• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

ABD ve İsrail’in ‘Direniş Ekseni’ni tasfiye planı…

12 Ekim 2024
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

 

İsrail, 2006’da aldığı ağır yenilgiler nedeniyle Lübnan’da yeni bir savaş taktiği uygulayarak, Hizbullah ile bir kara savaşından kaçındı. Çünkü Hizbullah kara savaşına tam anlamıyla hazırlanmıştı ve İsrail’e ağır kayıplar verdirmeyi planlıyordu.

Ancak İsrail, Hizbullah ile kara harekatı yerine ABD ve İngiltere’nin de sınırsız desteğiyle tüm angajman kurallarını ve tüm kırmızı çizgileri yıkarak, Hizbullah’a karşı bu sefer farklı bir taktik uygulama yoluna gitmesiyle Hizbullah’ın tüm planlarını bozmuş oldu.

Üç aşamalı yeni askeri stratejisini uygulayan İsrail, birinci aşama olarak istihbarat bilgileri yönünde binlerce hedef belirledi ve özellikle bu savaş için silahlar geliştirdi. 

Uzun zamandır yapılan hazırlıklar devreye sokuldu ve öncelikle suikastlarla, Hizbullah’ın strateji belirleme kabiliyetine sahip siyasi liderlerini ile özel eğitimli seçkin savaşçı kadrolardan oluşan ‘Rıdvan Gücü’nün komutanlarını yok etti. 

İkinci aşama olarak Hizbullah’ta olmayan hava gücünü kullanarak askeri karargâh ve mevzilerini, füze ve roket fırlatma rampaları ve silah depoları ile komuta merkezlerini bombalayarak işlemez duruma soktu.

Üçüncü aşama da ise lider Nasrullah ve komuta kadrosunu kaybetmesiyle hareket kabiliyeti zayıflayan Hizbullah’a karşı kara hareketini başlatmış oldu.

Yani, İsrail, önce Hizbullah’ı vurdu, sonra Lübnan’a girdi,

Böylece İsrail, düşmanı olan Hizbullah’ın güçlü olduğu kara savaşı yerine zayıf olduğu taraflarından vurdu ve ağır kayıplar verdirmeyi başarmış oldu.

İran’ı savaşın içine çekmeye çalışan İsrail ve ABD, İran’ın misillemesini elde edilmiş tarihi bir şans olarak görüyor ve ona en ağır darbeyi vurmaya hazırlanıyor.

İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılar, Hizbullah’ın tasfiye edilmesiyle İran’ın en büyük ve en yakını olan vekil güçlerinden birini kaybedeceğine inanan ABD, İran karşıtı Arap ülkelerini de büyük ölçüde ikna etmişe benziyor.

İran, 1979 Şii içtihadının temel esas alındığı İslam devriminden itibaren, İsrail ve ABD’ye ve çıkarlarına karşı Irak, Suriye, Filistin, Lübnan ve Yemen’de siyasi ve askeri nüfuzunu artırdı. Doğrudan çatışmadan uzak durarak rejimi korumaya, Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan gibi tampon bölgelerde, vekilleri üzerinden savaş esasında bir strateji benimsedi.

Orta Doğu’da yaşanmakta olan son gelişmeleri tarihi fırsat bilen ABD ve İngiltere öncülüğündeki Batılı emperyalist ülkeler ile İsrail, İran’ın 1979 devrimiyle birlikte geliştirdiği ‘Direniş Ekseni’ni yok etmeyi hedefliyor.

7 Ekim 2023 Hamas eylemini bahane ederek, büyük oyunu sahnelemeye başlayan ABD öncülüğündeki İsrail, Gazze vahşeti sonrası 1 Ekim 2024’de Lübnan Hizbullah’ını hedef aldı.

Ortadoğu’yu kendi çıkarlarına göre şekillendirmeye başlayan şer güçlerin ihanet planının devamında ise İran, Suriye ve Yemen var. 

Türkiye ise asıl hedeftir. 

*

  Hizbullah başta olmak üzere Yemen, Irak ve Suriye’deki vekil savaşçı örgütleri kaybetmesi, İran’ın savunmasız kalması anlamına geliyor.

Eğer İran; Lübnan, Yemen, Suriye ve Irak’taki vekil silahlı güçlerini kaybederse işte o zaman İsrail, ABD öncülüğündeki Batının desteğiyle İran’ın nükleer gücünü yok ederek zafer kazanmış olacak.

Böylece direniş ekseninin kalbi kırılacak ve Netanyahu’nun BM’de yaptığı konuşmada söylediği, yürüttüğü savaşın Ortadoğu bölgesini değiştireceği yönündeki sözleri gerçekleşmiş olacak.

Maalesef, bölge son derece tehlikeli bir süreçten geçiyor ve İslam coğrafyası tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar acılar içindedir.

Bunun asıl sebebi ise Müslümanların hâlâ bir ÜMMET olamayışıdır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Pilot

Bölgemizde bir oyun oynandığı doğrudur,bu bölge öyle bir bölge ki neredeyse tüm dünyanın büyük bir arzu içerisinde elde etmeye çalıştığı gizemli bir bölge!Bu bölgenin adı ortadoğu,sahipleri müslüman ülkeler misafirleri ise şer güçler!Çok uzun yıllardır bu bölgede kirli planlarla,müslümanların huzurunu bozuyorlar ve bu kirli planları son bulmayacak görünüyor!Ne yazık ki bu bölgenin tam ortasında ülkemiz bulunuyor,bu da nihai hedeflerine ulaşmak isteyenlerin uykularını kaçırıyor!Türkiye bunun farkında,bugün suriye,ırak,yemen,lübnan ve hedefledikleri ülkeler İran ve mısır,belki yarın tüm arap ülkeleri gibi yem olmamak için savunma ve sanayide öncü ülke haline gelmiş,Allaha şükür terör örgütü chp'ye rağmen kendisini koruyabilecek konuma geldi!Biliyorum ki ülkemizi yöneten idarecilerde bunun farkında ve bölgemizdeki bu tehlike karşısında gerekli önlemleri alıyorlar!

Okur

Teknoloji geliştikçe savaşlar daha kolay olmaya başladı.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23