• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Bu bir savaş değil, barbarlık ve korkunç bir vahşet

11 Ekim 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

 

Bir asrı aşan Siyonist İsrail ile Filistinliler arasındaki uzun ve şiddetli çatışmalar yaşana gelmiştir.

Siyonist İsrail, sürdürdüğü devlet terörü ve Filistin topraklarını işgal saldırıları karşısında Filistinliler ağır bedeller ödeyerek direnmeye devam etti ve de ediyor. 

Ancak şimdi yaşananlar ise bir dönüm noktasıdır. 

Çünkü dünyanın gözleri önünde terör devleti İsrail, eşi benzeri görülmemiş bir şekilde Filistinlileritopyekûn yok etmeye yönelmiştir.

Yıllardır kuşatma altında tuttuğu Gazze’de Hamas’ın başlattığı operasyonunun intikamını savunmasız ve silahsız Filistin halkından alıyor.

Silahsız ve savunmasız sivil halka yönelik yakın tarihlerin en büyük, en tehlikeli ve korkunç saldırılarını başlatan terör devleti İsrail, denizden, havadan ve karadan bombalarla şehir, kasaba ve köyler yakılıp yıkılıyor…

Kadın, çocuk, yaşlı, sivil diye ayırmaksızın her yaştan binlerce insanların parçalanmış cesetleri çöken binaların enkazı altında. 

ABD, AB ve NATO destekli Siyonist İsrail, Hamas karşısında düştüğü acziyet ve yaşattığı hezimetin etkisiyle bir cinnet hali içinde saldırılarına aralıksız devam ederken, yerle yeksan olan Gazze’den yükselen çığlıklar yeri göğü inletiyor.

Ancak şeref haysiyet, vicdan ve merhametten nasiplenemeyenler,  onları duymaz ve yaşanan insanlık faciasını görmezler…

Kur’an-ı Kerim’de “hayvanlardan da aşağıda” olan bir insan grubundan bahseder. İşte o insanlara “Belhüm Adal” denmektedir.

Bugün silahsız ve savunmasız masum Filistin halkını yok etmeye yönelen Siyonist İsrail ile onun hamiliğini yapan ABD, AB öncülüğündeki Batılı emperyalistler “belhüm adal” güruhudurlar.

*

Bombalar yağıyor, binalar çöküyor… Yakılıp yıkılan Gazze’den dumanlar, çığlıklar ve imdat feryatları yükselirken hiçbir şey yapamamanın ıstırabı içinde insanlığımdan utanıyorum.

O korkunç yıkımın enkazında lime lime olmuş yavrusunu bağrına basarak feryat eden Filistinli bir annenin sosyal medyaya düşen görüntüleri vicdanımı sızlattı, uygularımı kaçırdı. 

İçimdeki acıyı haykırmak adına soruyorum:

Kendilerini medeni dünyanın öncüleri, en demokratik, en modern insanları olduğunu iddia eden siz Batılılar neredesiniz? 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Helsinki İzleme Komitesi, Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları Örgütleri, dünyada barışın ve huzurun kalıcı olarak yerleşmesini sağlamak için kurulmuş bir yapılanma olan Birleşmiş Milletler (BM), insan onuru, özgürlük, demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve azınlıklara mensup kişilerin hakları da dahil olmak üzere insan haklarına saygı ilkeleri üzerine kurulduğu iddia edilen Avrupa Birliği (AB), ayrıca komisyonları; kurullar, heyetler, gözlemciler, komisyonlar… Hani neredesiniz?

Siyonist İsrail, Gazze’yi yakıp yıkıyor. Savunmasız insanlar Soykırıma varan toplu katliamlarla gerçekleştiriyor. Neredesiniz?

Ukrayna için ayağa kalkanlar, Gazze’de yaşanan vahşet karşısında neden üç maymuna oynuyorsunuz?

….Ve yine soruyorum:

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” düşüncesinden hareketle Filistin’i ve Filistinli kardeşlerini satan, işbirlikçi Araplar diktatörleri… ABD bizi koltuğumuzdan eder korkusu içinde ağızınızı bıçak açmıyor, neredesiniz?

Filistin davasının temellerinden söküldüğü ve İsrail’in yenilmezliğini kabul ettirdiği bir üstünlük algısı üzerinden birkaç yıldır normalleşme (Abraham Anlaşmaları) adı altında teslimiyeti kabul eden, ey Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hadim’ül Haremeyn (Mekke ve Medine’nin hizmetkârı) sıfatını taşıdığı iddiasında olan ey Suudi Arabistan, ey Bahreyn, ey Sudan ve ey Fas, siz hâlâ bu ihanet derecesindeki yanlış politikalarınızı sürdürecek misiniz? 

Zevk ve safa düşkünü ey gafiller. Filistinli kardeşlerinizi soykırıma varan toplu katliamlarla yok edip Filistin İsraillileştirilirken, siz hâlâ mı susmaya devam edecek misiniz? 

