsurları dahi, tıpkı FETÖ gibi kısa sürede dönüştürüp kendine entegre eder, uyumlu hale getirir.
Tipik HDP-PKK karakteristiği bu işte!
Bunlar için “örgüt” de, “terör faaliyetleri” de, “siyaset de”, “teröristler” de, “Kürtler” de, “Karl Marks” da, “Kapital” de “ideal” değil, sadece malzemedir. Amaç değil, araçtır...
Bu yüzden bakmayın “Öz Yönetim” diye cart-curt ettiklerine...
Yeri geldi mi gözlerinde ne PKK, ne ideolojisi, ne Güneydoğu ve ne de Kürtler kalır.
Mesela PKK, feodaliteye karşı çıkar. Gençleri feodal baskılardan kurtarmak için vardır ama ya gerçekte?
Gerçekte PKK için herkes, her şey kurbandır!
HDP-PKK, kanallarında kandil programları yapılır. Mevlidler okutulur. Sonra Diyarbakır’da, Hz. Muhammed (sav) hakaret edilir!
HDP-PKK, sokaklarda Cuma Namazı kıldırır. Sonra Diyarbakır’da Kurşunlu Cami’yi ateşe verir!
Böyle sahtekâr, böyle alçaklar işte!
Örneğin kadın haklarından, “kadına yönelik şiddete karşı mücadele etmekten” söz ederler...
Ya sonra?
PKK, anaların yavrularını zorla dağa götürür.
PKK, hamile kalan kadın teröristleri infaz eder.
PKK’nın üst düzey militanları kadın teröristlere, diğer militanların gözü önünde zorla tecavüz eder.
PKK militanları, “yasak ilişki sonucu doğan bebekleri” acımasızca katleder.
Kürt gençlere hak ve özgürlükten söz ederler...
Lakin sonra...
PKK, “arıza çıkaran, soru soran, örgütün pis işlerine isyan eden yani üstünü çizdiği militanları”, “ölümcül” operasyonlarda görevlendirerek infaz eder.
PKK, “kansere yakalanan”, “böbrek fonksiyonlarını kaybeden”, tedavi süreci uzun ve zahmetli olan veya ölmek üzere olan militanlarını canlı bomba olarak kullanarak infaz eder.
PKK, “operasyonlarda” örgütü “maddi” zarara uğratan, “para, silah ve uyuşturucu” gibi mallarla yakayı ele veren militanlarını, cezaevinde olsa dahi infaz eder.
PKK, “infaz et” emrine itaat etmeyen “duygusal” militanlarını, diğerlerine ibret olsun diye infaz eder.
PKK, kritik operasyonlarda kullandığı militanlarını “diri diri” gömer.
PKK, çatışma esnasında taşıyamadığı yaralılarını infaz ederek saklar veya gömer.
PKK, en küçük bir amacını gerçekleştirmek için, gerekirse yüzlerce gencini imha eder. YDGH’lileri koordine eden Kobani militanlarına mı acıyacak?
Kullandığı Kürt çocuklarına mı?
HDP-PKK, o hendekleri ne için kazıyor sanıyorsunuz?
Kendi militanlarına mezar diye kazıyor!
Rüsva olan HDP de, bu sayede “çökmüş”, “itibar kaybına uğramış” partisini sırtından atmak yani kapattırmak için can atıyor ki “mağduru” oynasın! Uluslararası camiada kendini acındırsın! Duygu sömürüsü yapsın!
Yanlış duymadınız!
HDP-PKK, halkın gözünde yeniden devlet tarafından “mağdur” edilmiş bir parti görüntüsü vererek, bu algı operasyonuyla hendeklerde kaybolan tabanını yeniden devşirmeye çalışıyor.
Sizce Cumhurbaşkanı Erdoğan bu “hendeğe” düşer mi?
Sizce Başbakan bu “hendekte” tökezler mi?
Sabredin... Az kaldı...
Kendi hendeklerine düştü, düşecek...
Cumhurbaşkanı bu ihanet ittifakını ters köşe etti, edecek...