• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

Kur’an’a sadakatimizin ölçüsü(3)

18 Mayıs 2025
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

Kur’an’a sadakatimizin ölçüsü(3)

İlhan Oral

Kur’an’a sadakatimizi ayarlamak oldukça emek ve gayret gerektirir. Bu gerçeğin karşısında oturup beşerî düzenler ile ilâhî sistemi iyice karşılaştırmalıyız. 

Bu iki hayat tarzı günümüz Müslümanlarını nasıl etkiliyor? Buna çok yoğunlaşma zorunda olduğumuzu unutmamalıyız. Aynı zamanda kendimizi çok sorgulamalıyız. Müslümanları hangi sistemin ilkeleri ve mevzuatı ilgilendiriyor.  Müslümanları bu iki hayat tarzından hangisinin yönettiğine bakıp yoğunlaşmalıyız.

Bunun için önce aklımızla sonra, bilgi ve kültürel değerlerimiz ile sonra da kalp aklımızla süzmeliyiz. Yani vicdanımızın süzgecinden geçirerek derin bir muhasebe yapmalıyız. Gerek mevcut sistem, gerek ekonomik sistem, gerek eğitim, gerek siyasî alan, gerek üretim ve gerekse diğer alanlarda keşmekeş yaşadığımızı fark etmeliyiz.

Trajedik gelişmeler kan donduruyor. Asimilasyon dur durak bilmiyor. Doludizgin çürüme devam ediyor. Nüfusunun kahir çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede “demokrasi” adına Müslümanları basitleştirmeyi başardılar. Bakın Kur’an’ı Kerîm, olayı nasıl anlatıyor: Firavun, böylece halkını aptallaştırdı ve onlar da ona itaat ettiler. Artık onlar o itaatleri yüzünden ahmakça yönetilen fâsık kavim oldular! (Zuhruf:43/54)  Şimdi dikkat dikkat ve  dikkat!!! Yalnızca eğitime dikkat edelim. 

Her şeyden önce eğitimde özellikle Kur’an öğretiminde, bu zeki milletin zeki çocuklarına geri zekâlı muamelesi yapılıyor. Birinci dönemde hatta ikinci dönem dâhil olmak üzere birinci sınıf öğrencilerine Kur’an harflerini ezberlettiriyorlar. Hatta duyumlarıma göre bu metod ile İHL sürecinde Kur’an-ı Kerim’i okumadan mezun olan öğrenciler varmış. Diğerlerini siz mukayese edin. İşte bu Firavun metodudur. Kur’an’ı, normal insanlar üç günde heceleyerek okumayı başarırken bu yapılanları hangi mantık ile anlatmak mümkün olur. Allah aşkına şimdi Müslümanlar ne düşünebileceklerdir?

Ya Firavunun köleleri gibi bütün değerlerinden vazgeçip vesayetçilerin ağır boyunduruğu altında olduklarını kabul edip yaşayacaklar. Ya da dönüp Allah’a itaat edip tecdidi iman etmeye başlayacaklar. Bugünkü imanımız sadakatimizi ispatlamıyor. 

De ki: “Allah’a ve O Resûle itaat edin”. Eğer itaat etmekten yüz çevirirlerse şüphesiz ki, Allah da o kâfirleri sevmez. (Ali İmran:3/32) Hele bir bakın ve düşünün. Biraz daha yoğunlaşarak düşünün. Kimdir “o kâfirler?” Acaba mealcilerin “nankör” kelimesi ile geçiştirdikleri bir mana ile kapatılabilir mi? Hayır “Allah her şeyi en iyi bilendir.” “Ondan daha sözü doğru olan yoktur!” O halde Allah “kâfir diyorsa, hangi akıllı yalıtarak o kelimenin etkisini es geçebilir? Mutlaka Allah’ın dediği doğrudur.

Demek ki, Kur’an kavramlarını değiştirenler bile “Allah’a ve Resûlüne itaat” etmeyenlerdir. Buna rağmen, Allah’a, Resûlüne ve Allah davası için hizmet veren sorumlulara da itaat farzdır; ey müminler! Allah’a itaat edin. Resûle ve sizden olan ululemre de itaat edin. Sonra bir şey hakkında anlaşamayıp tartışırsanız, onu Allah’a ve Resûlüne arz edin; eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız! Bu müracaat, hem en hayırlı, hem de netice bakımından en güzel olanıdır. (Nisa:4/59)

Evet, burada da görüldüğü gibi Allah, Resûlü ve Din adına doğru hizmet verenlere itaat etmek farz kılınmıştır. Bunun dışındaki reaksiyon içeren hayal, Allah’a isyandır. Gerçekleri gizleme hiç kimseye fayda sağlamadı. Halimiz açıkça ortadadır.

Allah’a ve Resûlüne itaat edin ki rahmet nimetine erdirilesiniz! (Ali İmran: 3/132)

Tanzimat devrinde “kanunun üstünlüğü kabul edilip anayasacı zihniyetin” hortlaması ile Kur’an’a sadakatimiz de çöküşe geçmiş, toplumun değerleri çürümüştür.

Ey inanmış gençlik şimdi yeniden diriliş görevi sizde! Esselamualeykum.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Sayın yazar Akit yazarlarının hiç biri Kur'an ve sünnete sadakat göstermiyor. Faiz, zina, rüşvet, hırsızlık, ihaleden pay alma, adam kayırma, adaletin hiç olmayışı, toplumu gerip ayrıştırma, takiyye, yalan gibi İslamla bağdaşmayan bu gayri meşrulukların hepsi de fazlasıyla bu iktidarın eserkeri amma siz Akit ailesi olarak iktidardan gelecek cüzi menfaat uğruna hiç tenkit etmiyor, yanlışı hatırlatmıyorsunuz hatta destekliyorsunuz yani münafıksınız. Hesabınız çok zor geçecek.

Nedim

Kur'an'a İslam'a sadakat içinde olanlar ancak Kur'an'ın ana konusu olan küfür şirk vb Akaid konularında hassas olan ve bu konuları peygamberin öğrencileri olan ve Tevbe 100 de Allah cc 'in onlardan ve onlara güzelce tâbi olanlardan razı olduğu kişilerden öğrenip onların söylediklerini yaşadıklarını inandıklarını merkeze alanlardir.Onlarin helal haram küfür şirk kâfir müslüman dediklerini baz alan onların gereğini yaptıkları gibi bu konularda gereğini yapanlar Ancak Kur'an'a İslam'a Allah'a sadiktirlar.Osmanli sonrası İslam dünyasında şeytan ve onun dostları olan emperyalist siyonist kâfirlerin planları ile onların sistemlerini demokratlık larini hayat tarzlarıni bire bir taklit edenler aynen onların yaptığı gibi demokrasi sistemleri ile yasama ve yargı gücü nün Allah cc elinden ukdesinden hakimiyetinden alınıp kişilere kurumlara verdikleri gibi yapanlar in İslam vasfı kalmaz.Cunku kâfirleri taklit edilen konuların hükmü haram olanla kalmayıp küfre şirke varan günahlar olduğu unutuluyor.nisa 48 ve 116 ayetlerinde affedilmeyen günahlar bu kâfirler eliyle İslam dünyası da Allah'a isyan içine çekiliyor.Ne yazık ki Yazar ve onun gibi iyi niyetli fakat konuları akide temelli bakmaya lar sanki bu konular fıkıh konusu gibi olduğunu zannediyorlar.Akaid konuları Allah'a ait olanı başkasına veren sistemler kişiyi ebedî cehenneme sürükler
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23