• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Şimşek
Latif Şimşek
TÜM YAZILARI

Reisi’nin helikopterinin düşmesinin Mursi’nin öldürülmesi ile ne ilgisi var?

21 Mayıs 2024
A


Latif Şimşek İletişim: [email protected]

 

İstedikleri kadar kaza desinler.

Hatta İran devleti bile hazırladığı kaza kırım raporlarında; “Helikopter hava şartları nedeniyle düşmüştür” desin.

Bütün dünyanın hafızasına bu kaza; “İşin içinde Amerika ve İsrail var” algısıyla kazınacaktır.

Amerika ve İsrail bir kez daha tereyağından kıl çeker gibi bir suikast gerçekleştirmiştir ve hiç kimse bunun Washington ya da Tel Aviv’de tezgahlandığını bilmeyecektir. Ama herkes; “Korkulur bu Amerika’dan, korkulur bu İsrail’den” diyecektir.

Daha geçen ay, İran, İsrail’e yüzlerce füze ve İHA gönderdi.

İsrail’de kimsenin burnu bile kanamadı. Ne ABD ne de İsrail, İran’ın bu saldırısına karşılık vermedi. 

Tesadüfe bakın ki; İran’ın saldırısının külleri soğumadan, İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı enteresan bir helikopter kazasında hayatını kaybediyor.

İran gibi büyük bir devletin Cumhurbaşkanı’nın bir helikopter kazasında hayatını kaybetmesi öyle sıradan bir vakıa gibi geçiştirilemez. Aslına bakarsanız hiçbir devlet adamının uçak/helikopter kazası sıradan değildir. Dünyanın yakın tarihi kaza süsü verilmiş suikastlarla doludur.

“KAZANIN MURSİ İLE NE İLGİSİ VAR?”

Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek için el ele veren Amerika ve İsrail, karanlık dehlizlerde hazırladıkları senaryoların önündeki engelleri birer birer kaldırıyor.

Mursi de bu engellerden biriydi. İsrail’in en büyük sınır komşusu Mısır’da, Mursi gibi kararlı ve Siyonizm düşmanı bir liderin varlığı kabul edilemezdi. Darbe yaptırdılar. Mursi’yi devirdiler. İdam etmek ya da doğrudan öldürmek işlerine gelmedi. Mahkeme salonunda kalp krizi geçirterek Mursi’yi şehit ettiler. Herkes, Mursi’nin kalp krizi ile değil, bir şekilde CIA ya da Mossad ajanları tarafından öldürüldüğüne inanıyor.

Reisi’nin helikopter kazasında ölmesinin ardındaki sis de hiçbir zaman kalkmayacak.

Şu mesajı vermeye çalışıyorlar; “Biz istediğimiz kişiyi istediğimiz zaman ortadan kaldırabiliriz. Bunun için bir savaş çıkarmaya gerek yok.”

Aynı helikopterde; İran Dışişleri Bakanı’nın olması da sadece bir tesadüf mü?

Eğer bu bir suikast ise mesaj verilenler arasında Rusya ve Çin’in olduğunu söylemek çok mu yanlış.

BU BİR GÜÇ GÖSTERİSİ VE MESAJDIR

Menderes ve üç bakanının idam edilmesinde birileri Amerikan parmağını inkar ederler.

Oysa darbeye destek veren ve darbecilerin “emirlerinizi bekliyoruz” dedikleri İsmet İnönü, Türkiye’yi Amerika’ya pazarlayan kişi değil mi? Menderes’in de yaşamında bir uçak kazası vardır.

Ama Menderes’i bir uçak kazasında değil de bir darbe ile indirip, Dışişleri Bakanı da dahil idam etmeyi, dünyaya verilecek mesaj bakımından daha etkili buldular. Rusya ile yakınlaşmaya başlayan Menderes’i, Türkiye’yi Amerikan yörüngesinden çıkarma ihtimali nedeniyle ortadan kaldırdılar. Dışişleri Bakanını da idam ederek; “Rusya ile yakınlaşmanın bedeli budur” dediler.

