• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mahmud Sami
Mahmud Sami
TÜM YAZILARI

Küreselleşme, Dünya Savaşı ve Yeni düzen

13 Nisan 2018
A


Mahmud Sami İletişim:

1820’lerde başlayan küreselleşmenin amacı Batı’nın sanayi devrimi ile oluşan üretimi için pazar oluşturmasıydı. Ulaşılan bu yeni pazarlardan dünyanın zenginlikleri Batı’ya akacaktı. Batı küreselleşme ile sadece üretimini değil aynı zamanda oluşturduğu medeniyet tasavvurunu yani; yaşam biçimini, dinini, kültürünü de satacak böylelikle tüm dünyada bir dönüşümü gerçekleştirecekti.

Bu dönüşümde Batı üstün ve mutlak medeniyet tasavvuruna hâkim olarak dünya için bir örnek teşkil edecek, şehirleriyle, yaşantısıyla, yönetimiyle, sanatıyla mükemmel ve mutlak Batı tüm dünya için ulaşılması gereken, ancak hiçbir zaman ulaşılamayacak olan yegâne hedef olacaktı. Bu şekilde Batı, sağladı dönüşümle pazarlarını kendine bağımlı kılacak ve adeta dünya üzerinde tekel olacaktı.

İlk başlarda kurgulanan senaryo Batı için gayet başarılı şekilde işledi. Sanayi devrimine ayak uyduramayan devletler yıkılmış, parçalanmış ve pazar haline getirilmişti. Teknoloji ve bilim olarak dünyanın gerisinde kalan coğrafyalar ise sömürgeleştirildi. Planlar çalışıyor, tüm dünyanın zenginliği Batı’ya akıyor ve mutlak medeniyeti finanse ediyordu.

Bu söz konusu akan zenginliğin kimin tarafından paylaştırılacağı ve aslan payını kimin alacağı Batı’da gerilime neden oldu. Taraflar belirlendi ve 1. - 2. Dünya savaşları peş peşe yaşandı. Dünya zenginliğine hâkim olma mücadelesinde Batı ciddi zarar gördü ancak bu sadece Batı’yı değil tüm dünyayı etkiledi.Kazananlar zenginliğin nasıl tanzim edileceğini belirledi ve küreselleşmenin çarkları Batı’nın kazananları için dönmeye başladı.

Ancak hesaplamadıkları şey, insan, bir robot ya da programlanmış biyolojik bir varlık değildi. Öğreniyor, geliştiriyor, üretiyor ve varlığını savunuyordu. Gün geçtikçe dünün “pazar” olarak kabullenilen ve sömürgeleştirilmiş coğrafyaları Batı normlarında ve Batı’yla yarışacak şekilde üretimler yapmaya başladı. Başkaldırdı, isyan etti. Batı bu bölgelere barış ve demokrasi adına müdahale etti. Tabi süreç içerisinde “pazar” olarak nitelendirilen yerler küreselleşmenin etkisi altında özünden ve kültüründen uzaklaştı. Batı’nın maddeci ve hedonist kültürünün etkisinde kaldı. Değerlerini yer yer kaybetti.

Bugün geldiğimiz noktada Sanayi devriminin merkezi olan Batı kendisine akan zenginlikten memnun değil. Daha çok sömürmek, tüm üretime hâkim olmak istiyor. Aynı zamanda hiçbir şekilde isyan kabul etmeyen Batı’nın rakibe ise tahammülü yok. Doğu ise kendisine biçilen kılıftan memnun değil. İnsanlar sınırlardan memnun değil. Kısa bir dönem için belki zorla da olsa belli bir memnuniyet ve kabul getiren küreselleşme, bugün özellikle de Batı’da başlıca memnuniyetsizlik kaynağı.Trump açık şekilde bunu Beyaz Saraya çıkar çıkmaz ifade etti ve Trans Pasifik Birliğinden ayrıldı. Doğu insanları ise yıllardır kendilerine demokrasi ve özgürlük diye dayatılanın yalandan başka bir şey olmadığının farkında.

Sonuç olarak bugün sanayi devriminden sonra yaşanılan dönemin bir hesaplaşması görülüyor. Özellikle Suriye bu mücadelenin açık sahası haline getirildi. Bu sefer Batı, Dünya savaşlarından aldığı dersler ile hesaplaşmasını başka topraklar üzerinde görüyor. Amaç Ortadoğu’ya özgürlük ya da demokrasi getirmek değil. Amaç, sözü geçen sınırları çizen güç olmak. Hedef mutlak olmak. Bu mücadele kızışmaya devam ediyor. Her gün dinmesini dünyanın sakinleşmesini beklerken tansiyon daha da yükseliyor.

Açıkçası savaş çanları, yeni gelecek düzen ve dünya sistemi için çalıyor. Zaman değişiyor!

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23