Elinden geleni ardına koyma!.
Çözüm süreci bitti mi...?
Bitmemeli…
HDP ve PKK, süreci bitirmek için elinden geleni yapıyor…
Hani bir laf vardır…
Olmasını istediğiniz vakıanın, ardında durursunuz…
Muhatabınız ise ikide bir mızıkçılık yapar…
Siz ona rağmen, olmasını isteğiniz vakıanın hatırına, bu nazlara katlanırsınız…
Aman bu iş olsun…
Diyerek sabreder, muhatabınızın kaprislerine sabredersiniz…
Sonunda sizi çileden çıkarır…
“Sen ne yaparsan yap, ben bu işi yapacağım… Elinden geleni, sakın ardına koyma…”
Diyerek, muhatabınıza resti çekersiniz…
Devletin şahsında hükümetin konumu, HDP ve PKK karşısında böyle…
Hükümet ne yapmalı…?
Birincisi…
Ne pahasına olursa olsun, Çözüm sürecinden geri durmamalı…
İkincisi…
PKK ve HDP’ye hukuka ve kanunlara aykırı olmamak şartıyla…
En ağır yaptırımları, devreye sokmalıdır…
Kanaatime göre bu babda en öncelikli iş…
Doğu ve güneydoğuda, halkın mal ve can güvenliği acilen sağlanmalıdır…
Bunun sağlanması için, ne gerekiyorsa yapılmalıdır…
Hatta bir adım öteye gidiyorum…
Hükümet, çok iyi düşünüp taşınmalı ve…
Gerekirse, bölgede olağanüstü hâl ilan etmelidir…
Olağanüstü hâli, hukuka ve kanunlara uyarak uygulamalıdır…
1990’lı yıllarda, devlet görevlilerinin düştüğü yanlışlara düşülmesine, asla fırsat vermemelidir.
Olağan üstü hâlde en ufak bir hukuk ve kanun ihlâline, izin verilmemelidir…
Bu hususta çok hassas olunmalıdır…
Bölgede bir taraftan bunlar gerçekleştirilirken, benim aklıma gelmeyen…
Bölgede bulunan ve PKK uzantısı olmayan sivil toplum kuruluşlarıyla, bölgeye has yerel sivil liderlerle iletişime geçilmeli…
Fikirleri alınmalı ve tekliflerinin önemli olanları, derhal yerine getirilmeli…
Diğer taraftan, adını Çözüm süreci mi koyarsınız, Demokratikleşme süreci mi koyarsınız, Milli Birlik ve Beraberliği Tesis Süreci mi koyarsınız…
Adını ne koyarsanız koyun…
Bölge insanının ihtiyaçlarını karşılamaya, devam etmelisiniz…
Misal olarak…
İsim değişikliklerinin, derhal yapılması gerekir…
Güroymak, yerine Norşin ismi geri verildi…
Bu ve benzeri birkaç yerleşim yeri asıl isimlerine kavuştu…
Daha yüzlerce belki de binlerce isim ve yer adlarının değiştirilmesi gerekiyor…
Bununla ilgili toplu bir adımın acele atılması gerekir…
Bu psikolojik bir adım olur…
Bundan daha önemlisi…
Daha önce HDP heyeti ve Hükümet yetkilileri arasında sürdürülen Çözüm Süreci görüşmelerinde ele alınan, Hasta Mahkûmlar meselesi…
Hasta Mahkûmlar hakkında, kanuni düzenlemenin yapılarak, tahliyeler acilen gerçekleştirilmelidir…
Ama gerçek hasta mahkûmlar, tahliye edilmelidir…
Benim mahkûmum bundan faydalansın, mantığını yok eden bir uygulamayla…
Tüm gerçek hasta mahkûmlar, acilen serbest bırakılmalıdır…
Terörle mücadele kanunundaki haksızlıklar, acil olarak giderilmelidir…
En sağlıklı yolu, 3713 sayılı terörle mücadele kanunu hemen kaldırmaktır…
Eğer bazı maddelere ihtiyaç var deniliyorsa…
3713 acilen kaldırılıp yerine, adil ve insan haklarını ihlâl etmeyen düzenlemeler, kanunlaştırılıp hayata geçirilmelidir.
Roboski katliamı, derhâl çözülmeli ve suçluları için yasal işlemler, acilen yapılmalıdır…
Çözüm süreci başarıya ulaşır ve milletimizin ayaklarına bağlanan, Kürt Sorunu prangasından kurtulursak…
Ülkemiz en fazla 5 sene içerisinde, bu günkü durumundan, en az 3-4 misli daha iyi konuma gelecektir…
Bundan dolayı çözüm süreci, başarıyla sonuçlandırılmalıdır…