Sonrasında Türkiye’nin ABD tarafından adım adım nasıl işgal edildiğini gördük.

Eğer İran Cumhurbaşkanı Reisi’nin kazası bir suikast ise (Bana göre güçlü ihtimal budur); “Bundan sonra ne olacak?” sorusunun sorulması gerekiyor. Suikasta ilişkin deliller varsa; bu deliller kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? Çünkü bu bir kaza değil de bir suikast ise savaş sebebidir ve İran İsrail ve Amerika ile bir savaş başlatmayı göze alacak mıdır?

Amerika ve İsrail’in beklediği de bu mudur? Yani İran’ın bir savaş başlatması.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın; “İsrail savaşı tüm bölgeye yaymak istiyor” iddiası adım adım gerçek mi olacaktır?

Ya da İran, savaşı göze alamayacağı için hiçbir zaman suikastın delillerini ortaya çıkarmayacak, “kazadır” deyip yoluna devam mı edecektir?

İSRAİL VE AMERİKA’NIN 

BÖLGESEL TEMİZLİĞİ

İran, Ortadoğu’da Hamas liderleriyle temasları sürdüren Türkiye ve Katar’ın dışındaki üçüncü ülkedir.

Zaman zaman İsrail’e saldırı düzenleyen Lübnan Hizbullahı’nın arkasındaki güç de İran’dır.

Helikopter kazasından iki gün önce, Hizbullah yine İsrail’e füze saldırısı gerçekleştirmiş ve İsrail’den yapılan açıklamada açık açık İran tehdit edilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan son grup toplantısında, İsrail’in “vaat edilmiş topraklar” hayaline vurgu yaparak, Hamas’ın aslında Anadolu’yu savunduğunu söylemişti. İsrail’in sonraki hedefinin Anadolu olduğunu öne sürmüştü.

Amerika ve Siyonistler; İsrail’in güvenliği ve “arz-ı mev’ut” için, Ortadoğu’da baş kaldıranlar arasında bölgesel bir temizlik yapmayı zaruri görüyor.

Bir hatırlatma daha yapmak isterim; 1966’da yine böyle bir mayıs ayında (14 Mayıs) Irak’ın darbeyle göreve gelen Cumhurbaşkanı General Abdüsselam Arif de şüpheli bir helikopter kazasında hayatını kaybetmişti.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

30 yaşında.....

Yaşlı helikopter, parçası bulunmuyor. Düşmesi gayet olağan.

Hayret doğrusu!

iran füze yapıyor helikopter mi yapamıyor diyelim ki yapmadı neymiş ambargo varmış e Çinden yada Rusyadan alsın petrol zengini değil mi?Hava şartları o halde iken neden helikopter?üstelik 3 helikopter fiziki şartlar aynı nedense 2 tanesinde sorun yok Reisinin helikopteri düşüyor şansa bak hele!Vardır oradada devlet içinde devlet fetövari unsurlar her yerde her ülkede maşaları bulunur her ülkenin seçimlerine karışırlar kendi istedikleri gibi kuklalar yerleştirirler Türkiyeye Zelenski ayarlamaya çalışıyorlar bütün maşaları devreye sokuyorlar filmi birlikte izlemiyormuyuz?Ya arkadaş seçim zamanı ne oldu soğan patates şimdi ne oldu kırmızı ete değil mi?Bazı ülkelerde helikopter kazası bazı ülkelerde piyasa bir şekilde duruma şartlara göre dizayn ediyorlar!Bence bu bir süikast olmalıdır!İranı aklı başında ülke bilirdik önemli isimler niye aynı helikopterde yav kardeşim tırışkadan iş adamları bile farklı farklı seçenekler uçaklar vs.kullanırken ????
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23