Stres ve hassas bağırsak sendromu ilişkisi
Değerli okuyucular, hassas bağırsak sendromu, ince ve kalın bağırsakların anormal derecede artışı, kendiliğinden hareketlerinin görüldüğü bir hastalıktır ve genellikle duygusal stresle artış gösterir. Bağırsakların çalışmasında bir bozukluk, dış tesirler ile tetiklenen aşırı duyarlılık vardır. Daha çok sol alt karın ağrısı, her iki yan boşlukta dolgunluk ve sızı, gaz, şişkinlik, hazımsızlık, geğirti ile zaman zaman kabızlık ve ishal tarzı değişken hareketlerin birlikteliği şeklinde görülen, tüm mide sistemini etkileyen bağırsak hareket bozukluğudur. Huzursuz bağırsak sendromu, bilinen bir yapısal ya da biyokimyasal bozukluğun olmadığı, yemek, stres ile alevlenen ve yaşam kalitesini önemli oranda etkileyen bir rahatsızlıktır. En sık görülen belirtileri;
Karın ağrısı /karında rahatsızlık hissi, şişkinlik /gerginlik, kabızlık veya ishal yakınmalarıdır. Bu yakınmalar genelde dışkılamadan sonra azalır. Ayrıca stres-depresyon-konsantrasyon güçlüğü, geğirti-mide bulantısı-kusma-gaz-iştahsızlık-hazımsızlık –sindirim güçlüğü-mide yanması, sık idrara çıkma ve yanma hissi, baş-sırt ağrısı, kalp çarpıntısı, güçsüzlük yorgunluk halsizlik, uykusuzluk hissi gibi belirtiler de görülebilir.
Huzursuz bağırsak sendromunda hastaların % 85’inde psikolojik faktörler, mide –bağırsak şikayetleri başlamadan önce veya onlarla aynı anda vardır. Şikayetler, ruhi gerginlik ile stres dönemlerinde görülebilir. Stres, hastalarda kalın bağırsak spazmlarını tetikler. Hastalığın başlangıç ve tekrarlarından çoğunlukla evlilikte mutsuzluk, eşinden boşanma, çocuklara bağlı sıkıntı, sevilen bir yakının kaybı, geçmiş ve gelecek kaygıları gibi psiko-sosyal faktörler sorumludur.
En dikkati çeken nokta da; bu hastalarda depresyon, panik atak ve sıkıntı arasında güçlü bir ilişki vardır. Hastalar, normal kişilerden daha fazla hastalıklarını kafalarına takma eğilimindedirler.
22 yaşında bekar lise mezunu Dilek, son üç aydır tuvalete çıkamama, toplum içinde idrar veya dışkısını kaçıracağından korkma, çalıştığı işine dikkatini verememe, güçsüzlük, yorgunluk, karamsarlık gibi şikayetlerle bana başvurdu. Ayrıca, her yarım saatte bir tuvalete gidip on dakika beklediğini, idrar yapma ihtiyacı hissetmesine rağmen tuvalete gittiğinde yapamadığını anlatıyordu.
Bu sorunları yüzünden evden dışarı nadiren çıkıyor, en sevdiği arkadaşlarıyla gezmeye bile gidemiyordu. Hareketsiz kaldığı için son zamanlarda fazla kilo almıştı. Bir yere zorunlu olarak gitmesi gerektiğinde orada tuvalet olup olmadığını araştırmak zorunda kalıyordu.
Bu bulgulara ek olarak hayattan zevk almama, uyku ve iştahın bozulması, çökkün duygudurum gibi depresyon belirti ve bulguları da vardı.
Dilek’in travma öyküsüne baktığımda çocukluğuna ait onu halen rahatsız eden travmatik anıları olduğunu keşfettik. Her bir anıyı EMDR tekniği ile çalıştık. Bir başka uygulanan Bilişsel-davranışçı terapi tekniği ile de olumsuz işlevsel olmayan düşünceleri değişti, daha gerçekçi düşünmeye başladı, böylece duygu ve davranışları da olumlu hale geldi.
Değerli okuyucular, Amerikan Kaygı bozukluğu derneği ne göre, hassas bağırsak sendromu olup olmamasından bağımsız olarak kaygı bozukluğu olan insanlar; sağlık, para ya da kariyer gibi hayatlarındaki olgular konusunda kaygı duyma eğilimindedirler.
Stres ve kaygı ile hassas bağırsak sendromu arasındaki bağlantı hakkında bir çok teori vardır, bunlar;
*Stres ve kaygı, kişinin zihninin kalın bağırsaktaki spazmın daha çok farkında olmasına sebep olabilir.
* Stresten etkilenen bağışıklık sistemi hassas bağırsak hastalığını tetikleyebilir.
Stres yönetiminin, hassas bağırsak sendromu göstergelerini önlemeye, azaltmaya yardımcı olduğunu gösteren kanıtlar vardır. Bence ve diğer uzmanlara göre, bu rahatsızlığın tedavisini gören kişilerin mutlaka kendi doktorları yanısıra bir psikolog- psikiyatrist gözetiminde olması, ihtiyaç varsa psikoterapi görmeleri de gerekmektedir.
Hayırlı, stressiz günler geçirmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz.
PSİKOTERAPİST KIVANÇ TIĞLI BULUT
DNŞ TEL: 0212 503 79 95- 0 506 401 79 91