Ey âlemi İslam, Ey ümmeti Muhammed, Filistinliler sizden değiller mi? Veya siz onlardan değil misiniz? Kudüs sizin de ilk kıbleniz değil mi?

Yom Kippur gibi dini bayramlar vesilesiyle Yahudilerin Ağlama Duvarı’nda dua etmeleri öncesinde İsrail güçlerinin Mescid-i Aksa’yı basmayı bir gelenek haline getirmelerine karşı derin uygunuzdan uyanıp Kudüs’ü ne zaman sahipleneceksiniz? Sorularının cevaplarını vicdanlarına havale ediyorum.

Son söz tüm bu yaşananlar gösteriyor ki; Filistin ve Filistinliler, sahipsiz ve dünyanın yalnızlarıdır…

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Leyl....

Yaziniz cok guzel. Gercekden beni de aglattiniz.. Bence artik kimse Allah'a cc inanmiyor ve bu gunahlara ortak oluyorlar.. Tum bu vahset ve trajedi icinde taraf tutan larin bile aklindan $uphesiz etmek icab eder. Bugun bu vesile Ile baska bir nokta a deginmek isterim. Bu da Kudüs Jaruselam sehr Ile Istanbul'un benzerligi. Yani Ezoterik manada Istanbul nasil bir manevi yuksek manevviyat arzeden bir sehir ise, Kudüs de boyle dir... Yani tanrisallik Elohim manasinda. Filistin bunu manevi manada daha az algiliyor.. Fakat Peygamber Sav Muhammed zamaninda bu Burak Duvari adi verilen yer, ayni zamanda Bati Duvari dir. Yani Miraca cikmadan ya da boyut Kapisi olarak bakilacak bur mevkii.. Onemli oradan kaynaklaniyor. Neden Trump zamaninda Amarika'nin Israel Büyükelciligi apart topar Tel Avivden Kudüs'e ta$indi. Kimse kusura bakmasinn ama bolgede adi Filistin hareketi Ile ozdeslesen Arafat Filistin Kurtulus Orgutu bu yapilanmanin altinda Kim var?Halim Selim Filistinli'nin Yahud kardesi Ile bir sorunu yok. Burada ulkenin bir ulkenin para kar$iligi Ingilizlerin Araplari kandirarak aldiklari bir toprak parasi var. Sirf diaspora Avrupa'daki yerlerini terk etsin ve buraya vadedilen Akdi yerine getirmek icin bu toprak parcasi ayarlandi. Bir Haham kardesim izin oglu bu Sionist planlara dahil olmamak adina kendini Öldürdü ki bu en Büyük günahlardandir. Bu cok cok uzun Taman oncesi de birinci Dunya Harbi oncesinde planlanmisdi. Ve Nasyonel Sosyalizm Ile hizlandirilmak istendi. Velhasili Kelam dunyanin dümeni Sionizmin elindedir.. Biz sadece Araplarin daha az aci cekerek, Ölmeleri icin dua ediyoruz. Rab Herseyi gören ve bilen dir. Son bir lakirdi. Israel tanri Ile güre$en manasindadir. Tanriyla a$ik atan, insana ne yapmaz?! :((((((

Okur

Bahaneymiş'e: Dersim katliamı 1938'de oluyor. İsyan etti denilen Seyit Rıza ve bir grup insan arandıklarını duyduklarında gidip Erzincan'da teslim oluyorlar aynı yıl Elazığ buğday meydanında asıldıktan sonra cesetleri Elazığ çöplüğüne atılarak yok ediliyorlar. Seyit Rıza ve diger bazı Dersimliler 1937'de asıldıktan bir yıl sonra 1938'de Dersim'e askeri bir katliam operasyonu düzenleniyor çoluk, çocuk, yaşlı, hamile, kadın, erkek onbinlerce insan katlediliyor katledilenler katledildikleri yerlerde gömülmeden yabani hayvanlara bırakılarak terk ediliyor. Dersim'in sadece bazı yerlerindeki öldürmelerde gömülme var onlarda toplu gömülmelerdir. Çoluk, çocuk, yaşlı, kadın, bebeklerin isyanla ne alakası var ki katlediliyor? İsyan eden Seyit Rıza ise o 1937'de gidip teslim oluyor ve asılıyor 1938'de ne isyanı varki katliam gerçekleşiyor? Bugün Filistinliler ne yaşıyorsa Dersimliler benzerini yaşadı. Hozat'ın işgal edildiği doğru degil Dersim'de isyan olmadığı gibi bir tek askerimizin burnu bile kanamamıştır, bir tek güvenlik görevlisi bile şehit düşmemiş veya yaralanmamıştır. Gazze'deki çoluk çocuğun öldürülmesi ne kadar kötü ise Dersim'deki çoluk çocuğun öldürülmeside o kadar yanlıştır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23