• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

İran, Türkiye’nin arabuluculuğuna neden karşı çıktı?

07 Şubat 2026
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

İran, Türkiye’nin arabuluculuğuna neden karşı çıktı?

MEHMET KOÇAK

ABD-İran gerilimi savaşa dönüşmesi halinde sadece İran’ın iç istikrarı, ulusal birliği için değil, aynı zamanda komşu ülkeleri ile tüm Ortadoğu için de açık bir tehdit olduğu bir gerçektir.

Bu savaş her ne kadar ABD ile İran arasında olacak olsa da tüm bölgenin etnik ve coğrafi dengelerini etkileyen ve aynı zamanda büyük bir insani felakete ve yıkıma sebep olacağı ise diğer bir gerçektir. 

Türkiye’nin Washington ve Tahran arasında arabuluculuk için devreye girmesi asıl sebebi, bölgenin istikrar ve güvenliğinin tehlikede olması ve de büyük yıkım ile yaşanacak bir insani faciadan duyulan derin kaygılardır.


İran ile ABD arasında 6 Şubat’ta yapılması beklenen görüşmeler Türkiye yerine İran’ın ısrarıyla Umman’da başladı.

Şimdi herkes “Büyük bir tehdit altında olan İran’ın Türkiye’nin arabuluculuğuna ve bölgedeki İslam ülkelerinin müzakereye katılmalarını öneren ABD’nin bu teklifine neden karşı çıktı” sorusuna cevap arıyor.


Halbuki İran, Türkiye’den Washington ile Tahran arasında arabulucu olmasını bazan açıkça bazan ise imalarda bulunarak birçok kez istemiştir.


Ancak İran, bunun bilinmesinden ve duyurulmasından rahatsız oldu. 

Çünkü, ABD’ye meydan okuyan dini lider (rehber) Ali Hamaney ve mevcut yönetimin kapalı kapılar ardında farklı ilişkiler ve bazı gizli pazarlıkların dünya kamuoyu tarafından bilinmesi istenmiyor.

Diğer bir sebep ise İran-Türkiye ilişkileri iyi bir yolda yürüse de İran’daki mevcut rejim, Türkiye’nin İslam dünyasına liderlik etmesi veya Ortadoğu’da bir bölgesel güç olarak itibar kazanmasını hazmedemedi ve de edemiyor.



Ayrıca, tarih süreci içinde olduğu gibi bilhassa Humeyni devrimi sonrasındaki Türkiye-İran ilişkilerinde rekabet dikkat çekmektedir.

Kısacası; Türkiye’nin küresel ve bölgesel sorunlara olumlu katkı sağlayan bir ülke pozisyonuna yükselmesinden rahatsız olan İran, Türkiye’nin bu süreçte yeni bir prestij kazanmasını istemiyor.

Bu ve benzeri sebepler nedeniyle İran, ‘ikili formatta’ görüşmeyi yani bir başka ülke veya ülkelerin müzakerede bulunmamasını şart koşan taraf oldu.


Halbuki Türkiye, İran’ın mezhebi bağnazlıktan kaynaklanan yersiz tavırlarına rağmen, İran’ın güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne karşı savaş, yaptırım veya siyasi müdahalelere karşı olduğunu her fırsatta dile getirmiş ve de getirmektedir.

Yani Türkiye, ABD ve Siyonist İsrail’in haksız saldırı ve baskılarına karşı İran’ın yanında yer aldığı ise bir diğer gerçektir.

Türkiye’nin bu tavrı büyük bir devlet ve şahsiyetli bir dış politika izliyor olmasıdır.


*


Tehdit altındaki müzakereden adaletli bir uzlaşma çıkmaz…

İran ve ABD’nin karşılıklı tehditler ve ABD’nin haksız talepleri masada oldukça müzakereden olumlu bir netice çıkması mümkün değildir.

Çünkü, Siyonist İsrail’in yönlendirmesiyle ABD, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumun kaldırılmasını, uranyum zenginleştirmenin durdurulmasını, balistik füze üretiminin sınırlandırılmasını ve Tahran’ın vekil güçlerine verilen desteğin sona erdirilmesini içermesini talep ediyor. 

İran’ın dayatılan ABD şartlarını kabul ermesi teslimiyet anlamına gelir.


Diğer bir ayrıntı ise bitmek bilmeyen baskılar ve tehditlerdir.

Unutulmasın ki müzakere; tehditler altında yapılmaz. Beynelmilel hukuka göre ve Viyana devletlerarası ilişkileri düzenleyen sözleşmeler gereğince, uluslararası hukuka dayalı, eşit şartlarda sorunlara çözüm bulma adına müzakere yapılır.

ABD ve İran, gerçekten müzakere ve diplomasi arayışında samimi iseler o zaman gerilimi karşılıklı olarak artıran ve kışkırtıcı adımlara son vermelidirler ve bunu pratikte göstermeleri gerekmektedir.


Diğer bir ifadeyle; eğer, uzlaşma adına adımlar atılamaz ise masa dağılır ve korkulan savaş başlar.

Ben yazımı hazırlarken Umman’daki görüşme devam ediyordu.

Dileriz, taraflar sorumlulukların bilincinde hareket ederek yeni bir insanlık faciasına sebep olmazlar...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23