• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Suriye’deki iç savaşın yeniden alevlenmesinin sebepleri…

04 Aralık 2024
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Suriye’deki iç savaşın yeniden alevlenmesinin sebepleri…

MEHMET KOÇAK

Suriye son yılların en hareketli süreçlerinden birini yaşıyor. İdlib il ve bölgesine sıkışan ve 5 yıla yakın bir zamandır çıkış yolu arayan rejim karşıtı gruplar; İdlib, Halep ve Hama’dan sonra Humus üzerinden Şam’a doğu ilerleyişini sürdürüyor olması, Suriye’de haritalar ile var olan güç dengelerinin değişmesine sebep oluyor.

İç savaşın yeniden alevlenmesinin müsebbibi ise Şam, Rusya ve İran’dır. 

Çünkü, Astana sürecinde Türkiye, Rusya ve İran arasında 24 Ocak 2017’de imzalanan mutabakatla “idlib’de gerilimin düşürülmesi,  sivillerin korunması amacıyla hava ve kara harekatları ile saldırıların durdurulması” öngörüldüğü halde Suriye ve Rusya hava saldırıları devam ettiği gibi sözüm ona İslam Cumhuriyeti olarak kendini takdim eden İran milisleri, Baas rejim güçleri ile birlikte Sünni Müslüman Suriye halkına yönelik en vahşi toplu katliamları gerçekleştirmekten geri durmadı. 

Ayrıca Suriye’de iç savaşın yeniden alevlenmesinin diğer bir önemli sebebi ise Beşar Esad ve despotik yönetimi siyasi çözüm konusunda somut ilerleme kaydetmeyi ve tüm etnik ve mezhepsel bileşenleriyle Suriye halkının isteklerini karşılayacak yeni bir anayasa çalışması başlatmamasından kaynaklandığı bir gerçektir.

Esad, Başkan Erdoğan’ı dinlemedi.

Şam yönetiminin aleyhine hızlı bir değişimin gerçekleşeceğini gören Başkan Erdoğan,  Şam diktatörü Beşar Esad’ı ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, dış güçlerin kullandığı PKK ve uzantıları olan terör örgütlerinden bölgenin arındırılması ile mültecilerin kendi ülkelerine onurlu bir dönüş için gerekli hazırlıkların başlatılması adına yeni bir anayasa ile demokratik reformlara başlanması’ konusunda defalarca ve ısrarla hem uyarmış hem de görüşmelere başlanması çağrıları maalesef cevapsız bırakıldı.

Eğer Başkan Erdoğan’ın uyarı ve çağrıları dikkate alınarak hareket edilseydi bugün Beşar Esad, karşı karşıya kaldığı çıkmazlara sürüklenmemiş olacaktı. 

Esad, bugün “söz dinlememesi”nin bedelini ödüyor ve de bu yanlışta ısrar etmeye devam eder ise çok daha ağır bedeller ödeyecek zorunda kalacaktır.

Esad’ın çıkış yolu, Ankara’dan geçer.

Katil Beşar Esed güçlerine ait savaş uçağı ve mühimmatları ele geçiren silahlı muhalif güçlerin artık savaş uçağı, tank ve uçak savar roketleri ve de zırhlı taşıyıcıları var. Yani muhalif güçler şimdi çok daha eğitimli ve eskisinden çok daha güçlü…

Suriye Ordusu ise hava savunma başta olmak üzere ciddi anlamda teknolojik eksiklikler yaşıyor. Ayrıca savaş kapasitesi zayıflamış olmakla birlikte moral ve motivasyon bakımından çökmüş durumda. 

Rejim karşıtı silahlı muhalif güçlerin iki gün içinde İblib’in tamamını kontrol altına alması ve Suriye’nin ikinci büyük şehri Halep’ten sonra Hama şehrine girmeyi başarması, ayrıca  M4 ve M5 karayollarının kontrolü, Bölgede bulunan biri Uluslararası olmak üzere 6 Havaalanı ve askeri hava üsleri, hükümet kurumları ile savaş uçakları, tanklar ve silah depolarının ele geçirmeleri Suriye Ordusunun çöküşünü gösteren en bariz örneklerdir.

Suriye’de bulunan çeşitli aktör ülkeler, yeni sürecin gerçeklerini kabul ederek şimdiye kadar sürdürdükleri tarafgirlik, çıkar ve sömürgeci politikalarına dayalı yanlışlardan vaz geçerek, Suriye halkının kendi geleceğini belirleme hakkına saygı göstermelidir.  

Zira, Suriye’de sürecin hızlı olduğu kadar sarsıcı bir şekilde değişmeye başlaması, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmeyeceğini gösteriyor. 

Bu büyük ve ani ilerlemeden sonra Şam’ın artık seçenekleri azaldıkça azalıyor. 

Esad, muhalefetin çağrısını anlamalı ve çareyi Rusya ve İran’dan medet umma yerine, halkının meşru taleplerini göz artı etmeden Suriye muhalefetiyle ortak bir hükümet kurulmasını sağlayacak ve milyonlarca mülteciyi vatanlarına döndürecek siyasi bir çözüm için yeni adımlar atması gerekiyor.

Unutulmasın ki, “Zulüm pâyidâr olmaz. Zulümle âbâd olanın, âkıbeti berbâd olur.” Kıymetli sözlerin anlamını idrak etmeli ve geç olmadan yanlışlarından dönmelidir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Dayi

Sebep Reyiz dir. Başka bir ülkenin içinde karışıklık çıkarmaktadır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23